Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ‘Siyasi koşullu’ kredi gerginliği

    Hürriyet Haber
    03 Ekim 2003 - 01:49Son Güncelleme : 03 Ekim 2003 - 01:49

    Meclis'in açılış resepsiyonunda TSK komuta kademesinin 8.5 milyar dolarlık kredi konusunda gösterdikleri tepki, hükümet-asker gerginliğini su yüzüne çıkardı. Başbakan Erdoğan, dün bu konuda sorularla karşılaşınca sinirlendi, Irak konusuyla kredinin birbirinden çok farklı olduğunu savundu.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ve komutanların hükümetin ABD ile anlaştığı ‘siyasi koşullu’ 8.5 milyar dolarlık kredi konusunda ‘‘Bize bir şey sorulmadı. Konuyu gazetelerden öğrendik’’ tepkisini göstermesi, hükümet ile asker arasında yeni bir gerginliği ortaya çıkardı.

    Meclis'in açılış resepsiyona katılan Orgeneral Özkök, 3 kuvvet komutanı ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, MGK Genel Sekreteri Orgeneral Şükrü Sarıışık, Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Sabri Demirezen gazetecilere, ‘siyasi koşullu’ ekonomik anlaşma konusunda kendilerine danışılmadığını ve içeriğinden habersiz olduklarını bildirdiler. TSK'nın komuta kademesi hükümetin kendilerine bilgi vermediğini belirtirken, anlaşmayı ve hükümlerini medyadadan öğrendiklerini de net ifadelerle dile getirdiler. ‘‘Ekonomik anlaşmaya siyasi koşul konulması doğru değil’’ tepkisini de seslendiren komutanların bu sözlerinden birkaç dakika sonra Devlet Bakanı Ali Babacan gazetecilere aynı konuda biri ‘geren’, biri ‘yumuşatan’ iki açıklama yaptı.

    BABACAN'DAN ÖNCE TEPKİ

    Babacan
    gazetecilerin Genelkurmay Başkanı ve komutanların tepkisini hatırlatmaları üzerine, koşullu kredinin sanki sırmış gibi konuşulmasına şaşırdığını belirtti. Babacan ‘‘Başkan Bush'un onayıyla bu kredi anlaşması ABD Kongresi'nin sitesinde 16 Nisan'dan beri yayınlanıyor. Aylardır herkes uyuyor, şimdi ne oldu diye uyanıyor’’ tepkisini de gösterdi. Ancak Babacan ardından, ‘‘ABD kredisini işimize gelirse kullanırız, gelmezse kullanmayız’’ diyerek, kredinin vazgeçilmez olmadığını da vurguladı.

    ERDOĞAN'DAN TEPKİ

    Başbakan Erdoğan da, dün konuk Çek Cumhuriyeti Başbakanı Vladimir Spidla ile başbaşa görüştükten sonra düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilerin ‘kredi gerginliği’ konusunda sorularına da hedef oldu. Erdoğan Spidla'ya AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen'in Kıbrıs ile ilgili soruya ve daha sonra kendisine yöneltilen ABD kredisine ilişkin sorularına sert karşılıklar verdi. Erdoğan bir gazetecinin, ‘‘Genelkurmay Başkanı 8.5 milyar dolarlık kredide Kuzey Irak şartından haberinin olmadığını söyledi. Yürürlüğe girdiğinde, ABD, Kuzey Irak'taki askeri varlığımızı çekmemizi isterse ne yapacaksınız? Eğer bu anlaşma bu maddeden dolayı uygulanmayacaksa neden imzalandı’’ sorusuna sinirlenerek, şu yanıtı verdi:

    ‘‘Konulara vakıf olarak soru sorun. Bir defa bir soru yok. Bir defa Verhaugen ile Dışişleri Bakanımız arasında geçmiş bir konuşma yok. Neyi nereden çıkartıyorsunuz belli değil’’ dedi.

    Kredi ve Irak farklı konular

    Başbakan Erdoğan 8.5 milyar dolarlık kredi ile Irak konusunun farklı olduğunu savunarak, asker gönderme ile bağlantısı olmadığını protokol içinde de yer aldığını kaydetti. Erdoğan, şunları söyledi:

    ‘‘Bir diğer konu ise ABD'nin Türkiye ile Irak'taki müşterek çalışması sizin sorduğunuz soruyla alakalı bir olay değil. Şu anda bizim insani yardım bazında yaptığımız bütün gayretler bu müşterek çalışmanın neticesidir. Olaya buradan girip bakmıyorsunuz da, niye oradan bakıyorsunuz. Kaldı ki, defaatla söylediğimiz bir şey var; Biz ne 1 milyar dolarlık krediye dayalı olarak bir bütçe yaptık, ne 8.5 milyar dolarlık kredinin hibe şeklinde verilmesine dayalı bütçe yaptık. Böyle bir endişemiz, sıkıntımız yok ki. Bunu bu şekilde sormanız ve ülkede adeta ekonomimiz sanki 8.5 milyar dolarla bağlantılıymış gibi bu hale getirmek, bunlar yanlış şeyler.’’

    EKONOMİ AYAKLARI ÜZERİNDE


    Türk ekonomisinin kendi ayakları üzerinde durduğunu ve yürüdüğünü vurgulayan Erdoğan, bu haberlerin spekülatif ve sürekli olarak üretilen haberler olduğunu söyledi. Erdoğan, ‘‘Bunun bedelini ülkeye ödetmeye de kimsenin hakkı yoktur’’ dedi.

    KIBRIS TEPKİSİ

    Çek Cumhuriyeti Başbakanı Vladimir Spidla, Kıbrıs sorununu çözümünden yana olduklarını ve Kofi Annan'ın önerilerine saygı duyduklarını belirtti. Erdoğan da Türkiye'nin Kıbrıs ile ilgili tavrının belli olduğunu ifade ederek, ‘‘Niçin bunu gündeme getirmek suretiyle farklı yerlere yardımcı olmaya çalışırsınız bunu anlamak mümkün değil’’ diye konuştu.

    Erdoğanlar’dan BJK jesti

    Başbakan Tayyip Erdoğan Ankara'da resmi temaslarda bulunan Çek Cumhuriyeti Başbakanı Vladimir Spidla onuruna Başbakanlık Konutu'nda dün bir öğle yemeği verdi. Eşli verilen yemeğe Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile bazı bakanların türbanlı eşleri de katıldı. Erdoğanlar Beşiktaş'ın Avrupa zaferini unutmamışlardı. Emine Hanım siyah beyaz türban, Tayyip Erdoğan da aynı renkleri taşıyan bir kravat seçmişti. Beşiktaş konuşulmadı ama Erdoğanlar'ın mesajı yerine ulaştı.

    CHP’den Yüce Divan uyarısı

    CHP, Türkiye'nin Kuzey Irak'a asker sokmaması koşuluyla ABD ile imzaladığı 8.5 milyar dolarlık kredi anlaşmasının peşini bırakmıyor. CHP yönetimi, bu anlaşmanın ‘‘TBMM'nin onayına sunmamasının sonu Yüce Divan'da bitecek bir Anayasa suçu olacağı’’ uyarısında bulundu.

    ÖNERGE YAĞDI

    CHP'li milletvekilleri, dün ABD ile imzalanan anlaşma hakkında soru önergesi yağdırdı. Onur Öymen, Türkan Miçooğulları ve Ensar Öğüt TBMM'ye ayrı ayrı verdikleri soru önergelerinde Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'den anlaşma hakkında bilgi istediler.

    İstanbul Milletvekili Onur Öymen, CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç'la düzenlediği basın toplantısında, bu anlaşmanın AKP iktidarının şimdiye kadar yaptığı en büyük hata olduğunu öne sürdü. Öymen, ‘‘Anayasaya göre bu anlaşmanın Meclis onayına getirilmesi gerekir. Getirmezlerse bu Anayasa suçu olur ve sonu Yüce Divan'dır’’ dedi.

    BÖYLE ANLAŞMA OLMAZ

    Öymen,
    hükümetin ABD ile imzaladığı anlaşmayı kamuoyu ve Meclis'ten gizlediğini bildirdi. Öymen, siyasi hükümler içeren anlaşmaların Meclis onayına sunulmasının Anayasa gereği olduğunu söyledi. CHP olarak Hazine'den Sorumlu Devlet Bakanlığı'na başvurarak imzalanan anlaşmanın metnini istediklerini ancak alamadıklarını söyleyen Öymen, ‘‘Niçin hükümet Kuzey Irak'a gerekirse asker sokma hakkından vazgeçiyor? Yıllarca Dışişleri'nde görev yaptım, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir anlaşma bulunmuyor. Hiçbir ciddi ülke de böyle bir anlaşmaya imza atmaz’’ dedi. Öymen, Batı ülkelerinde böyle bir anlaşmayı imzalayan bakanın ertesi gün istifa etmek zorunda kalacağını söyledi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı