Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Son yazılarımdan bir tanesi

<B>YAZININ </B>başlığına bakıp istifa edeceğimi düşünmeyin.

Aslında geçineceğim para elimde olsaydı, geleceğimi güvence altına almış olsaydım bugünlerde masamı toplamaya başlamıştım çoktan.

Ve şu Ceza Kanunu 312 ve 159'daki yeni değişikliklerin olduğu gün de istifayı basıp giderdim.

Ama ne yazık ki bugün bunu yapacak gücüm yok ve faşist düşünce karşısında bir kez daha yenik düşmeye hazırladım kendimi.

***

Ceza Kanunu değiştiği anda bunun sadece kendi dışındaki uyumsuz insanları ilgilendireceğini sanıyor insanlar.

Örneğin benim gibi zararlı yazarların yola sokulacağını düşünüyorlar.

Çok da haklılar.

Mutlu olabilirler, çünkü bundan böyle rahatsız edici yazı okumayacaklar.

Ne kokar ne bulaşır yazarlar vardır ya bundan böyle ben de dahil olmak üzere herkes öyle olacak, onlar gibi yazacak.

Böyle olmak zorunda çünkü hükümet bunu böyle istiyor.

Açıkça söyleyeyim bizim meslektaşlar da büyük hayal kırıklığı yaratıyor bende.

‘‘Böyük’’ yazarlarımızın bu konuya el atmayıp sessiz durmaları, yaklaşan büyük tehlikenin kendilerini ilgilendirmediğini düşünmelerinden kaynaklanıyor olmalı.

Ne kokar ne bulaşır yazıları etkilenmeyecek ya yeni düzenlemeden, sessizce oturmuşlar bu memlekette insanların artık tek ses duyurma yeri olarak kalmış olan şu gazete káğıdının üzerine vurulacak son darbeyi de umursamadan bekliyorlar.

Eminim gizlice sevinenler de vardır içlerinde.

Son zamanlarda bir ádet çıktı memlekette, her konuşmaya başlayan bizim mesleğe vurmadan edemiyor.

Dedikleri her şey haksız değil ama unuttukları bir şey de var.

Bugün gelinen noktada bazı meseleler gündemde tutulabildiyse, bazı şeyleri hálá daha kaybetmediysek bu, şu elinizde tuttuğunuz gazete káğıdı sayesindedir.

Bu gazete káğıdının üzerinde kendimiz adına değil bazı ilkeler adına cesur olabildiğimiz kurtarılmış bölgeler vardı, yakında bunlar da elden gidiyor ve şunu bilin ki bu bize şahsi bir darbe, evet tamam ama siz okuyuculara vurulan asıl büyük darbeyi anladığınızda, kavradığınızda, medyadaki bu günleri özlemeye başladığınızda, o günler geri gelsin biz ona razıyız dediğinizde iş işten çoktan geçmiş olacak.

***

Bu köşenin geçici kiracısı olarak şunu bilmenizi isterim. Bunca yıldır yazıyorum, memlekette uçuk kaçık yazılar yazan insan olarak, söylenemeyenleri dile getiren olarak bilinirim ama bugüne kadar hakkımda tek bir tazminat davası açılmadı.

Tek kuruş bile ceza almadım.

Çünkü ben zaman zaman hakkında yazdığım insandan, partilerden, hükümetlerden tiksinebilirim ama yazıya karşı saygım sonsuzdur.

O saygıyı hiçbir kanun, hükümet elimden alamaz.

Yazıya saygım olduğu için de dikkatli yazmışımdır hep onu mahkeme kapılarında süründürmemek için.

Ve bu saygım nedeniyle de yapılması planlanan Ceza Kanunu değişiklikleri yapıldığı gün aslında bu köşe kapanıyor, haberiniz olsun.

Aç kalmamak için yazmayı sürdüreceğim ama siz dikkatli okuyucular köşenin aslında kapanmış olduğunu, başka bir sayfanın zorunlu olarak açıldığını hissedeceksiniz, bunu biliyorum.

Bu kişisel bir darbedir.

Ama bu darbenin sadece kişisel kalacağını zannediyorsanız öyle bir yanılıyorsunuz ki .

Bekleyin göreceksiniz...
X