Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Smokinli yemek

Serdar TURGUT

Hayatın minik azapları üzerine bir süredir başlatmış olduğum yazı dizisine bugün de devam ediyorum.

Bugünkü konum, smokinle katılınması gereken yemek davetleridir.

***

Şunu baştan belirtmeliyim ki 40 yaşını aşan bir adamdan smokin giydiği halde rahat etmesini istemek, Spice Girls grubunu Beyaz Saray'da kabul eden Başkan Bill Clinton'ın onlardan en az bir tanesiyle bile oral seks yapmamasını istemekle aynı derecede gerçekçidir.

Smokinler genellikle 30 ila 40 yaş arasında satın alınırlar.

Oysa erkekler 40 yaşı aşmalarından itibaren her yıl en azından bir beden büyümek zorundadırlar.

Bu, Darwinsel bir kuraldır.

Erkeklerin bir diğer özelliği de hayatlarında sadece tek bir kez smokin satın almalarıdır.

Alınan smokinin bedeni 36 olsa ve adam o an 42 beden de olsa fark etmez, illa da aynı smokinin içine girmeye çalışır.

Bunun psikolojik açıklamasını bilemiyorum, belki de ölüm korkusudur.

Yani yeni bir smokini, belki de yaşlandığımız ortaya çıkar diye almıyoruzdur.

Ancak şunu bilin ki, bugün Türkiye, smokinine giremediği gerekçesiyle birçok toplantıya gidemeyen orta yaş bunalımındaki erkeklerle doludur.

İşin tuhafı, ben bunların yüzde 90'ıyla da arkadaş olmuş durumdayım ki bunun da gerçekten bir açıklaması bulunmamaktadır.

Smokinlerin her zaman dar olmaları dışında bir başka özellikleri de küçük tuvalet yapılmasını inanılmayacak kadar karmaşık hale getirmeleridir.

Dünya tarihi, smokini tam çözemediği için kazayla kendi üstüne işemek zorunda kalan erkeklerle doludur.

Üstelik bunların büyük bölümü de, tuvaletin dışında son derece güçlü konumda insanlardır.

Ancak bu da her zaman belirttiğim gibi tamamen başka bir yazı ve hatta roman olacak derinlikte bir ayrı olaydır.

***

Dahası da var.

Amacı yemek olan bir derneğin yemekli toplantılarında smokin zorunluluğu olması, hem tipik bir sadizm örneğidir, hem de kendi içinde felsefesi açısından çelişkilidir.

Çünkü yemek ve smokin, nihai analizde birbirleriyle Maoist anlamda uzlaşmaz çelişki içindedirler.

40 yaşını aşmış adamların üye olduğu bir kulüpte, üstelik Yemek Sevenler Kulübü'nde smokin giyme zorunluluğu getirmenin mantığını bana birisi çıkıp anlatsın Allah aşkına...

Böyle birisi ortaya çıkamaz, çünkü bu konuda anlatılabilecek bir şey olmaması gerekir.

Ha, buna rağmen hâlâ birisi kalkıp da bunun mantığının doğru olduğunu bana anlatmaya çalışırsa, o zaman benden günah gitti.

Belasını arıyor demektir bu kişi ve bana inanın ki bu belayı da mutlaka bulacaktır.

***

Tabii bir de sürekli yemek yiyip katiyen şişmanlamayan tipler var.

Bunlar, her zaman ve her durumda tahammül edilemeyecek kadar gıcık tiplerdir.

Örneğin, siz sofrada 36 beden olan smokininiz içine 42 bedeninizle ünlü sihirbaz Houdini'nin el kitabında öğrendiğiniz yöntemlerle girmiş, panik içinde oturmaktasınız.

Panik içindesiniz, çünkü smokininizin iç baskıya dayanamayıp her an patlayarak etrafa saçılması ihtimali gündemdedir.

Üstelik önünüzde de o an soslu bir biftek durmaktadır.

Ona dehşet içinde bakıyorsunuzdur, çünkü tek ama sadece tek bir lokma yediğiniz takdirde bedeninizin göstergesinin 42'den 44'e yükseleceğinin bilincindesinizdir.

O anda da smokin, artık bu maddi ve manevi darbeye dayanamayacak, tabii ki patlayacaktır. Yani başka bir ihtimal de yoktur.

İşte o durumda karşınızda oturmakta olan ve katiyen şişmanlamayan adam, bifteğini yuttuktan sonra size, ‘‘Ne kadar yesem bir türlü şişmanlayamıyorum’’ veya linguistik köken aşısından buna benzeyen türde bir cümle mutlaka söyleyecektir.

O anda yapılması gereken tek iş, adamı boğazlayıp gebertmektir.

Hatta şahdamarını kesip yerde kurbanlık koyun gibi debelenmesini seyretmektir.

Bunu da yapmanız imkânsızdır, çünkü onu öldürmek için yürüyerek yanına gitmeniz gerekir.

Ancak smokin o anda değil yürüme girişimini, nefes almayı bile zor kaldıracak bir haldedir.

Çaresiz adamı öldürmeyi başka bir zamana ertelemek zorunda kalırsınız ki bu da katlanılması zor bir acıdır. Ama başka çare de yoktur

***

İsterseniz abuk görünür deyin, ama yine de yapmak istediğim şeyi, toplumsal kınamaları göze alarak söyleyeceğim.

Diğer insanlar ne giyerlerse giysinler, ben bu tür yemekli toplantılarda sadece şort giymek istiyorum.

Üstelik lastikli şort olacak, başka bir cinse bile tahammülüm yok.

Dahası da var. Masada otururken ayakkabılarımı da çıkarmak istiyorum.

Çünkü güzel yemek yerken, insanın ayak parmakları istemeden oynamaya başlıyor ve smokin ayakkabıları bunu da engellemek üzere yapılmışlar.

Ayaklarımı oynatacağım ve bedenim kaç büyürse büyüsün aldırmayacağım, çünkü artık bu konudan gerçekten fenalık gelmiş durumda.













X