ANKARA HABERLERİ

Son 20 yılda siyaset ve medyanın lordları

Hürriyet Haber
19.01.2011 - 00:00Son Güncelleme :

Gazeteci, yazar, Turktime haber sitesinin sahibi Talat Atilla, Özal’dan Erdoğan’a, Çiller’den Sezer’e kadar parçası olduğu son 20 yılın anılarını “Lordlar Kamarası” kitabında topladı. Atilla’ya Lordlar Kamarası’nın bilinmeyenlerini sorduk.

Hürriyet Haber

Neden Lordlar Kamarası?
Nerede bir güç erki varsa, oranın bir lordu var. Nerede bir lord varsa, orada yaşam biraz daha zor. Lordluk İngiltere’ye mahsus gözükse de, neredeyse tüm demokrasilerin de kendine özgü lordları var. Anılarımdan yola çıkarak bu paradoksa dikkat çekmek istedim.

Köşe yazarları da bir anlamda lord. Ve siz de bir köşe yazarısınız.
Aslında paradokstan kastım tam da buydu. Evet, köşe yazarıyım. Ama ben lord değilim. Dolayısıyla o kamaranın içinde de değilim.
Kitabımda Tansu Çiller’den Sezer’e, Tayyip Erdoğan’dan Özal’a kadar anıların bir parçası ben olsam da aslında gerçek başrol, “tarih”in. O tarih okumasından çıkan sonucu gösterdim ben. Sözde mağduriyetleri kazanca çevirenler yanında sadece mağdurluklarını yaşayanların arasındaki tek farkın o kamaradan olup olmamasının belirlediğini... Bazı isimlerin nasıl dokunulmazlık zırhıyla kuşatıldığını ve o isimlere en sıradan eleştirilerin bile nasıl bir yıldırmayla karşı karşıya kaldığını... Sözde burnundan kıl aldırmayan lordların güç karşısında nasıl eğildiğini...

Sığmayanlar nelerdi?
Bana yazılmamak üzere söylenenler tabii ki. İnsani kaygılarla üzmek istemediğim kişi ve kurumlar da oldu. İkinci kitabıma bıraktığım çok önemli bilgiler de var.

Kitabınıza yazmadığınız ilginç bir anınızı anlatabilir misiniz?
Kemal Kılıçdaroğlu Grup Başkan Vekili iken röportaj için Turktime’ı ziyarete gelmişti. Görüşmede mesai arkadaşım, gazeteci Ersin Tokgöz de vardı. Kılıçdaroğlu’na, “Baykal’dan sonra CHP tabanı sizi genel başkan olarak görmek isteyebilir” dedim. Bana, “Olabilir ama Sayın Baykal genel başkanlığı bırakmaz ki?” demişti. Kılıçdaroğlu’nun liderliği istediğini hissetmiştik. Aradan 10 gün geçmeden Baykal’ın malum kaseti çıktı. Kılıçdaroğlu, “Aday olmayacağım” açıklamasını yaptığı zaman tüm yakınlarıma, “Hayır, kesinlikle aday olacak” diye kesin vurgularla konuşmuş ve yazmıştım.

Yazılarınızda medya dünyasına eleştiri de var.
Gazeteci kamuoyu adına tanıklık yapan bir soruşturmacıdır. Subjektif değerlerini kamuoyuna dayatmaya hakkı yoktur. Gazeteci bir olayın fotoğrafını çeker ve okuyucunun takdirine bırakır. Köşe yazarının subjektif olgularla yazı yazmasını anlayabiliriz ama manşetlerin yorum içermesi biraz da okuyucuya nezaketsizliktir. Bir cerrahın, bir hâkimin nasıl hata yapma lüksü yoksa gazetecinin de aynı oranda en az hatayla işini yapması lazım. Sıfır hata elbette mümkün değil ama burada dikkat çekmek istediğim husus; bir hassasiyet algısının yerleşmesi.

Neleri çekici ve itici bulursunuz?
Ben olumsuz her şeyin kendi dinamikleri olduğunu düşünerek empati yapabilirim ama asla tahammül edemediğim insanların rol yapması. İnsanların özel hayatlarında aktörlerden daha iyi rol yaptığını düşünüyorum. Bu biraz da bulaşıcı. Madem o rol yapıyor, dur ben de yapayım anlayışını beraberinde getiriyor. Üstelik sınıf tanımayan bir hastalık bu. Tüm dünyanın içinde bulunduğu kaosun tek suçlusu insanların olduğu gibi davranmaması, yani rol yapmasıdır. Tam da bu yüzden tiyatro salonları dolmuyor. Tiyatro izleyicisi, özel hayatında tiyatroda izleyeceği aktörden daha iyi rol yapıyorken, tiyatroya niye gitsin? Diplomasi, siyasette de durum aynı.

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin Ankara haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği Ankara haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde Son 20 yılda siyaset ve medyanın lordları haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.



ANKARA NAMAZ VAKİTLERİ

15 Aralık 2017, Cuma
  • İmsak
    06:09
  • Guneş
    07:56
  • Öğle
    12:55
  • İkindi
    15:18
  • Akşam
    17:32
  • Yatsı
    19:08
Sayfa Başı