Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Soğuklara veda ama buzlanmaya devam

Bugün kar yağışları Marmara’da, Karadeniz’de yer yer zayıf bir şekilde görülecek.

Yağışın kesilmesi, fırtınanın dinmesi sizi yanıltmasın, bu buzlanmanın ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Ayazla beraber Marmara, Karadeniz,İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da don ve buzlanma riski sürüyor.

Soğuklara veda ediyoruz, bugün kar yağışları Marmara’da, Karadeniz’de yer yer zayıf bir şekilde görülecek. Yağışı kesen yüksek basınç, hem de kar yağışları oluşturan, soğukları Türkiye’ye taşıyan yüksek basınç. Sınırlarımızın dışında, kuzeydeyken Türkiye’ye olumsuz kış koşullarını yolluyordu, merkezini yurdumuzun üzerine taşıyınca hava sakinleşmeye, yağışlar kesilmeye, sıcaklıklar adım adım artmaya başladı. Ama hemen belirteyim, yağışın kesilmesi, fırtınanın dinmesi sizi yanıltmasın, bu buzlanmanın ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Zira yüksek basınç gece ayaz oluşturuyor, ayazla beraber Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da don ve buzlanma riski sürüyor. Sürücülere don, buzlanma ve görüşü düşüren sise karşı dikkat diyoruz.

Yazılarımı takip edenler hatırlarlar, "batı bölgelerin kışı ocak sonu başlar" diye sürekli bahsediyordum. Ara ara soğuklar kasımda, birkaç kez de aralıkta kar oluşturdu ama bu yılın en sert sistemi bitmek üzere olan bu soğuklardı. Geçtiğimiz haftanın başlığı "SOĞUK APARKATLARART ARDA"ydi. Bu sözü yineliyorum soğuklar art arda geliyor. Eğer bir değişim olmaz ise şubatın ilk günlerinde yine kar yapabilecek bir soğuk ile karşılaşabiliriz. Ama daha net değil, uzun vadeli bir öngörü olduğu için bu soğukların ayrıntılarını önümüzdeki haftanın hava durumu bültenlerine bırakıyorum. Gözünüz kulağınız hava durumu bültenlerimizde olsun. Soğuklar devam ederken sürekli yaptığımız bir uyarı var "kıyafetlerinize dikkat edin" diye. Geçtiğimiz günlerde televizyonda soğuklarda nasıl giyinilmesi gerektiğini anlatmıştım, gerek mail, gerek telefon yolu ile konuyla ilgili bilgi isteyen çok oldu, o zaman televizyonda izlemeyenlere buradan anlatayım dedim, eğer izlediyseniz, e bir daha okursunuz artık :)

*

Soğuk, özellikle rüzgarlı soğuk günlerde vücudumuzdan ısı kaybı daha fazla oluyor. Hissedilen sıcaklık diye bahsettiğimiz de bu, nasıl yazın nem hissedilen sıcaklığı artırıp bunaltı oluşturuyor, kışın da rüzgarlar, sıcaklığı gerçek değerlerinin altında hissettirip "rüzgar soğuğu" ya da "rüzgar ısırması" adları altında ekstra üşümeye ve cilt kuruluğuna neden oluyor. Mantığı çok basit, çaydanlıktaki suyu buharlaştırmak için ocaktan ısı alınıyor, cildimizdeki ter de buharlaşmak için vücuttan ısı emiyor. Rüzgar estiğinde cilt yüzeyindeki nemi süpürüyor, bu durumda buharlaşma hızlanıyor, hızlandıkça vücuttan emilen ısı artıyor, bu çevrim ile soğuk havanın yanında ikincil bir üşümeye maruz bırakılıyor. Bu etkiden kurtulmak için rüzgar ile vücut arasında bir izolasyon oluşturmak gerkiyor. Bunu da kat kat giyinerek oluşturabiliriz. İki tane kalın kıyafetle dışarı çıkmak yerine, o kadar kalın olmasa da 4-5 kat giyip sonra paltomuzu sırtımıza alırsak, her kıyafet arasında kalacak hava tabakası, dışardaki soğuk havanın vücudumuza ulaşmasına karşı bir direnç tabakası oluşturacak. Bir deneyin, buna çift fanila giyerek başlayın, aradaki farkı net bir şekilde göreceksiniz. Gelelim eldivenlere; parmak parmak olanlar yerine, dört parmağın birden girdiği, patik şeklindeki eldivenleri tercin edin. Hem parmakların birbirine sürtünmesi ile eliniz ısınacak, hem de eldivenin tek tek parmakları ile hava arasında temas eden kısım azaltılarak ısı kaybı engellenmiş olacak. Bu eldivenleri bulmak biraz zor. Profesör Mikdat Kadıoğlu söz verdi, bana Japonya’dan getirecek, siz ne yaparsınız bilemem...
X