Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Siyasi karikatür öldü mü?

    Hürriyet Haber
    11.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 11.07.2001 - 00:01

    İlhan Selçuk, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki Pencere adlı köşe yazılarından birinde, ‘siyasi karikatürün medyadan kovulduğunu’ yazdı ve ‘‘artık gazetelerde karikatür değil vinyet var,’’ dedi. Gerçekten öyle mi? Karikatüristlere sorduk. ‘‘İlhan Selçuk doğru söylüyor’’ diyen de oldu, ‘‘yanlış’’ da. İşte karikatüristlerin söyledikleri. Karikatür vinyet değildir...Karikatür basın tarihinde demokrasiyle eşzamanlıdır; gazetelerin en vurucu silahıdır; kimi zaman koca bir makaleden, başyazıdan, fıkradan daha çok şeyi olağanüstü çizgi gücüyle dile getirir.İnsan zekásının beyaz káğıt üzerine siyah çizgiyle dökümüdür. Karikatür, vinyet diğildir. (...)Eskiden Babıáli'de karikatürcü el üstünde tutulurdu, gazetelerin gözdesiydi, siyasal hicvin çizgi ustaları birbirleriyle yarışırlardı.Sonra ne oldu?. Siyasi karikatür medyadan kovuldu..Artık gazetelerde karikatür yok! Vinyet var.Gazetenin genel politikasını destekleyen güdümlü haberi süsyelen renkli pul gibi vinyet. Karikatürcüden korkuluyor.Peki, kim korkuyor karikatürcüden?..Eskiden siyasal iktidarlar karikatürcüden korkarlardı..Ne var ki artık siyasal iktidarın tasası yok, çünkü medya patronlarıyla her zaman parasal pazarlık gücünü elinde tutuyor. Karikatürcüyü zaptu rapta alarak karikatürü vinyetleştiren, medyanın yeni düzenidir; yalnız köşe yazılarını değil, çizgiyi de siyasal hicvin amansız oklarından arındırmak için gerekli olan yapıldı. Siyasal karikatür medyadan kovuldu.Ölen karikatür değil siyasetKarikatürün hiçbir çeşidinin ölmesi mümkün değil. Sadece siyaset bu kadar ayağa düşünce sanıyorum siyasi karikatür de biraz değer yitirdi. Bu adamlar için artık çizseniz ne olacak, çizmeseniz ne olacak? Siyasi karitür medyada hálá var. Bizim gazetede üç tane çizer var. Sabah'ta Milliyet'te de var. Cumhuriyet'te de 4 karikatürcü politik karikatür yapıyor. Dergilerde de çizerler var.Bu önce bana haksızlık‘Siyasal karikatür medyadan kovuldu, öldü’ görüşüne ben katılmıyorum. Bu her şeyden önce bana haksızlık. 12 yıldır çiziyorum, yorum yapıyorum. Köşe yazısına nasıl karışılmıyorsa, bana da karışmıyorlar. ‘Şunu söyle yapsan, çizsen iyi olur’ bile demiyorlar. Bizim gazete Sabah ve Hürriyet de öyle, marjinal değil. Ben çizerken kendi görüşlerimi, okuyucumu düşünüyorum. Kendi fikirlerimi yansıtan, en iyi karikatürü çizmeye çalışıyorum. Karikatür bence esas şimdi varKarikatür bence Oğuz Aral'dan itibaren, esas şimdi var. Oğuz Aral'dan önceki kuşak, vinyet yapıyordu. Oğuz Aral, halkın sevdiği karikatürü getirdi. Gırgır Dergisi'ndeki karikatürlerle, karikatürü tanıdı, sevdi. Siyasi karikatürden söz ediyorsak, Cemal Nadir, Ramiz gibi büyük ustalardan Oğuz Aral'a kadar olan dönemde, hakikaten bir vinyet yapıldı. Oğuz Aral'dan sonra da herkesin, milyonlarca insanın benimsediği karikatür, tekrar Türkiye'ye geldi. Eski karikatür işlevsiz kaldıSiyasal karikatürün medayadan kovulduğunu sanmıyorum ama etkisizleştiği kesin. Sert bir siyasi kavga görülmüyor. Siyasi görüşler birbirine çok yaklaştı. İşlevsiz kalan, eski anlayıştaki siyasi karikatürdür. Ama birbirine yaklaşan siyasi görüşlerin eleştirisi de şiddetle gerekiyor. İki kutuplu dünyanın tek kutuplu olmasıyla, o günkü çatışmanın beklediği siyasi karikatürün işlevi eskisi gibi güçlü değil. Politikacılar söylem ve davranışlarıyla baştan aşağı mizah haline geldiklerinde karikatürcüye doğrusu daha az iş düşmeye başlıyor. Mizahçının işini artık politikacılar daha iyi yapıyorlar.İlhan Bey bu otosansürü bilirBen karikatürün vinyetleştiği veya siyasal karikatürün gazetelerden kovulduğunu ‘kendi adıma’ düşünmüyorum. Gazetelerin tabii ki bir politikası var. Ama bu sadece çizeri değil, köşeyazarını ve muhabiri de içine alan bir politikadır. İlhan Bey karikatürcü olmasa da, köşe yazarı olarak bu otosansürü bilir sanıyorum. Karikatürün sınırlarını çizmek zordur. Karikatür sorgulayıcı olduğu kadar uçucu ve kaçıcıdır. Krikatür hatta vinyet ciddi bir iştir. Kapıdan kovulsa bacadan içeri sızar, girer. Kovulmadı, etkisi azaldıSiyasi karikatürün medyadan kovulması söz konusu değil, sadece etkisi, eskisi kadar değil. İlhan Bey'in söylediklerine tabii ki katılıyorum ama bunu bugüne endekslemek de yanlış. Karikatür varolduğundan beri siyasal iktidar karikatürden çekinmiştir. Karikütür kendi içinde bir saldırı sanatı. Eğer alternatifi olmayan bir iktidar varsa, iktidarın neresine saldıracaksın? Bunu bugün Cumhuriyet Gazetesi de yapamıyor. Cumhuriyet her gün, bugünkü siyasal iktidara yüklenebiliyor mu? Türkiye kabuk değiştirecek, yeni siyasi yüzler gelecek, o zaman karikatür de rahatlayacak. İlhan Selçuk çok haklıSemih Balcıoğlu: İlhan Selçuk'a katılıyorum. Basın artık siyasi karikatüre yer vermek istemiyor. Bunu ağır bir eleştiri olarak kabul ediyor. Oysa karikatürün yaptığı eleştiri kötü niyetli değil, iyi niyetlidir. Olumlu şeylerin olmasını ister. Bundan on yıl öncesini ben de özlüyorum. Artık basında yer alan karikatürlerin boyutlarının bile küçültüldüğünü görüyoruz. Nedense eleştiri dozu da hafifletildi.Semih Poroy: İlhan Selçuk'un sözü edilen yazısındaki ana düşünce tümüyle katıldığım, değişik yerlerde benzer biçimlerde dile getirdiğim bir durumun süzme anlatımıdır. Editoryal karikatür neredeyse vinyete indirildi. Gazete yönetimleri ne hikmetse 'soft karikatür' ister oldular. Karikatürcünün - eğer varsa - temel görevi, hiç kimsenin hoşuna gitmemek olmalıdır. Pazar eğlenceliği türünden bir editoryal karikatür, başlıbaşına kendisi, karikatürün konusu olur.Bedri Koraman: Siyasi karikatürün medyadan kovulduğunu İlhan Selçuk en güzel şekliyle anlattı. Yazısına ben de imzamı atarım. Oldukça da yumuşak bir dille anlattı. Daha sert anlatsaydı ona da imzamı atardım. Kendisini de arayarak tebrik ettim. Söylediklerinin hepsinin doğru olduğunu içinde yaşarak biliyorum.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı