Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Siyaset rezaleti

Emin ÇÖLAŞAN

Ben yıllardan beri bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak, yıllardan beri gazetecilik yapan bir kimse olarak rezilliğin, komedinin, kepazeliğin böylesini görmedim ve duymadım.

Milyonlarca insanımız da aynı durumda.

Demokrasi işte bu adamlar yüzünden yara alıyor ve saygınlığını yitiriyor.

Meclis bu adamlar yüzünden yıpranıyor.

Birkaç hafta öncesine kadar parti genel başkanlarının kulu kölesi olan bu adamlar, milletin bu ‘‘vekilleri’’, kendi çıkarları zedelendiği anda imza toplayıp Meclis'i toplantıya çağırdılar!

Oysa geçtiğimiz temmuz ayında ‘‘Seçim yapılsın’’ diye oy kullanan bunlardı. O zaman genel başkanları öyle emir buyurmuştu, hepsi koşup oylarını vermişti.

Hiçbirinin aklına ‘‘Ya ben liste dışı kalırsam’’ diye bir şey gelmiyordu. Hepsinin yeri garantiydi! Bir kez daha seçilecekler ve ‘‘milletin vekili’’ olmanın dayanılmaz avantalarına beş yıl için yeniden kavuşacaklardı!

Ne zaman ki liste dışı kaldılar, ya da paylarına düşen yeri beğenmediler, yaygaraya başladılar...

Ve imza toplayıp Meclis'i toplantıya çağırdılar!

Göstermelik amaçları da son derece kutsaldı!

‘‘Türkiye zor bir dönemden geçmektedir. Bazı görüşmelerin yapılması ve bazı yasaların acilen çıkarılması gerekmektedir.’’

Gerçek amaçları ise yeter sayıyı bulup seçimi erteletmekti.

Kendi çıkarları söz konusu olunca, jetonları düşmüştü!

***

Fakat bir süre sonra işin rengi değişti. Bay Erbakan, partisinin içini kaşımaya ve bazı milletvekillerini tahrik etmeye başladı:

‘‘Toplantıya siz de katılın, benim siyasi yasaklı durumumu kaldırın. Hem de seçimi erteletin. Böylece, bundan sonraki seçime ben de katılayım.’’

Bu adama en ufak bir saygı duymuyorum.

Partisinin pek çok bireyi de duymuyor... Çünkü dünyasını tamamen kendi ekseninde kurmuş. Gözü başka hiçbir şeyi görmüyor.

Bugün ne olacak? Salı günkü toplantıda hangi gelişmeler yaşanacak?

Hiçbir şey bilmiyoruz.

Bildiğimiz tek şey, ortada çok büyük bir ayıp var. Bir siyaset rezaleti ile yüz yüzeyiz.

***

Oynanmak istenen oyun açık. Ülke sorunlarını bahane edip Meclis'i toplantıya çağırmak ve sonra -sayıları yeterse- işi karambole getirip milletvekili seçimlerini erteletmek.

Fakat devreye Bay Erbakan girince, Recai beyamcamı minder dışına itip etkisiz duruma getirince, devreye başka bir unsur daha girdi:

Erbakan'ın siyasi yasağını kaldıracak yasa değişikliklerini yapmak!

Meclis toplantısını örgütleyen milletvekilleri arasında laik kimseler de var.

Bunların Erbakan tuzağına nasıl düştüklerini, ya da düşeceklerini, hayretle ve ibretle izleyeceğiz.

Örneğin, imza hareketinin kurmaylarından Mümtaz Soysal'ın ne yapacağını çok merak ediyorum.

***

Adına ‘‘milletvekilliği’’ denilen olay bu kadar çekici ve avantalı olduğu sürece, Meclis çatısı altında biz daha nice kepazelikler, nice utanmazlıklar yaşamaya mahkûmuz.

Milletvekili olmak için yırtınanlara dikkat ediniz. En az yüzde 90'ı avanta peşindedir. Bir kez kutsal çatı altına kapağı atan köşeyi döner. Kazandığı haklar sonsuza kadar geçerlidir.

Bir kez milletvekili oldun mu, istersen Meclis'e hiç gelme, hiçbir işle uğraşma, hiç fark etmez. Sen artık Meclis tarafından bahşedilen avantaların esirisin.

Senin ve ailenin bütün sağlık harcamaları, ömür boyu devlet kesesinden.

Lojman beleş. Artı pek çok olanak senin emrinde.

Maaş, yolluk ve emeklilik vaziyetleri fevkalade kıyak.

***

Sakın zannetmeyin ki şimdi Meclis'i toplantıya çağıranlar ülke sorunlarını düşünüyor, bu açıdan bir şeyler yapmak istiyor!

Hayır! Düşündükleri şu:

‘‘Bir karambol yaratalım, seçimi erteleyelim, milletvekili olmanın dayanılmaz avantalardan bir süre daha yararlanalım.’’

Sonra da devreye Bay Erbakan ve müritleri giriyor, bu kez istikamet değişiyor... Bu şahsın seçilmesi için yasa çıkarılması gündeme geliyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, bugün yapılacak toplantısıyla, birilerinin kişisel ve siyasal çıkarlarına alet edilmek isteniyor.

Utanç verici olaylar yaşıyoruz.

Utanıyoruz, yüzümüz kızarıyor.

Bunun adına demokrasi demek mümkün değil.

Bunlar kendi çıkarları için ülkeyi, demokrasiyi ve kutsal çatıyı yozlaştırıyor.

Birileri bu adamlara ‘‘Dur’’ diyebilmeli.

Kim diyecek bunu?

Yine milletvekillerinden bazıları diyecek. Listede iyi yer kapanlar diyecek!

Ne garip olaydır, listede olmasalardı, bu kez toplantıya çağıran onlar olacaktı!

Şimdi çağıranlar ise karşı çıkacaktı!

Yok yok, bizim bunlara saygımız falan yok. Türkiye bunlara layık değil. Bunlar yasama ve denetleme görevini Türk milleti adına yapacak nitelikte kimseler değil.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI