"Nil Karaibrahimgil" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nil Karaibrahimgil" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nil Karaibrahimgil

Sizce bugün nasılım?

Ölçek büyük olunca benim başım dönüyor. Zaten terazi burcuyum ben.

Öyle fazla seçenek sevmem. Tartım bozuluyor. En iyisi ben kasada bekleyeyim. A o da ne! Dokunmatik anket var burda. Çok zevkli, beklerken yapayım.

Marks&Spencer’ın kasasındaki hesap makinesine benzer alet soruyor:

"How did we do today?" (bugün işimizi iyi yaptık mı?)

Aşağıda sorular var. Soruların altında, "Tamamen katılıyorum"dan "Hiç katılmıyorum"a uzanan dokunmatik şıklar var. En alttaki kırmızıya da basınca gönderdin gitti. Değerlendirdin bitti. 5 soruda 5 saniyede. Zaten cevapların hepsi Marks ve Spencer’la olan ilişkine dayandığından, pıt diye cevaplıyorsun.

Diyor ki: "Size yardımcı olucak birini aradığınızda, hemen buldunuz."

Diyorum ki: 5 dakika geriye sararsak, o tişörtün small’unu arıyordum. Bir türlü bulamıyordum. Kafamı kaldırdım. Hemen bir görevli gördüm. Hemen geldi. Cevap: Tamamen katılıyorum.

Diyor ki: "Bu insan size güleryüzle davrandı." Vallahi sabah sabah hali tavrı gayet iyiydi. Gerçi böyle şeyler karşılıklı. Birinden bir şey isterken gülümsemek adettendir.

Birkaç tane daha "Kasada çok beklediniz mi?" gibisinden soru.

Sen oradan, onlar hakkındaki fikrini söylemeden çıkmıyorsun. Senin üç beş saniyeni alıp, kendilerine paha biçilmez bir otokontrol sağlıyorlar. Bu dev mağaza, içinde olup bitenlerle ilgili duygularını, kasanın yanında duran bir günlüğe yazıyormuş gibi. Zaten orası bir duygu dünyası. Büyüklüğünden ’çekindim’. Tişörtü ’sevdim’. Bunları sormalarını da ’beğendim’.

Keşke hepimizin işinde o anketten olsa. ’İşinde’yi özellikle yazdım. Hayatımızın tek anket kaldırır yanı orası. İş dışı öznelere, zamirlere, sıfatlara yüklenilmez. (ve bir cümle kendini ancak bu kadar gerebilir). Diyorum ki, orada bir yerde dursun, işimizi iyi yapıp yapmadığımızı ve severek yapıp yapmadığımızı ölçsün.

Benim hayatta gördüğüm, en zekice düşünülmüş geri bildirim aletiydi o. Kimse mükemmel olmak zorunda değil. Ama herkes, neyi nasıl yapınca işinde daha iyi olucağını bilse fena mı? Her istediğimizde orada olsalar, hep gülseler, hep sorsalar fena mı? Bir de kapitalizmi ütopyadan uzak bulurlar!

Şimdi soruyorum ama kimse bana dokunmasın;) :

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz, katılmıyor musunuz?

Gülmekten katılanlar da her zaman kabulümüzdür.
X