Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sizden gelen bireysel gündemler

    Hürriyet Haber
    07.01.2012 - 14:03 | Son Güncelleme:

    2012 önerisi üzerine

    Fatih Bey Merhabalar,

    2012 önerisi için çok teşekkür ederim. Benim için gerçekten çok özel ve anlamlı oldu.

    Yazınızı okuduktan sonra oturup korkularımı, umutlarımı, ideallerimi ve amaçlarımı bir bir gözden geçirdim. Sonra da bunları içtenlikle yazmaya çalıştım.
    Aynadaki kendim ile buluşmama vesile oldunuz, sağolun.
     
    1- Tembellik yok! Daha çalışkan ve üretken olacağım. Dünyama benden izler bırakmam gerek. Bunun için fırsatları değerlendireceğim.

    2- O çok istediğim fotoğraf makinesini almalıyım. Artık ertelememeliyim. Evet koşullar uygun değildi, evet doğru zamanı bekledim. Ama artık erteledikçe fotoğrafçılığa duyduğum arzunun zarar görmesinden endişe ediyorum. Dahası, ertelemenin alışkanlığından, doğru zamanın hiç gelmemesinden korkuyorum. Dışarıda belki de başka fotoğrafçıların gözden kaçırdığı, beni bekleyen müthiş kareler var!

    3- Fotoğrafçılığa nerede olursam olayım devam edeceğim. Her zaman onu hayatımda ne kadar istediğimi hatırlayacağım. Bu konuda çeşitli projelere katılacağım, fotoğrafçılarla, başka başka insanlarla tanışacağım ve keşif gezilerine çıkacağım. Kendime ve dünyaya objektifimden bakacağım.

    4- İşimle ilgili bir kariyer planı yapacağım. Neyi, neden istediğime karar vereceğim. İşimde nasılım? Nasıl olmalıyım? Gerçekten nerede olmak istiyorum? Deneyim sahibi insanlarla sohbet edeceğim ve başarılı insanların takdirini kazanmaya çalışacağım.

    5- Aşık olacağım yeniden! Utanmadan, korkmadan kalbimin kapılarını açacağım sevgiye.

    6- Saçlarımla barışık olacağım artık. Ona daha özenle bakacağım. Saçma topuzlarla onu saklamaya çalışmayacağım.

    7- Yürüyeceğim eskisi gibi. Yürekten gülerek selamlayacağım bilmediğim sokakların bilmediğim kedilerini.

    8- Zayıflayacağım ve eski bedenime geri döneceğim. Sakladığım eteklerimi, hiç giyinmediğim elbiselerimi, o almayı çok istediğim şortu da alıp, tüm bunları giyinmek üzere gözümün önünde bulunduracağım.

    9- Hayaller kurmaya devam edeceğim ve onların sınırlarına ördüğüm duvarlarımı bir bir yıkacağım! Sonra da hayallerimi planlara dönüştüreceğim. Adım atmak için bir şans perisinin omzuma konmasını beklemeyeceğim.

    10- Beni hayata bağlayan güç kaynaklarımı kucaklayacağım. Ve zor günlerimde, başıma gelen felekatlerde, bir parçam eksildiğinde ya da her şey birden bire anlamsızlaşmaya başladığında şunu hatırlayacağım "hala hayattayım ve burada olmamın bir amacı var ! " 
    Gözde İŞPINAR

    * * *

    Yorulmayan Takvimim!

    Hiçbir zaman yakınan gruptan olmadım. Acının en hasını 16 yaşımda kız kardeşimi kaybedip erkek kardeşimin de ölümle pençeleşmesini izlerken yaşadım.

    Ve her sene, sizin de yazdığınız gibi yeni yılımın takvimini şirketlerin hazırlayıp basıp bizlere verdiği şekliyle olanı kullanmak yerine kendi takvimimi hep kendim yaptım…

    Ve her takvimime kardeşimin ölüm tarihini ilk işaretledim. İşaretledim çünkü hangi acı o yıl gelip beni vurursa vursun hiçbir acının ondan daha büyük olmayacağını bilmem için… Sizin yazdığınız gibi dertleri çok da sıralamamak için…

    Ben de bir Hürriyet çalışanıyım. Ve Çukurova Gap’ta yazıyorum. 2008 Haziran ayından beri de bu böyle devam ediyor. Ve her sene daha başarılı insanları bulup soru sormak, onları yazmak ve diğer insanlara örnek teşkil etmesi için titizlendim. Bilhassa yeni mezun olacak öğrencilerin umutlarını yıkmaması için onları baş tuttum.

    Çukurova Gap 23 ile birden gittiği için de bu yıl ki hedefim Adana dışında yaşayan başarılı insanları bulup yazmak… Hemen pat diye şehir dışı yazıları yazamadığım için 2011 takvimime kendi websitemi kurmayı hedef almıştım şimdi bu sayede Adana’da insanlar ne yapıyor? Ne ediyor artık internet üzerinden okunabiliyor.

    Mesela doğuda ki insanları yazmak istiyorum, nasıl yaşıyorlar ? Kürt-Türk ayrımına onlar da katılıyorlar mı ve neden katılıyorlar? Onların sesi olmak istiyorum.

    Mesela daha çok engellileri yazmak istiyorum… Aileleri tarafından utanıp, sıkılıp eve mi hapsediyorlar yoksa aileleri onları dışarı çıkarmak istiyor ama en büyük engelleri şehirler mi? Diye…

    Mesela 23 ildeki Öğrenci Konsey başkanlarıyla sohbet etmek istiyorum bu bölgenin gençleri neyi hayal ediyor ve nelerin olmasını istiyorlar?

    Ve mesela ben hurriyet.com.tr'de yaptığım röportajlarımın yayınlanmasını hayal edip hedefliyorum. Çünkü bu bölgede çok başarılı insanlar var… Güzel anılar, hikayeler, yaşanmışlıklar var.

    Daha çok eğitim alıp, daha çok insanla tanışıp beyin denen kazanı doldurup iyice kaynatmak istiyorum. Beynimin daha çok üretmesi için…

    Röportajlarımın içinden seçmece yapıp “Adana’ya has” bir kitap çıkarmak istiyorum… Mesleğimde bu yıl da ödül almak istiyorum. Ödül alıp daha çok şevke gelmek için.

    Yarın 27. yaşıma giriyorum ve ben 27. yaşımı boş boş geçirmek istemiyorum. Diğer yaşlarımdan daha çok dolu dolu geçsin diye çırpınmak, koşmak istiyorum soluksuz bir şekilde…

    Ben 2012’nin gerçekten ülkemiz için çok iyi geçeceğine inanıyorum ve de kendim için… “İnsan kendi fırsatını kendi yaratır dolayısıyla kendi şansını kendi doğurur” felsefesiyle hep yaşadım… Ve hep de öyle oldu…

    Şimdi ben de o insanlara fırsat olup, şans olmak istiyorum…

    Daha çok şey yazmak istiyorum mesela size ama tutuyorum kendimi, kelimeler yorulmasın diye… Kelimeler birikip başka başka yerlerde yayınlansın diye…

    Benim takvimime umutlarım hakim… Umutlarım da takvimime…

    Adana’dan sevgiler,
    Duygu SEDEFOĞLU

    * * *

    Benim 2012'den umudum

    2011'de kızımın hiçbir sağlık problemi olmadı devamını rica ediyorum.

    Onun için hazırladığım ufacık emeklilik payımı birazcıkta olsa yükseltecek maddi güce sahip olmak istiyorum. 

    Büyük bir şirkette ufacık bir görevim var ve mütevazı bir maaşım var 8 yıldır buradayım, düzgün bir zam almadım ve 2011 de hiç zam almadım.  Umarım bu sene güzel bir şeyler yaparlar.

    Eşimin işi sallantıda umarım onunda işi bir düzene girer.  Sağlığı bozulmaz. Çok sıkıntı yaptı kendine. 

    Kendim için en büyük temennim 2009 dan bu yana zamanla bana problem yaratan bedenimin artık hastalanmasını istemiyorum.  Hele ki ameliyat hiç olmak istemiyorum artık psikolojim kaldıramayacak. 

    Uzun zamandır çok sevmeme rağmen yapmaya fırsat bulamadığım resim ile tekrar buluşmak istiyorum.  Çok başarılı değilim ama keyif alıyorum.  Kafamda hücrelerimde yenileniyor resimle haşır neşir olunca. 

    Dünya için temennim tabiatını bozanlara karşı savaş açsın,  kışı kış gibi, yazıda yaz gibi yaşatsın bize.  Çocuklarımıza işte bu da orman diye göstereceğimiz ağaçlık alanlar çoğalsın,  teknolojiyi insanlardan uzaklaşmak için kullanmasın daha iyi tanımak ve samimiyet kurmak için kullansın.  Aile kabiliyeti gelişsin komşuluk ilişkileri şenlensin,  insanlara insan olduğu için değer verilsin.  Kalabalıklarda yalnız yaşanmasın,  bir bütünlük olsun.  

    Rabbim herkese sağlık huzur ve ağız datlılığı versin. 

    Sevgilerim ve saygılarımla,
    Azime BUYRAZ YILDIRIM

    * * *

    Fatih Bey,

    Bugünkü yazınızla günlerdir düşündüğüm kendi kendime uygulamalar yapmaya başladıklarımı sıralamışsınız.

    Tek tek çok yapıcı bir uygulama, tebrikler.
    Neriman ŞENGÖÇGEL

    * * *

    Ülkem için en önemli beklentilerim,

    1) Trafikte dünya standartlarını yakalayabilmek. Kara yollarında YARALANMADAN, ÖLMEDEN gidebilmek...
     
    2) MV maaşlarına % 42 mi yoksa % 60 mı zam yapalım derken işçi ve memurlara yılın ilk yarısı için  % 3 ikinci yarısı için de % 3 zam yapılmasını DÜŞÜNMEYEN  BİR YÖNETİM'e  kavuşmak.
     
    3)Yeni bir anayasa yapmaya başlamadan önce, mevcut yasaları, yönetmelikleri , kuralları gerçekten DOĞRU  ve DÜRÜSTÇE uygulamak.
     
    İşte o zaman  belki KANADA, İNGİLTERE filan gibi olabiliriz.
     
    Saygılarımla,
    Ergun ÖZYÜCEL

    * * *

    2012

    Sayın Çekirge,

    03.01.2012 tarihli köşe yazınıza binaen yayımlamış olduğunuz öneri  için size yalnız şu soruyu sormak zorunluluğunu duydum.

    Acaba Türkiye'nin %'de kaçı o kültüre sahip bakın bundan önceki anayasa katılımına 1,5 milyon kişi katıldı İstanbulun nüfusu 15 milyon, biz 70 milyonuz diyelim. 30 milyon katılsın yine de az. Bizler 30 senedir o beğenmediğiniz Anayasa ile çalışıyoruz, toplumumuzun göstermiş olduğu duyarlılık çok az. Onun için sizlerin göstermiş olduğu çabayı destekliyor inşaallah sonumuz iyi olur. Ben biraz da olsun karamsarım.

    Saygılarımla,
    Sabahaddin KÜRTÜL

    * * *

    İçimizdeki takvim

    Merhaba Fatih Abi,
     
    İçimizdeki o takvime dertlerimiz mi hakim umutlarımız mı?
     
    Bu özlü soruyu bizlerle paylaşıp hatırlattığın için teşekkürler ama sen de bilirsin ki mutlak bir cevabı yok bu sorunun.

    Ben de katılıyorum hep suratlar asık, kafalar dertli bu coğrafyada, miras biraz belki de bu kültürel unsur ancak değişim istiyorsak işe basın yayından başlamalıyız, karikatür yayınlasınlar demiyoruz ama insanlar işten eve geldiklerinde ana haberde ölüm, kaza v.b. kötü olaylarla sofraya oturuyorlar.
     
    Dert / umut oranını önce dengelemek istiyorsa toplum, ana haber olumlaması da bir başlangıç olabilir.

    Bu benim önerim/denge hayalim.

    Tekrar teşekkürler,
    İsmail Cem KAHRAMAN

    * * *

    Günaydın Fatih Bey,

    Yazınızı çok beğendim.

    Ben yeni yıla çok fena bir psikoloji ile girdim. Çeşit çeşit dualar  vardır ya. Ben kendimden yola çıkarak bir dua paylaşmak istiyorum sizinle, "Allah kimseyi yapamayacağı iyilikleri yapmak isteyecek ruh haline sokmasın." Neden mi? Babamın çok da fazla gelir getirmeyen bir evini Van'da çadırda üşüyen özellikle de küçük çoçukları olan bir aileye verme hayali kuruyorum ama babam işçi emeklisi ve kiralarla geçiniyorlar, ben çalışıyorum ama kredi borcum var. Orta direk bir aileyiz yani. Yapabildiğim tek şey giysi, çocuk bezi ve mama göndermek oldu. Bu ruh halinden çıkmayı hedefliyorum.

    Diğer bir konu da (genel ) her tüketim malının özellikle kıyafetlerin devletçe belirlenen max bir ederi olsa diye hayal kuruyorum. Örneğin bir bayan çantası en fazla 300 TL olsun. Daha pahalısını  ödeyenlerden daha fazla vergi alınsın. Fazla derken almaktan vazgeçirecek miktarda değil tabi ki ve bu vergi Van’a, çocuk esirgeme kurumlarına v.b. yerlere gitsin. Bunu yıllardır düşünüyorum. Sizce bu uygulamaya geçebilir mi? Yazacak çok şey var ama vaktim yok.

    İyi çalışmalar,

    Saygılarımla,
    Birgül AYKAÇ

    * * *

    Çok özel bir 2012 önerisi

    Merhabalar Fatih Bey,

    Bugün güne sizin yazınızla başladım ve okurken zihnimde bir yandan hedeflerimi anımsadım tekrar.çok güzel bir konuya değinmişsiniz..yazın demişsiniz bende yazmak istedim.

    Üniversite mezunuyum ve Üniversite mezunlarına 6 aylık eğitimle (sanırım 9 aya çıkarılacak)polis olma fırsatı veren Polis Meslek Eğitim Merkezine girmeyi planlıyorum.2011 de kpss ye girdim 76,797 puan aldım.Normal şartlarda Eylül ayında Emniyet Müdürlüğü ilan verir ve Ekim gibi başvurular başlardı..ama şimdi 2011 eylülde olacak şeyi  2012 marta kadar sarkıttılar.Mart ayında ilan verecek başvurmamız için sanırım.2010 dan beri bu işin peşindeyim.İnşAllah bu sene oalcak.tek hedefim şerefli bir polis olmak.İdealim,tutkum her şeyim oldu polislik..benim için artık bir onur meselesi oldu takdir edersiniz ki herkez soruyo “ne oldu senin polislik” =)  artık herkez benden umudunu yitirmiş durumda ama ben 2012 ye umutla bakıyorum İnşAllah bu sene oalcak..Eğer her şey yolunda giderse Ekim ayında eğitime başlıyorum Allah nasip ederse…

    Bilgilerinize.

    Teşekkürler, iyi çalışmalar.
    Suna KABAKÇI

    * * *

    Bireysel takvim

    Günaydın,

    Bir yazı okudum ve hayatım değişti.

    Halbuki ben her zamanki gibi kahvaltımı ederken Fatih'in köşesini okumak için açmıştım net i.

    Hani bazen bir işaret beklersiniz ama ne olduğunu bilmezsiniz, işte o işareti gördüm yazıda. Sonra da aynaya gidip gözlerimin içine baktım, bazı gördüklerim hoşuma gitmedi, bazılarını çok sevdim ama olsun onlar bendim.

    Aşık oldum daha da aşık olacağım deli gibi seveceğim ve sevilmenin tadını çıkartacağım.

    Bu sene evleneceğim, kızım baba özlenmini giderebilecek böylece’’ evde baba eksikti o da geldi di mi anne’’ dedi. Başka ne isterim ki.

    Sağlığıma her zamankinden dikkat edeceğim çünkü belli mi olur 40 yaşında tekrar anne olmak isteyebilirim.

    Araba borcumu bitireceğim sonra da 3 ay kadar taksit için ayırdığım o parayı güzelce yiyeceğim, sonrasına da bakarım artık.

    Gazetedeki kötü haberlere ağlamaya devam edeceğim.

    Tekerlekli sandalye almaya devam edeceğim, bir kişinin bile dışarı çıkmasına yardım ettiğimi düşünmek çok güzel.

    Dedikodu yapacağım. Napıyım kadınım, vazgeçemiyorum.:)

    İşimi seviyorum ama tıkandığımı hissediyorum belki başka kapılar açılır o kapıları görmezden gelmeyeceğim.

    Evimi güzelleştireceğim içimi güzelleştirdiğim gibi.

    Eleştirmeyeceğim, herkes yaşadığı kadarını bilir.

    Ruhumu besleyeceğim, daha çok müzik dinleyip daha çok gülümseyeceğim.

    Kendimle dalga geçmeye devam edeceğim, ben komik bir kadınım.

    Ülkemi sevmeye herşeye rağmen devam edeceğim, belki muhtarımızı dinleyip deprem için kurulan organizasyona katılırım.

    Yalovada Kuzenin evinde balkonda kahvemi içerken denize karşı derin nefesler alacağım sonra da içeride beni izleyen ve beni seven adamın gözlerinin içine bakıp "bende seni çok seviyorum" diyeceğim, sonra cırcır böceği kızımı kucaklayıp Allah'a şükredeceğim, bütün evladını kaybetmiş anneler için ona sarılacağım ve şehit anneleri için ağlayacağım.

    Sabahın köründe bana bunları düşündüren Fatih Abi'ye teşekkürü borç bileceğim.

    Saygılar,
    Derya SEÇER

    * * *

    Benim gündemim

    Fatih bey,

    Makalenizi okuduğumda 2012 önerinizin çok heyecan verici olduğunu hissettim. Yaşadığımız şu zaman, insana hemen hemenher istediğine ulaşma imkânı veriyor.Teknoloji harkulâde olmakla berber, zarar da verebiliyor. Teknoloji arttıkça, insan oğlundaisteklerde buna paralel olarak gelişiyor. Değişen isteklerin sağlanması da para ile oluyor. Dolayısıyla, para kazanmak için, her gelişimin sebebi olan canlı unsuru, para kazanmak uğruna heba edilerek, ciddi zararlar veriliyor.

    1) Çocukken yediğim, içi sarımtırak renkli olan, kepeğinden ayrılmamış un ile yapılan yuvarlak ekmekleri özlüyorum,

    2) Kestiğim domates, salatalık, portakal v.b. gibi sebze ve meyvelerdeki, ortamı dolduran keskin, mis kokusunu özlüyorum,

    3) Annem yemek yaparken, etin doygunluğunu, hakiki et kokusunu özlüyorum,

    4) Yeşil cam kâselerde satılan veya yoğurtçunun kocaman bir tepsiyle getirdiği ve gerçekten bıçakla kesilen yoğurt’u özlüyorum,

    5) Geçim sıkıntısının az olduğu, şimdiki gibi her türlü ürünün olmadığı, ancak insanların bugünden daha insanca yaşayabildiği zamanı özlüyorum,

    6) Boynuzlu traleybusların, elektrikli lokomotiflerin olduğu, enerjinin şimdiki ateş pahasına satılmadığı günleri özlüyorum,

    7) Komşu iki gün görünmezse, bütün mahalle sakinlerinin, “komşum bir sıkıntın mı var?,Hasta mısın?, Aç mısın?” gibi komşusunu gözettiği günleri özlüyorum,

    8) Babam işe, ben okula giderken, bütün mahallenin çalışanlarının, birbiriyle selamlaşarak gidiş-gelişlerini özlüyorum,

    9) Talebeyken okutulan matematik, cebir, fizik derslerini, anlamadık mı, öğretmenimizin, anlayalım diye verdiği mücadelesini özlüyorum,

    Şimdi yaşadığımız hayata bir bakın, yukarıdakilerin hangisini yaşamak mümkün. Ekmek’ten, sebze meyveye, marketlerde satılacak etlerin arasına karıştırılan domuz etinden, salyalaşan yoğurt’a, cebir nedir bilmeyen şimdiki çocuklarımıza, aynı apartmanda oturup, selamlaşmaya imtina eden komşuluklara,

    Şimdiye kadar bütün bunlar geçecek diye bekledim, dua ettim. Aksine iyice kangrenleşti. 2012 yılına belki bir şeyler değişir ümidi ile girdik. İşte benim gündemim de bu.
    Ali İREN

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı