Gündem Haberleri

GÜNDEM

    TBMM’deki ödüllü cami yıkılacak

    Bülent SARIOĞLU/ANKARA
    03.10.2017 - 06:02 | Son Güncelleme:

    KUBBESİZ, minaresiz, şeffaf kıble duvarıyla ibadethane açısından sıradışı bir mimariye sahip olan TBMM Camisi, 33 yıllık hizmet süresinin ardından yıkım fermanıyla karşılaştı. Uluslararası Ağa Han Mimarlık Ödülü alan caminin yerine, geçmişte Tabur olarak kullanılan alana kubbeli, minareli daha büyük bir caminin yapılması planlanıyor.

    Meclis Başkanı İsmail Kahraman, yeni yasama yılı açılışında, inşaat çalışmalarıyla ilgili, “Artacak milletvekili sayısına uygun olarak yeni çalışmalar yapılacağı muhakkaktır. Külliye içinde rahmetli Başbakan Turgut Özal zamanında yapılan cami ise günümüz şartlarına uygun şekilde yeniden inşa edilecektir” dedi. Böylece, eski halkla ilişkiler binalarının yıkımı sırasında ibadete kapatılan caminin yeniden kullanılmayacağı ortaya çıktı.

    KORUMA KARARI KALDIRILDI

    Ünlü mimar Berhuz Çinici ile ailesinin 1978’de tasarladığı proje, TBMM ana binanın mimarı Clemens Holzmeister’ın onayından geçti ve 1980 sonrasında yapılarak 1984’te hizmete açıldı. Yapıt, “geleneksel ibadethanelerden ayrılan ve topoğrafyanın içine saklanan sıradışı mimarisiyle” uluslararası ödül aldı ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nca “kültür varlığı” olarak tescil edildi. Caminin koruma kararı, Kültür Bakanlığı’nın itirazı üzerine geçen aylarda Danıştay 14’üncü dairesince kaldırıldı. Böylece yıkılmasının önünde yasal engel kalmadı. Meclis yerleşkesinde yeni caminin Tabur’un boşalttığı, bir süre bahçe lokanta olarak kullanılan alana yapılacağı belirtiliyor.

    MİNARESİ SELVİ AĞACI

    Minaresiz, kubbesiz ve camdan kıble duvarına sahip cami, yamacına kurulduğu tepeyle uyum sağlıyor. Minareyi bir selvi ağacı sembolize ederken, kubbenin yerini peyzajdan yükseliyormuş izlenimi veren teraslanmış piramit alıyor. Ulusal Mimarlık Ödülleri Komitesi Başkanı Prof. Dr. Aydan Balamir, “TBMM Camii” konulu panelde bu mimariyi şöyle anlatmıştı:

    “Minare yerine, esin verici ulvi şeylere daha yakınlaştırıcı şekilde bir kavak ağacı bulunmaktadır. Topoğrafyayı avantaja dönüştürerek caminin arka kısmı daha toprağa gömülüdür. Topoğrafyanın içine saklanan insanın bir yalnızlık içinde kalmasını hedeflemiştir. Plan olarak ince ve uzun olduğundan aslında kolonlardan arındırılmış bir Ulucami modelidir. Mihrabın şeffaf olması örneği olmayan bir şeydir. Osmanlı camileri ışıl ışıldı, Osmanlı camilerinde genelde çok pencere ve kıble duvarı ve mihrapta çiniler kullanılır. Tepe ışıkları ve şeffaf mihrap ile aynı ışıltı sağlanmıştır.”

    1998’de New York Times’ta yayınlanan makalede ise caminin “laik devlete güç verircesine tasarlandığı” ifade edilmişti.

    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı