Dünya Haberleri

    Sol Parti’nin ‘İktidara talibiz’ palavrası

    Ahmet KÜLAHÇI
    14.06.2017 - 10:00 | Son Güncelleme:

    DDR kısa adıyla tanınan ve eski Doğu Almanya olarak bilinen Almanya Demokratik Cumhuriyeti’nde Marksist-Leninist ideolojiyi benimseyen komünist Almanya Sosyalist Birlik Partisi’nin (SED) uzantısı konumundaki Sol Parti’nin kurultayı vardı geçen hafta sonu Hannover’de.

    Sol Parti’nin ‘İktidara talibiz’ palavrası2004 yılında dönemin Başbakanı Gerhard Schröder’in politikasına tepki olarak Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) ayrılanların kurduğu İş ve Sosyal Adalet Seçim Alternatifi (WASG) ile tarihe karışan eski Doğu Almanya’daki SED’nin yerine kurulan Demokratik Sosyalizm Partisi’nin (PDS) birleşmesiyle 2007 yılında politik sahnelerde yerini alan Sol Parti, Hannover’deki kurultayda seçim programını da karara bağladı.
    Tepedeki politikacıların konuşmalarına bakıyorum.
    Hepsi de şu andaki Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) oluşan büyük koalisyon hükümetine alternatifin kaçınılmaz olduğunu söylüyor.
    “Biz birlikte yönetmeye hazırız” diyorlar.
    “Biz iktidara talibiz” diyorlar.
    Ama Sol Parti’nin programına baktığımda, tepedekilerin hiç de bu konuda samimi olmadıklarını, söylemlerinin inandırıcı olmadığını görüyorum.

    ***
    Sol Parti, vergi tavanının yılda 70 bin eurodan fazla kazanlar için yüzde 42’den yüzde 53’e yükseltilmesini istiyor.
    Sol Parti, zengin vergisi uygulamasına geçilmesini istiyor.
    Hem de yıllık geliri 260 bin euronun üzerinde olanlardan yüzde 60, bir milyon euronun üzerinde olanlardan da yüzde 75 vergi alınmasında ısrar ediyor.
    Asgari ücretin 8.84 eurodan 12 euroya yükseltilmesini istiyor.
    Çocuk parasının 194 eurodan 328 euroya yükseltilmesini öneriyor.
    Belli ki, bu vaat ve önerilerle özellikle dar gelirlilerin desteğinin, daha doğrusu oylarının alınması hedefleniyor.
    Sol Parti, NATO’nun lağvedilmesini istiyor.
    Sol Parti, Alman Gizli Haberalma Teşkilatlarının lağvedilmesini istiyor.
    Alman askerlerin yurtdışında görev almalarına “Hayır” diyor.
    “Büyük kardeş” dedikleri Rusya ile birlikte Kolektif Güvenlik Sistemi oluşturulmasını istiyor.
    Rusya’nın Kırım’ı ilhakının kınanmasına “Hayır” diyor.
    Çin’deki, Rusya’daki insan hakları ihlallerinin kınanmasına “Hayır” diyor.
    Rusya’ya Avrupa Birliği’nin (AB) ambargo uygulamasına “Hayır” diyor.
    İşte Sol Partili yöneticilerin “İktidara talibiz” söylemlerinin inandırıcı olmadığı burada çok açık bir biçimde ortaya çıkıyor.
    Neden mi?

    ***
    Sol Parti, 2013 yılında yapılan genel seçimlerde toplam oyların yüzde 8.6’sını aldı.
    Şu andaki kamuoyu yoklamalarına göre de, 24 Eylül’de yapılacak genel seçimlerde de bu partinin oy oranı aynı düzeyde kalacak.
    O halde, böyle bir partinin tek başına yönetimde söz sahibi olması mümkün değildir.
    Yani Almanya’da bir iktidar değişikliği için Sol Parti’nin bırakın bir ortağı, birden çok ortağa ihtiyacı vardır.
    Olası ortaklar SPD ile Yeşiller’dir.
    Yani kırmızı-kırmızı-yeşil koalisyon.
    Ama Almanya’da ne Sosyal Demokratların ne de Yeşiller’in Sol Parti’nin bu uçuk politik hedeflerine onay vermesi mümkün değildir.
    Vergi konusunda orta yerde bir uzlaşma mümkün olsa bile, NATO ve Alman Gizli Haberalma Teşkilatlarının lağvedilmesi SPD’nin de Yeşiller’in de gündemlerinde yoktur.
    Zaten olamaz da.
    İşte bu yüzden Sol Parti’nin “Yönetime talibiz” , “İktidara talibiz” söylemleri inandırıcı değildir.
    Daha doğrusu tam bir palavradır.
    Ayrıca şu andaki kamuoyu yoklamalarına göre SPD-Sol Parti ve Yeşiller’in oluşturacağı olası bir kırmızı-kırmızı-yeşil koalisyon aritmetik olarak da zaten mümkün değildir.

    Etiketler: kurultay
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı