Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Siyasette samimiyet aranıyor

İsmet SOLAK

İki günlük memur eylemleri, siyasette samimiyet öğesini ve önemini gözler önüne serdi. Siyaset adamlarımız muhalefette başka şey savunuyor, iktidarda tam tersini uyguluyorlar.

İşte Tansu Çiller... İşte Mesut Yılmaz! Ne fark kaldı aralarında? Memur olayında al birini, vur diğerine! Başbakanken memurlara yıllık sıfır artışı reva gören Çiller, şimdi hızlı memur yanlısı oldu (!) Her gün demeç veriyor. Mesut Bey farklı mı? ‘‘Memuru enflasyona ezdirmeyiz’’ diyordu; enflasyon yüzde 100, memur zammı yüzde 30... Buyrun tutarlı siyaseti, yanından yakın! İkisi de Refah oyları için ödün üstüne ödün veriyorlar.

Ya soldakiler? Sağı bıraktılar, birbirlerini yiyorlar. Ecevit, iki yıl önce Anayasa değişikliği yapılırken, memurlara grevli-sözleşmeli sendikal haklar sağlanması için adeta çırpınmıştı. Şimdi grevsiz tasarıyı savunuyor. ‘‘Anayasa greve izin vermiyor’’ deyip tasarıyı geri çekeceğine, ‘‘Memurlar tepkide geç kaldı’’ diyor. Memurlar da polisten bir güzel dayak yiyor!

Peki, CHP muradına mı eriyor? Elimde, CHP lideri Deniz Baykal ile 39 CHP arkadaşının imzalayıp TBMM Başkanı'na sunduğu yasa teklifi var. Tanımlar, taraflar, kapsam, görüşme gündemi ile mutabakat metni Meclis'te engel olmaya çalıştıkları tasarıyla tıpatıp aynı. Deniz Bey, iki yıl önce bitik Çiller'i kuyudan çıkarmıştı. Yine ortak hareket ve Fazilet destekli hükümet önerisi ile serum takmaya yardım ediyor. Ne diyelim? Yakışır!

* * *

Samimiyetsizlik diz boyu... Bu manzara, milletvekillerini huzursuz ve tedirgin ediyor. Kuliste sessiz arayışlar var. Kararsız seçmen yüzde 45'i buldu, Meclis'in yarısı da yeni oluşum'u bekliyor. Neyin ne olacağını kimse bilmiyor. Durum sağda da böyle, solda da. En yoğun arayış DYP'de. Partiden ayrılanları geri çağırıp, ‘‘Gelin, parti hepimizin. Ne gerekirse içerde yapalım’’ diyorlar.

Hafta içinde bunlardan birine kulak misafiri oldum. Cavit Çağlar'ın çevresi yine doluydu. AP mirası olan Halit Dağlı, ‘‘Biz seninle nerelerden geçtik geliyoruz Cavit’’ dedi. Çağlar'ın, ‘‘Bizler mebusluk sıramızı savdık Halit, başka yerlerde de siyaset yapamayız’’ sözleri ortamı duygulandırdı. Dağlı, ‘‘Bulunduğumuz yerlerde daha çok sular akar kardaş, yine birlikte devam ederiz. Sensiz politika düşünemeyiz’’ dedi gülerek. Necmi Hoşver, ‘‘İşte takım bu’’ diyerek geldi, ‘‘Bu Çağlar bizden hiç kopmadı ki! Partiyi büyütmek için Cavit gibi tabanın sevdiği arkadaşlar olmalı’’ diye ekledi.

* * *

İdare Amiri Mahmut Duyan, ‘‘Biz partiye sizleri severek geldik abi’’ dedi. Faris Özdemir, ‘‘Abi biz seni seviyoruz’’ diyerek aynı frekansta konuşurken Cemil Erhan, ‘‘Bizi sen çağırdın geldik. Şimdi seni biz mi çağıracağız Sayın Bakan?’’ diye sordu. Mehmet Ali Yavuz, ‘‘Konya'da halk sizi soruyor, DYP için çimento diyen, aleyhte konuşmayan Çağlar niçin ayrı diyorlar’’ mesajını getirdi. Mehmet Sağlam, ‘‘Bizi getirdiniz, siz gittiniz olur mu?’’ derken, Esat Kıratlıoğlu, ‘‘Cavit bizim canımız’’ diye üsteledi.

Eski Devlet Bakanı Bahattin Şeker, gruptaki konuşmasını hatırlatarak, ‘‘Eski arkadaşlarımızı ve abilerimizi partiye davette haklı çıktım. Rejim tehlikeye giriyor, Cavit abi sembol isimdir’’ diye sohbete katıldı. Bayar Ökten, ‘‘Ayıranlar utansın abi, bu parti bizim’’ diye bastırdı. Diğer kulise yürürken Vali Andaç Durak, ‘‘Patron bir emrin, isteğin var mı?’’ diye sordu.

Bu, tanık olduğum olaylardan sadece biri... Dahası da var!













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI