"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Siyasette bazen her şey birkaç saate sıkışır


 

BİR şey öğrendim ki...
Siyasette bir hafta uzun bir süredir, hem de çok uzun...
Hatta bazen 24 saate öyle şeyler sığar ki, şaşarsınız. Yıllarca koşarsınız, istersiniz, hayal edersiniz olmaz; ama o bir güne, birkaç saate her şey sıkışır. Siyaset böyledir.
Rüzgarın ne zaman, nereden eseceğini bilemezsiniz.
Dengeler, şartlar, konjonktür, stratejiler; olaylar, insanlar...
Ve bütün bunların ötesinde hiç hesap edemeyeceğiniz gelişmeler...
Siyasette yürüyüşünüzü, planlarınızı, isteklerinizi bir anda başka bir yöne çevirebilir.
Dün “Hayır...” dediğinize, bugün “Evet...” diyebilirsiniz.
Dün “Olmaz...” dediğinize, bugün “Olabilir...” diyebilirsiniz.
Siyasilerimiz genelde ağızlarından çıkana dikkat etmiyor, bazen kendilerini bağlayan, kendilerini aşan sözler veriyor.
Örnek çok...
Siyaset literatürümüzün en fazla tartışılan o meşhur, “Dün dündür, bugün bugündür” sözü bile bazen sizi kurtaramaz.
Dün söylediğiniz, dün yaptığınız; bugün önünüze gelir, yarını da ipotek altına alır.
Siyasilerimiz aslında buna dikkat etmez; dünü hesaba katmaz, bugünü kurtarmanın, gelecek için en iyi strateji olduğunu düşünür.
Elbette yanılıyorlar.
Çünkü hiçbir şey unutulmuyor, yıllar geçse de o söylenmiş sözler, o çekilmiş görüntüler, fotoğraflar teknoloji sayesinde önünüze getiriliyor.
Söylenmiş sözden kaçamıyor, yaptığınızı inkar edemiyorsunuz.
Siz siz olun; siyasette bir haftanın, bir günün, bazen de birkaç saatin bile uzun olduğunu unutmayın.

Binali Yıldırım aday olur mu?

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile sohbet ediyorduk. Biraz İzmir’i konuştuk, biraz projeleri, biraz da Türkiye’nin genel gidişatını... İster istemez söz, son dönemde en fazla konuşulan “İzmir Büyükşehir adaylığıyla” ilgili konuya geldi.
Binali Yıldırım’ı uzun zamandır tanıyorum ama İzmir milletvekili adaylığı sırasında çok daha fazla sohbet etme, birlikte vakit geçirme imkanımız oldu.
Şunu söylemeliyim.
Binali Bey’in, Türkiye’nin klasik siyasetçi profilinden farklı bir çizgisi var. Söyledikleriyle değil, yaptıklarıyla öne çıkmak isteyen biri... Projeleri konuşmayı tercih ediyor, böyle olunca da çözüm odaklı davranıyor. Önünde uyulması gereken hep bir takvim var.
Dün söylemiş olduğu sözün hesabını vermeyi seviyor, bu yüzden de ihtiyatlı konuşuyor.
İzmir Büyükşehir adaylığı için de aynı tavırda...
Daha çok zaman olduğunu söylüyor. Türkiye’deki dengelerin, parti içi stratejilerin değişebileceğini hesaba katıyor.
Daha şimdiden kendini bağlayacak bir sözün altına imza atmak istemiyor.
Dediğim gibi siyasette bir haftada çok şeyin değiştiğini yaşayarak, gözlemleyerek bugünlere gelmiş bir siyasetçi...
Şu net gözüküyor ki...
İzmir’e ısınmış, İzmir’i benimsemiş, İzmir’in sorunlarına hakim olmuş, kafasında planları var.
Ve İzmir’in bu ülkenin en önemli lokomotiflerinden biri olduğunu çok iyi biliyor.
Tanıdığımız Binali Yıldırım, son dakikaya kadar rengini belli etmez, “Adayım...” demez...
Ama...
“İzmir’in belediye başkanlığına layık görülmek benim için başkanlıktan daha önemli. Bu onur bana yeter” diyerek, İzmir’le ilgili düşüncelerini bu kadar net özetler.

Aziz Kocaoğlu “Devam” diyecek mi?

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Operasyon Büyükşehir’e çok zaman kaybettirdi” diyor. Birkaç gün önce de ekibine, “Hazırlanın, bayramdan sonra çok çalışacağız” mesajını vermişti. Operasyonların başkanı ne kadar çok etkilediğini biz gazeteciler olarak çok yakından biliyoruz. Ama son mesajlar ve uyarılar gösteriyor ki, Kocaoğlu, İzmir kamuoyuna bundan böyle daha fazla mesajlar verecek. Ve daha çok projeyi masaya koyacak.
Bu yaz sıcak geçti; ağustosu yarıladık, eylül de okul telaşı ve tatil sonrası adaptasyonla geçer. Ama ekim ayından itibaren Türkiye siyaseti, özellikle de yerel seçimleri daha fazla konuşmaya başlar. Siyasette söz ağızdan çıktı mı, geri dönüşü zordur.
Başbakan Erdoğan, “Yerel seçimleri 2013’ün sonunda yapabiliriz” demişti. Bu bir anayasa değişikliği gerektirir, merak etmeyin Meclis açılır açılmaz bu konu netleşir ve biz “Kim aday olacak?” sorusuna cevap aramaya başlarız.
Şu bir gerçek ki; herkesin gözü yine İzmir’de olacak, herkesin ilk merak ettiği Aziz Kocaoğlu’nun ne yapacağı olacak...
İzmir’in seçim stratejisini belirleyecek kişi de Kocaoğlu olacak.
Kocaoğlu’nun düşüncesi ya da CHP’nin Kocaoğlu’nun adaylığı konusundaki tavrı netleşmeden, İzmir’deki siyasetin falına bakmak yanlış olacaktır.
Kocaoğlu’nun, “Çok çalışacağız” mesajını bakalım İzmir kamuoyu nasıl yorumlayacak.

Geçmiş olsun komşu

Adalar o kadar yakın ki bize... Sadece fiziki yakınlıktan bahsetmiyorum, gönüllerimiz de yakın... Sakız’da ya Çeşme’de, Kos’ta ya da Bodrum’da, Ayvalık’ta ya da Midilli’de, Kuşadası’nda ya da Samos’ta olmanız fark etmiyor. Hep tanıdık, hep bildik... Siyasetin gölgesi biraz kalkınca, siyasetin dayatmaları biraz azaldıkça, adalarla Türk kıyıları yine eskisi gibi oldu. Artık Türkler adalarda, Yunanlılar bizim kıyılarımızda... O yüzden Çeşme’den Sakız’ın beşte birini yutan o alevleri gördükçe, izledikçe içim yandı. Alevler yükseldikçe benim ruhum daraldı, içim içime sığmadı. Geçmiş olsun komşu, geçmiş olsun...

X