Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Solun en son misyonu

Zeynep ATİKKAN

Siyasi tarihte böyle bir komedi yaşanmamıştır.

Deniz Baykal yolsuzluktan düşürdüğü hükümetin yeniden kurulan başka bir versiyonuna koşa koşa giriyor. Deniz Baykal'ın, seçimlerde ANAP'la kader birliği yapacak olan Ecevit'ten ne farkı kaldı?

Çökmüş sağı güçlendirmek için Türk solunun üstlendiği yeni misyon bu. Zaten uzun süreden beri sol temaları gündemden düşürmüşler bütün enerjilerini iş adamlarına şirin gözükme, medyanın gözünü boyama seanslarına harcar olmuşlardı.

Şimdi bu çevrelere hoş görünmek için merkez sağın siyasi platformunda kay kay yapıyorlar. Çünkü merkez sağın güç odakları CHP'nin hükümete tıpış tıpış girmesini istiyor.

Türk sol'u denilen yapının çatısı artık iyice belirginleşti. ANAP'ın kanatları altında yolsuzluk aklama ve de kendilerine göre rejimi kollama işleri.

Bu özel gündem maddesiyle sol, bir ilk'i başarıyor ve biraraya geliyor. Sağı yolsuzluktan, pislikten, çete ilişkilerinden kurtarmak için.

Ecevit'in partisinin ANAP ile ittifakını anlamak zor değil. Ülkeyi el birliğiyle bugünlere taşıdılar.

Ne anlama geliyorsa hükümeti kurmakla görevlendirilen zat ‘Türkiye gidiyor beyler' demiş. Tabii asıl acıklı olan ekonomiyi bu hale getiren hükümetin önemli bir bakanın bu sözleri söylüyor olabilmesi. Ve de bu gibi beylerden de mucize beklenebilmesi. Bu da tam bir Türkiye klibi!

Durum açık. ‘Türkiye gidiyor beyler' şu demek bayanlar!

Bu ‘Beyler Türkiye'yi bir yerlere götürmüş. Kötü yönetim sonucu ekonomi krize girmiş. Soldan bir bey sağdan bir beyin koluna girmiş, çeteler altın beşik yapmış, bir başkası tuğlaları döşemiş, baba bey nasihat etmiş, bir bey purodan fırt almış filan...'

Şimdi kim alır bu enkazın sorumluluğunu? Kimse.

O zaman Ecevit ile Yılmaz tabii ki ittifak yapıp başarısızlıklarını örtecekler. Çeteleri unutturacaklar, seçimlerde halka sanal bir bilanço sunacaklar. Zaten ortam sansürlü. ANAP'a söz yok, Ecevit dürüst ama yolsuzluktan yürümüş bir hükümetin başbakan yardımcısı vs.

Baykal da bu güllük güllistanlıktan payını kapmaz mı? Nasıl olsa sorgu sual yapılamıyor. Zaten bir kere şeytana uymuş yolsuzluk yapmış hükümeti düşürmüş. Yolsuzluk sevenler derneklerinden eleştiriler almış. Şimdi ürküyor, hükümete girmezse yolsuzluk sevenler derneklerinin tepkisini alır diye.

Ve de kendi düşürdüğü hükümetin o komik uzantısında yer almak için takla atıyor. Tarihi günler bunlar. Özellikle de Türk solu için.

Ecevit seçimlerde, ‘Çetelerin üstüne gittiğimiz için Baykal bizi düşürdü' diyecek.

Ya Baykal?

‘Düşündüm taşındım çetelerle al takke ver külah olanların siyasi ömrünü uzatmaya karar verdim mi' diyecek?

Tabanını Fazilet'e sunmuş Türk solu bakalım daha ne kadar yalpalayacak.

Siyaset böyle mi yapılır?

Göklere çıkarttıkları Blair, sağcı Major'a yağcılık yaparak mı iktidar oldu? Jospin, Juppe'ye temennah mı etti? Alman solu, Kohl'un koluna mı girdi?

Siyasi refleksleri yavaşlamış siyasetçiler ancak böyle garip yollardan iktidara gelebilirler.



X