Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Son Annan Planı

    Sedat ERGİN yazıyor
    01.04.2004 - 22:07 | Son Güncelleme:

    İsviçre’deki Kıbrıs maratonu sonunda Türkiye masadan ‘çözüm isteyen’ taraf olarak kalktı. 24 Nisan’daki referandumda son kararı Kıbrıs Türk ve Rum halkları verecek. BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın ‘Ya çözümsüzlük ya bu çözüm’ sözleriyle sunduğu Annan Planı, Kıbrıs’a yeni bir düzen getiriyor.

    2 resmi dil 4 bayrak 3 milli marş

    KIBRIS Cumhuriyeti’nin iki resmi dili olacak: Rumca ve Türkçe. İngilizce’nin resmi amaçlarla kullanımı yasa ile düzenlenecek.

    Federal hükümetin yasama, yürütme, idari ve yasal işlemleri ve belgeleri her iki resmi dilde düzenlenecek, Resmi Gazete her iki dilde yayımlanacak. Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmi dilleri, tüm ortaöğrenim öğrencilerine zorunlu olarak okutulacak; Kıbrıslı Rumlar Türkçe’yi, Türkler de Rumca’yı zorunlu olarak öğrenecekler.

    Kıbrıs’ın tam 4 ayrı resmi bayrağı olacak.

    A) Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bayrağı,

    B) AB’nin mavi renkli bayrağı,

    C) Türk Oluşturucu Devleti’nin bayrağı,

    D)
    Rum Oluşturucu Devleti’nin bayrağı.

    Federal Devlet’in bir milli marşı olacak. Buna ek olarak her iki oluşturucu devletin de ayrı milli marşları olacak.

    İki devletin siyasal eşitliği kabul ediliyor

    ANNAN Planı, iki taraf arasındaki ilişkinin bir ÇOĞUNLUK ve AZINLIK ilişkisi değil SİYASİ EŞİTLİĞE dayalı bir ilişki olduğunu belirtiyor, iki oluşturucu devletin eşitliğini tanıyor. Nitekim, federal organların büyük bir bölümünde Türkler ile Rumlar arasında sayısal eşitlik gözetiliyor.

    Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti, federal hükümeti ile biri ‘Kıbrıs Rum Devleti’ diğeri ise ‘Kıbrıs Türk Devleti’ olan iki EŞİT oluşturucu devletten oluşan, feshedilemez bir ortaklık yapısı bulunan bağımsız bir devlet kimliği taşıyacak.

    Kıbrıs’ın tek bir uluslararası kimliği ve egemenliği olacak. Federasyon, hukukun üstünlüğü, demokrasi, temsili cumhuriyet hükümeti, siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve oluşturucu devletlerin EŞİT STATÜSÜ temel ilkeleri çerçevesinde yapılandırılacak.

    Oluşturucu devletler eşit statüde olacak ve Anayasa’nın koyduğu sınırlar çerçevesinde ve Anayasa’nın federal hükümetine verdiği tüm yetkilerden arta kalan yetkileri EGEMENCE kullanacaklar. Oluşturucu devletlerin kendi parlamentoları ve devletleri de olacak. Oluşturucu devletler, Belçika modeli çerçevesinde üçüncü ülkelerle ticari ve kültürel ilişki kurma hakkına SAHİP OLACAKLAR.

    Plan, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ın Yunanistan ve Türkiye arasındaki dengeye saygı gösterme taahhüdünü de içeriyor.

    Kıbrıslı Türkler Türkiye’den önce AB’de

    PLAN 24 Nisan tarihinde düzenlenecek olan referandumda kabul edilirse, Oluşturucu Türk Devleti de federasyonun bir parçası olarak 1 Mayıs tarihinde resmen AB’nin tam üyesi olacak, Kıbrıslı Türkler de bu çerçevede AB vatandaşı sıfatı kazanacaklar. Böylelikle, Avrupa tarihinde ilk kez bir Müslüman-Türk topluluk, 1 Mayıs tarihi itibarıyla birliğin eşit üyesi olacak.

    TÜRKÇE, AB’NİN 21. RESMİ DİLİ

    Bunun sonucu olarak Türkçe, AB’nin 21. resmi dili haline gelecek. AB’deki her önemli belge, aynı zamanda Türkçe’ye de çevrilecek, AB Komisyonu’nda Kıbrıslı Türk bürokratlar ve Türkçe çevirmenler istihdam edilecek.

    Federal organlar

    TÜRKLERE ÜÇTE BİR KONTENJAN

    Federal hükümet organlarında görev alacak memurların atama ve terfi işlemleri bir KAMU HİZMETİ KOMİSYONU tarafından yürütülecek. Bu komisyonda Türk ve Rumlar arasında sayısal eşitlik gözetilecek. Böylelikle federal bürokrasinin atama ve işlemlerinde Türk tarafına eşit söz hakkı tanınıyor. Federal kurumlara kamu görevlilerinin yerleştirilmesinde ise Türk oluşturucu devlet vatandaşlarına toplamın ÜÇTE BİR’i oranında bir kontenjan tanınıyor.

    BÜROKRASİDE ÇAPRAZ DENETİM

    Kıbrıs Merkez Bankası, biri başkan olmak üzere üç kişilik bir kurul tarafından yönetiliyor. Kurul, her oluşturucu devletten en az bir üyeden oluşuyor, üçüncü üye yabancı olabiliyor.

    İki taraf arasında kurulan denge mekanizmaları, Başsavcı ve Sayıştay Başkanı’nın seçiminde kendisini gösteriyor. Başsavcı ve Sayıştay Başkanı, aynı oluşturucu devletten atanamıyor. Sayıştay Başkanı Türk olursa, Başsavcılık Rum tarafına gidiyor. Aynı çapraz denetim ilkesi, Başsavcı ve Sayıştay Başkanı yardımcılıklarında da geçerli. Yardımcının, muhakkak diğer oluşturucu devletin vatandaşı olması gerekiyor. Benzer bir model Federal Polis ile Federal Soruşturma Örgütü’nün yönetimlerinde de uygulanıyor. Birinin başkanı Türk ise diğerinin başkanı otomatik olarak Rumlara geçiyor.

    Yüksek Mahkeme de dahil olmak üzere federal bürokratik organların tümünde Türk ve Rum üyelerin sayısı eşit tutuluyor. Ancak her kurula yabancı üyeler atanıyor. Bu haliyle Türk ve Rumlar’ın uzlaşamamaları durumunda, son sözü her seferinde yabancı üyeler söyleyecek.

    BÜYÜKELÇİLİKLERDE PAYLAŞIM

    Diplomatik misyonların oluşumunda kısmi bir paylaşım modeli işleniyor. Büyükelçiliklerin büyük bir bölümünün yönetimi Rumlarda kalıyor. Ancak, aralarında Washington, Moskova, BM, AB gibi 10 kadar önemli diplomatik misyon, iki taraf arasında eşit dağıtılıyor. Bu uygulamada da her birinde büyükelçiliğin iki numaralı diplomatı diğer oluşturucu devletten geliyor.

    4 AYRI GÜVENLİK ÖRGÜTÜ

    Güvenliği sağlamak üzere A) Federal Polis Örgütü, B) Ortak Soruşturma Örgütü, C) Türk Oluşturucu Devlet Polisi, D) Rum Oluşturucu Devlet Polisi olmak üzere 4 ayrı güvenlik birimi kuruluyor.

    Senatoda eşitlik

    YASAMA yetkisi, ‘Senato’ ve ‘Temsilciler Meclisi’ olmak üzere iki meclisten oluşan federal parlamento tarafından kullanılacak. Her meclisin 48 üyesi bulunacak. Alt Meclis’te Türkler 12, Rumlar 36 sandalye alacak. Ancak bu üstünlük Senato kanadında getirilen 24/24 sayısal eşitlikle dengeleniyor.

    DÖNÜŞÜMLÜ CUMHURBAŞKANI

    Kıbrıs Federal Cumhuriyeti’nde yürütme erkini Devlet Başkanlığı makamına sahip olan Başkanlık Konseyi kullanacak. Başkanlık Konseyi’nin 6 Rum, 3 Türk üyesi olacak. Konsey üyeleri, tek liste içinden Senato’da ÖZEL ÇOĞUNLUKLA seçilecek. Cumhurbaşkanlığı makamı, Türk ve Rum üyeler arasında dönüşümlü bir şekilde işleyecek. Cumhurbaşkanı 40 ay bir Rum, 20 ay ise bir Türk olacak.

    2007’ye kadar 30 bin asker çekilecek

    TÜRKİYE KKTC’de bulundurduğu 36-37 bin dolayında ve kolordu büyüklüğündeki askeri gücünü 2007 yılına kadar 6 bine indirecek.

    Türk askerinin sayısı 2007-2011 yılları arasında 6 bin düzeyinde kalacak. Asker sayısı 2011-2018 döneminde 3 binle sınırlı olacak. Sonrasında ya da Türkiye AB’ye girdikten hemen sonra asker sayısı 650’ye inecek. Yunanistan ise güneyde 950 asker bulundurabilecek. Anlaşmanın uygulanmasını izlemek için bir BM Barış Gücü oluşturulacak. Operasyonel yetki BM gücünde olacak. Bu arada 20 bin dolayındaki Rum Ulusal Muhafız Gücü olduğu gibi lağvedilecek.

    Kıbrıs’a her türlü silah satışı yasaklanacak. Yalnızca av amaçlı tüfekler serbest olacak.

    Kuzeye gelecek Rumlara, 19 yıllık sınırlama

    KUZEYE yerleşecek olan Rumlar için 19 yıl sürecek barajlı bir takvim işleyecek. Buna göre ilk 5 yıl içinde Rumlar kesin geri dönüş yapamayacak. Ardından aşamalar halinde geçişler başlayacak. 19 yıl sonuna kadar (ya da Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine kadar) Rumların oranı kuzeydeki nüfusun yüzde 18’ini geçmeyecek.

    Bu eşiğin ardından Rumların oranı yüzde 33’e kadar çıkabilecek, ancak bu tavanı aşamayacak. Buna karşılık, Karpaz bölgesinde özel statüdeki Rum köylerinin sakinleri ve 1974’te güneye göç etmek zorunda kalan ve bugün 65 yaşına varmış olan Rumlar bu sınırlamaların dışında tutulacaklar.

    50 bin kadar Türk evinden ayrılacak

    ANNAN Planı’nın Türk tarafı açısından ilk aşamadaki en sancılı bölümü toprak düzenlemeleri. KKTC’nin kontrolünde olan ve adanın yüzde 36.4’üne tekabül eden alan, verilecek toprak ödünleri sonucu yüzde 28.6’ya düşecek. Kuzeydeki en verimli topraklara sahip olan Güzelyurt İlçesi de dahil olmak üzere toplam 65 yerleşim birimi Rum bölgesine geçecek.

    Türk tarafının hesaplamasına göre bu durumda en az 55 bin kişi evinden olacak. BM, bu sayıyı 46 bin olarak veriyor. Evinden olan kişilere üç yıllık bir dönem içinde toplu konutlar yapılacak.

    Ancak evlerini terk eden Kıbrıslı Türklerin yeni konutlarına yerleştirilmelerinden sonradır ki, bu topraklar Rumlara bırakılacak. Toprak ödünleri üç yıl içinde aşamalı bir şekilde tamamlanacak. Ödünlerin en kapsamlı bölümü üçüncü yılın sonunda bırakılacak.

    ABD VE AB’DEN FİNANSMAN

    Evinden olan Kıbrıslı Türklerin yerleştirilecekleri toplu konutların finansmanının karşılanması için bu ay ABD, AB ülkeleri ve uluslararası finans kuruluşlarının katılacağı bir bağışçılar konferansı düzenlenecek. Havuzda toplanacak olan para, süratle toplu konutların yapımına harcanacak.

    Türk bölgesi içinde yeniden yerleştirilecek olan kişiler için inşa edilecek toplu konutlarda kişi sayısına orantılı makul bir yaşam alanı sağlanacak.

    Yaşam alanı, iki kişilik aileler için 70 metrekare, üç kişilik aileler için 100 metrekare, dört veya beş kişilik aileler için 120 metrekare ve daha kalabalık aileler için 140 metrekareden az olmayacak.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı