Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Solaklar dâhi mi, sakar mı

    Hürriyet Haber
    12.04.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Bilim tarihihi en büyük isimlerinden Albert Einstein, tenis kortlarının unutulmaz isimleri John McEnroe ve Martina Navratilova, Beethoven, Marilyn Monroe, Paul McCartney, Napoleon, Bill Clinton... Liste daha da uzatılabilir. Hepsi değişik uluslardan, değişik zamanlarda yaşamış ve alanlarında ölümsüzleşmiş isimler. Ama hepsinin ortak bir özelliği var: Solaklık.

    İnsanların niye solak ya da sağlak oldukları, solak olanların diğerlerinden farklı özellikleri ya da eksik yanları olup olmadığı yıllardır araştırılıyor. Bir teze göre solaklık, ‘‘dâhi olanlara’’ has bir özellik, kimileri ise ‘‘becekriksizler sürüsü’’ olarak niteliyor solakları. Alman psikolog Kurt Müller, solak olmanın gizemlerini çözmeye çalışan bilim adamlarından biri ve insanların niye solak oldukları sorusunun kesin bir yanıtı olmadığını söylüyor.

    Ancak bu konuda iki kuvvetli tez var. Birinci tez, insanların genetik olarak solak olduklarını savunuyor. İkincisi ise annenin hamileliği sırasındaki hormon değişimlerinin çocukları solak yaptığını öne sürüyor. Bu iddiaya göre hamilelik sırasında annenin bünyesinde seks hormonu testosteron üretimi artarsa çocuk solak olabiliyor. Aynı tez eşcinselliğin nedeni olarak da öne sürülüyor.

    Kurt Müller, sağlak ya da solak olmanın beynin çalışmasıyla bağlantılı olduğuna inanıyor. İnsanı beyninin sağ yarısı yönlendiriyorsa solak, sol yarısı yönlendiriyorsa sağlak oluyor. Yani genellikle beynin hareketlerimizi yönlendiren yarılarıyla sağlak veya solak olma arasında ters orantı var. Kadınlarda bu ters orantının olmadığı, kadın beyninin simetrik olarak vücudun sağ ve sol tarafının kullanımını etkilediği söyleniyor.

    Çoğu bilim adamı, beynin sol bölümünün yalnız konuşmayı ve mantıksal düşünmeyi, hesap yapmayı, sağ tarafının ise yaratıcılığı, fanteziyi yönlendirdiğini düşünüyor. Ama Kurt Müller, ‘‘Bir taraf ağırlıklı olsa da iki taraf her aktivitede ortak çalışır’’ diye ekliyor. Yani hesap yaparken sol tarafa daha çok iş düşüyor, ama yaratıcı sağ taraf da beynin sol yanına yardım ediyor.

    EINSTEİN'IN DURUMU

    Ama bazı bilim adamları Einstein'ı örnek göstererek yukarıdaki tezlerin zayıf olduğunu öne sürüyorlar. Einstein, hem solak, hem de dünyanın matematiğe kafası en çok çalışan insanlarından biri.

    Ters orantıya göre Einstein'ın beyninin ‘‘yaratıcı’’ bölümünden, yani sağ yönünden yönetildiğine inanmak zorlaşıyor.

    Müller'e göre Einstein'ın mantıksal düşünme ve yaratıcılık merkezleri, ikisi birden sağ tarafta bulunuyordu. Kurt Müller, Einstein'ın çok yaratıcı bir insan olduğuna ve yaptığı işin yaratıcılık olmadan yapılamayacağına işaret etmeyi de ihmal etmiyor.

    Beethoven, Mozart, Leonardo Da Vinci gibi birçok sanatçının solak olması ise, beyinlerinin yaratıcı tarafının daha çok çalıştığı tezini doğruluyor. Politikacı ve liderlere gelince, günümüzde en popüler politik solaklardan biri ABD Başkanı Bill Clinton. Ama Psikolog Müller, solaklığın ‘‘liderlik’’ anlamına gelmediğini söylüyor. Alman bilim adamı, solak olmanın ‘‘dehalığın simgesi’’ olamayacağını da vurguluyor.

    BECERİKSİZLİK KONUSU

    Bilim adamları, solakların sağlaklara göre daha beceriksiz olduğu inancının ‘‘çok saçma’’ olduğu konusunda birleşiylorlar. Solakların makas, bıçak ve benzeri aletleri kullanırken zorlanmalarının nedeni, bu aletlerin sağlaklar için düşünülmüş olmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle uzmanlar, solaklara kendileri için hazırlanmış aletleri kullanmalarını öneriyorlar. Solakların erken öldüğü yolundaki tez de bilim adamlarınca ‘‘ saçma ve batıl inanç’’ olarak değerlendiriyorlar.

    Solakları zorlamayın

    Psikologlar, bazı anne babaların solak çocuklarını sağlak olmaya zorladıklarına dikkat çekerek bunu son derece yanlış olduğunu vurguluyorlar. Uzmanlar, çocukken böyle zorlanarak sağlak yapılan insanlarda kekemelik, konsatrasyon ekikliği gibi beyin fonksiyonu bozukluklarına rastlandığını belirtiyorlar.

    En çok solak sporcu tenisçilerden çıkıyor

    Solaklar hakkında ilginç bir istatistik göze çarpıyor. Dünya nüfusunun genelinde on kişiden biri solakken, tenisçilerin dörtte biri solak. Ancak, bu solak tenisçilerin başarılı, lider kişiler olmalarına bağlanmıyor. Teknik avantajları olduğu için sol taraflarını geliştirdikleri düşünülüyor. Karşıdaki sağlak tenisçi, maç sırasında topu karşılarken farklı köşeden geldiği için zorlanıyor.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı