"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Sömestr kadar taş yağsın başıma!

1- Ay şekerim yok! Çocuklar zaten okulda perişan oluyor koca dönem, bırak evde otursun dinlensin...

2- Ay bütün gün evde boş durur mu hiç çocuk canım! Binlerce yapılacak şey var; kış kampı, zart kampı, zurt kampı... Hemen onlardan birine yazdır anacım.
3- Valla şekerim ben her gün çocuğumla baş başa bir program ayarladım. Tüm zamanımı ona ayırdım. Seni bilmem.
4- Çocuklar eve, ben sokağa şeklindeyim. Evde çocuklarla kalmaktan korkuyorum ya, ne yapacağımı şaşırıyorum, şu okullar hiç kapanmasın istiyorum valla...
Bu liste uzar gider böyle.
Bu cümleler eğer size yabancıysa, bu yazıyı sakın okumayın bence.
Bana hiç yabancı değiller; çünkü ben aynı gün içinde bunların hepsini duyuyor, söylüyor, hissediyor, yaşıyor, yapıyor, utanıyor, rezil hissediyor, gurur duyuyor ve her nedense berbat hissediyorum.
Berbat hissederim tabii!
Tam sabah güzelce kalkıyorum, çocukların hiçbir şey yapmama özgürlüklerini kullanıp evlerine doymaları fikrini benimsemiş haldeyim, cırt telefon! Bir arkadaşım arıyor.
Çocuğunu almış oraya yazdırmış, buraya götürmüş, tüm filmlere bilet almış filan... Ben daha o anda, karaktersiz bir kararsızım ya, hemen kendime bir yuh çekiyorum. Yazıklar olsun senin analığına Yonca deyip çocuklar için feci bir proje program hazırlıyorum. Nefes alacak vakit bırakmıyorum.
Tam o programla ve kendimle gurur duyuyorum ki, cırt telefon, annem! “Amaaan kızım sen kimseye bakma. Kendini dinle. Çocukların gayet iyi senin. Hiiiç canını sıkma. Bırak, rahat ol. Tatildeler. Kendini kasma.”
Oldu!
Gel de sen kasma ya.
Sömestr kadar taş yağacak başıma.
Açın şu okulları acilen.
Kapatmayın bir daha!
Yonca
“taş dökümü”

Yapılacaklar listesi

1- Disney Live Mickey’nin Maceraları için aldığınız her bilet karşılığında Xerox bir hoşluk yapmış, kimsesiz bir sokak çocuğuna bu gösteriyi izleme şansı veriyormuş. Fikir çok hoşuma gitti. Yani siz kendi çocuğunuzu eğlerken, bir sokak çocuğunun da eğlenmesine imkan vermiş oluyorsunuz. Yapın! Bir bilet alın, Xerox sayesinde kimsesiz bir çocuğun yüzündeki gülümsemede katkınız olsun.
2- Çocukla yürüyüş, koşu, spor... Sağlıklı ve birebir kaliteli zaman aktivitesinden benim anladığım budur mesela. Çocuklar bir uyumadan bir de yürürken filan inanılmaz ince detay hayatlarını anlatıyorlar. Çok eğlenceli oluyor.
3- Baş başa sevdiğiniz müzikleri dinleyip, dans edip zıplayın.
4- Evi dağıtma ve toplamama özgürlüğü ilan edin. Dağılmak güzeldir. 10 günlüğüne koyverin!
5- Görme engelli çocuklar için kitap okumaya gidin...

Engelli çocuk için burs!

Kennedy Lugar YES (Youth Exchange Study) Burs Programı, Amerika ve Türkiye arasında kültürler arası anlayışı desteklemek üzere oluşturulmuş bir değişim programı... Biz AFS olarak biliriz hani. Çocuklar bir sene farklı bir ülkede aile yanında kalıp liseye giderler hani. Meraklısına tüm bilgiler www.afs.org.tr adresinde var. Bu sene engelli öğrenciler de katılabiliyor burs sınavına. Katılım koşulları: T.C. vatandaşı olmak, liseye devam etmek, 1 Ağustos 1994-1 Ağustos 1997 tarihleri arasında doğmuş olmak, kendine yetebilir olmak, İngilizce konuşabilir olmak...

Dubai Maratonu

Heyecan büyük. Çünkü hayatımda ilk defa birilerinin koşmasına vesile olduğum gibi utanmadan bir cesaret amatörce koşu koçluklarını yaptım. Yani kendim bu işe nasıl başladıysam oradan yola çıkıp, hevesli arkadaşlarımı da koşuya dadandırdım. Bugün hepsi ilk 10 km’lerini koşuyor. Benim için de bir sınav bu. Kendi koşmam değil, onların keyif alması ve bitirmesi önemli. Pınar Arkain, Filiz Çakır, İsmail Görgülü, Feyza Ramazanoğlu, Başak Uraz Gücüyener, Ceyda Çelik, Züleyha Baydemir... Ne yaptılar ne ettiler, hepsi pazartesiye...
Yonca “koçcuk”

X