Siyasetin gölgesinde

ZEYNEL BALCI - PİYASALAR
16.08.2015 - 11:09 | Son Güncelleme:

Son dönemlerde piyasaların gözü siyasi gelişmelerin üzerinde. AKP-CHP görüşmesinden sonuç çıkmayınca piyasalar pazartesi günkü Davutoğlu-Bahçeli görüşmesine odaklandı.

Siyaset son dönemde piyasaların öncelikli gündemi. CHP’li koalisyon olmayınca piyasalarda gerilim arttı. Şimdi piyasalar MHP’li koalisyon veya erken seçim ikileminde. Bu aşamada erken seçim daha kuvvetli gibi görülüyor. Erken seçim olasılığı belli ölçüde fiyatlansa da belirsizlik içerdiği için olumsuz etkileri devam edecektir. Ancak MHP’li bir koalisyon hükümeti ise piyasaların toparlanmasına ve tansiyonun düşmesine yardımcı olabilir. Bu açıdan pazartesi günkü Davutoğlu-Bahçeli görüşmesi önemli. Dış piyasalardaki zayıflama, Çin’den ardı ardına gelen devalüasyon haberlerinin yansımalarıyla 18 Ağustos’ta yapılacak merkez bankası toplantısı ve faiz kararı yakından izlenecek diğer gelişmeler. Siyaset bir süre daha piyasalar üzerinde belirleyici olmaya devam edebilir.


DESTEKLER TEST EDİLDİ
Borsa kısa ve orta dönem için önemli görülen 76.000-75.000 destek seviyelerini teset ettikten sonra tepki alımlarıyla karşılaştı. Tepki çıkışının ilk direnç noktaları 80.000-81.000 seviyelerinde. Çıkışın devamı için 81.000 seviyesinin geçilmesi gerekecek. Bu güç henüz oluşmuş değil. 75.000 seviyesinin altında gelinmesi ise düşüş trendinin devamı demek. Satış baskısı korunmakla birlikte destek seviyelerinde tepki alımlarının görüldüğü, ancak direnç seviyelerinin geçilmekte zorlanıldığı bir piyasa görülebilir.

Dolar/TL paritesinde çıkış trendi devam ediyor. Kısa dönem için 2.85 ve 2.90 direnç seviyeleri önemli görülürken bu seviyelerde kâr satışları gelebilir. 2.90 seviyesinin geçilmesi durumunda ise orta ve uzun dönemli hedefler gündeme gelecektir. İlk destekler ise 2.81 ve 2.79 seviyelerinde. 2.79 seviyesinin üzerinde çıkış trendinin devamı beklenebilir. Direnç seviyelerinde kâr satışları görülse de çıkış hareketi gücünü koruyabilir.


ALTIN PARLIYOR
Altın fiyatlarında son günlerde yükseliş var. Çin’in Yuan’da art arda üç kez devalüasyona gitmesi Altındaki tepki yükselişine katkı yaptı. Son dönemde zayıflayan ekonomik büyümesine tekrar ivme kazandırmak için Çin’in Yuan’da devalüasyona gitmesi Altına yaradı denebilir. Çin bilindiği üzere aynı zamanda dünyanın en önemli altın ithalatçılarından biri. Çin’in devalüasyona devam etmesi bir süredir dillendirilen kur savaşlarını tekrar gündeme getirirse Altının “Güvenli liman” olma özelliği tekrar hatırlanabilir. Her ne kadar FED’in faiz artırım beklentisiyle dolar değerlense de bu gelişme söz konusu olursa 2011 yılından bu yana düşüş trendindeki altın fiyatlarını biraz daha yukarı çekebilir. Şimdilik bunu varsayım olarak değerlendirmek gerekir. Altın piyasaların en önemli yatırım araçlarından biri. “Ticaret durmaz” diye eski bir tüccar sözü var. Fiyatı düşünce alıcı gelmesini olağan karşılamak gerekir.

Siyasetin gölgesinde

Tepki çıkışı henüz güçlü görülmüyor


TEPKİ alımlarına rağmen düşüş trendi sürüyor. İlk destekler 1.100 ve 1.087 olarak görülürken dirençler 1.130 ve 1.175 seviyelerinde. Düşüş trendinin kırılması için 1.175 seviyesinin geçilmesi gerekecek. 1.087 seviyesinin altına gelinmesi durumunda ise düşüş trendinin devamı beklenebilir.

Siyasetin gölgesinde

KUR ETKİSİYLE DAHA GÜÇLÜ


ALTIN (Gram/TL) fiyatlarında tepki çıkışı kurun etkisiyle altının Ons/Dolar fiyatına göre biraz daha güçlü. Tepki çıkışının devamı için 102.00’ın üzerinde kalınması önemli. Sonraki dirençler 105.00-106.00 ve 11.2.00 seviyelerinde. İlk destekler ise 100.00-99.00 ve 96.50 seviyelerinde.


Türkiye’nin CDS oranları bu yılın en yükseğinde


ÜLKELERİN risk durumunu gösteren önemli göstergelerden biri de CDS oranları. Geçen hafta Türkiye’nin 5 yıllık CDS oranları 260 seviyesini görerek, bu yılın hatta 2014 Mart ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. CDS oranları yabancı bakışını göstermesi açısından önemli. Seçim sonrası ortaya çıkan belirsizlik, artan terör olayları ve FED’in faiz artırım baskısı nedeniyle gelişen piyasalardaki zayıflık risk primlerine yansımış görülüyor. Daha önce bu sayfalarda yer verdiğimiz tablo ve grafiklerde, CDS’ler yükselirken döviz kurları ve faiz oranlarının yükseldiği, borsanın ise düştüğü, bilinen bir durumdur. Piyasaların yönü konusunda CDS oranlarını izlemeye devam.

Siyasetin gölgesinde

ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırım tarihi tartışılırken Türkiye’ye etkileri nasıl olur sorusuna cevaben gelişmekte olan bazı ülkelerin 2000, 2005 ve 2015 yılı faiz oranlarını karşılaştırdık. Tabloda görüleceği üzere FED faiz oranlarını düşürdükçe diğer ülkelerde de faiz oranı düşmüş. FED faiz artırsa Türkiye’nin de içinde bulunduğu ülkelerde faiz artışını doğal karşılamak gerekir. Tabloda Türkiye’ye ait 2000 yılına faiz yüzde 20 görülse de krizin yaşandığı 2001 yılı Ocak ayında Merkez Bankası faiz oranları yüzde 140 seviyelerini görmüştü.


YUKARIDA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR, YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı