Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Siyasi risk almadan mesele çözülmez (II)

ÖNCE dün yazdıklarımı özetleyeyim:

ABD’nin ancak kaba hatları belirgin olan “yeni politikası” çerçevesinde, hem Kuzey Irak hem Güneydoğu Anadolu’nun “istikrar”a kavuşması, bu amaçla da PKK’nın silah bırakması enerji hatlarının güvenliği için artık çok önemlidir.

Cumhurbaşkanı’nın “tarihi fırsat” diye işaret ettiği ama açıklayamadığı bu gelişmeyi uluslararası yeni konjonktür 2009 yılının Mayıs itibariyle Türkiye’nin önüne koymuştur.

* * *

Türkiye PKK’nın silah bırakmaya zorlanması için Ortadaoğu’da çok avantajlı bir ortam yakalamıştır. Ancak...

PKK köşeye sıkışmıştır ama Apo’nun ifadelerinde de yer aldığı gibi bilmektedir ki:

ABD, PKK’yı Kuzey Irak’tan silah (zor) kullanarak çıkarmak niyetinde asla değildir.

Obama, ABD halkına Irak’tan asker çıkarmak, daha az ABD gencinin ölmesini sağlamak vaadinde bulunmuştur. ABD kendisine yeni bir savaş cephesi açmayacaktır.

Bu durumda Türkiye’nin PKK’yı silah bırakmaya “ikna etmesi” gerekmektedir.

Lütfen kimse kendisini kandırmasın. En insani duruşla “Kürt açılımı” “her iki tarafta da anaların ağlamasına engel olmayı” hedefliyorsa, temel amaç “savaşa son vermek” ise; ikna edilmesi gereken esas unsur elinde silah tutandır.

Bu unsur da PKK’dır, onun üzerinde en fazla etkiye sahip kişi olarak da Apo’dur. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti doğrudan bu unsurlarla pazarlık edemez, ama PKK’nın TBMM’deki seçilmiş siyasi kanadı (DTP) üzerinden görüşmesi bir mecburiyettir.

* * *

Ağzımızda laf gevelemeyelim:

1) Geniş kapsamlı af,

2) Yerel yönetimlere özerklik,

3) Kürt kimliğinin şu veya bu sözlerle anayasal güvenceye alınması,

4) Kürtçenin bir şekilde MEB programlarına konulması meselelerinde hükümet ile hem Türk muhalefet, hem Kürt muhalefet ortak bir noktaya gelemez ise:

i) hem Türkiye geniş anlamda ikna olmaz,

ii) hem de PKK silah bırakmaz.

Demiyorum ki, DTP üzerinden nakledilen/edilecek taleplerin aynen kabul edilmesi şarttır. Ancak yukarıdaki takdim ettiğim dört başlıkta TBMM’de uzlaşma sağlanamaz ise: i) ne ortak vicdanlar tatmin olur, ii) ne terör biter, iii) ne çocuklarımızın akan kanı durur, iv) ne de uzun vadeli barış sağlanır.

* * *

Evet, tarihi fırsat önümüzdedir.

Evet, uluslararası konjonktür lehimizedir.

Ancak yürütme erki bir an evvel siyasi riski yüklenip, tarafları ortak bir paydada uzlaştırmak amacıyla elinde somut öneriler paketi ile harekete geçmek zorundadır.

Yüzleşmemiz gereken gerçek maalesef PKK’nın silahı bırakmaya razı olmasıdır.

Ama tarihi fırsat ne kadar aleyhine dönmüş olursa olsun, kendince anlamlı uzlaşma noktaları yakalamadan PKK silah bırakırsa tümden biter.

Hem Türk, hem Kürt muhalefetini aynı anda ikna etmek için öneriler paketi hazırlamak ve bu taslağı savunmak hükümetin görevidir.

Bunun için de önce siyasi risk almak gerekiyor.

Bunu da ancak mangal gibi yürekli insanlar becerebilir.

Bugüne dek ne Demirel, ne Çiller, ne Yılmaz, hatta ne de Turgut Özal bu yüreği gösteremediler.

Bakalım bu kez ne olacak?

CHP, MHP, DTP ve dahi TSK’yı ortak bir paydada toplayacak hükümete ben sadece şapka çıkarırım! 

X