"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Siyaset için pazar notları

Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım; hiç kuşkusuz en fazla çalışan vekil adayı...

-Geçen gün gazeteyi ziyaret ettiğinde konuştuk. Sabah 8’de başlıyor, gece yarısı 2, 3 gibi çalışmaları ancak bitiriyor. Kalabalık bir danışman ekibiyle çalışıyor. Daha da önemlisi... Binali Yıldırım, İzmir’in sokaklarını keşfediyor. Daha önce birçok kez İzmir’e gelmiş olmasına rağmen bunları çoğu resmi gezilerdi. Şimdi ise İzmir’den çok daha fazla keyif aldığını görüyorum. Hislerim beni yanıltmayacaktır; Binali Bey, birçok İzmirli’den daha İzmirli olacaktır.
-CHP’nin adaylarından Rıza Türmen de; İzmir’e yeni ısınanlardan... Rıza Bey’in İzmir’le ilgili bir bağlantısı yok aslında... Hayatı diplomasiyle, yurtdışında önemli görevlerle geçmiş birisi... Ama diyor ki... “Hayatım boyunca hep İzmirli gibi düşündüm, İzmirliler bana hep yakın geldi...” Ve ekliyor Rıza Türmen; “Siyasete İzmir’ce bir dil geliştirmek gerekir...”
-Rıza Türmen’le ilgili bir not daha... Rıza Türmen’in Erdal İnönü’ye benzerliği çok konuşuluyor. Rıza Türmen geçenlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel’e anlatmış. “Taksiye bindim; taksicinin gözü sürekli aynada ama bir şey soramıyor. Gözlerden anladım ve o sormadan ben söyledim. ‘Erdal İnönü akrabam değil ama kendisini çok severim’...”
-Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve eşi Balçova termali çok seviyor. Seçim sürecinde de orada kalıyor. Son konuşmamızda Bakan Günay dedi ki... “Bizim yazlığımız Antalya’da ama eninde sonunda İzmir’den bir ev edineceğiz galiba...” Günay’a Çeşme’yi de tavsiye ettim. Çünkü Antalya’da ecrimisil yok; bakarsanız Çeşme’de de bundan böyle ecrimisil alınmaz.
-MHP’de Kenan Tanrıkulu seviliyor. Oktay Vural’ın genel merkez için önemli bir isim olduğu konuşuluyor. Ama en fazla gündemde olan isim ise Musavvat Dervişoğlu... Söylemem gerekir. Dervişoğlu’nu sadece teşkilatı değil; diğer partiler de seviyor.
-Adaylar çalışıyor da... “Kim daha fazla çalışkan” diye sorulduğunda; üç isim öne çıkıyor. CHP’de Mehmet Ali Susam, AK Parti’de Binali Yıldırım, MHP’de de Musavvat Dervişoğlu... Sokaktaki vatandaşa göre İzmir’de seçimin yıldızları işte bu üç isim...
-Kabul; seçim afişleri, bayrakları büyük bir çevre kirliliği yaratıyor ama... Olmayınca da; insan kendini seçim havasında hissetmiyor. Hangisi iyi bir türlü karar veremedim.
-Hangi partinin il başkanıyla konuşsam; kafam daha da karışıyor. AK Parti İl Başkanı Cihat Akay, partisinin Türkiye geneli oy oranının yüzde 52, İzmir’de ise yüzde 40 olduğunu söylüyor. Yani bu hesaba göre AK Parti’nin en az 14 milletvekili çıkarması gerekir. CHP’li Tacettin Bayır ise “9 artı 9” diyor. Yani 18... MHP; “6’şar çıkarsak şaşırmayın” diyor. Hepsini toplasanız... 44 milletvekili... İzmir’den Ankara’ya gidecek vekil sayısı ise 26... Ben işin içinden çıkamadım.
-AK Parti’de en fazla vitrinde olması beklenen kişi İlknur Denizli’ydi. Denizli, “Kendimi önce teşkilata tanıttım, şimdi sıra İzmir’e geldi” diyor. Demek ki; son dakika daveti alınca böyle oluyormuş. Denizli’yi önümüzdeki günlerde daha sık göreceğiz anlaşılan.
-Aytun Çıray da CHP’de en fazla konuşulan isimlerdendi. Yıllarca merkez sağda siyaset yapan Aytun Çıray, CHP’ye çabuk ısınmışa benziyor. Daha doğrusu; Tirelilerin, Ödemişlilerin, Beydağlıların, Bayındırlıların çok sevdiği Çıray’ın partisinden çok kendisi ön plana çıkıyor. Demek ki; CHP, doğru bir iş yapmış.
-CHP’de bir grup geçenlerde, “Güldal Mumcu seçildiğinden bu yana İzmir’e kaç kere geldi” diye tahminde bulunuyordu. Mumcu; meclis başkanvekiliydi. Elbette Ankara’da önemli görevleri vardı. Ama ben kendisinin yerinde olsam; dört yıllık Ankara – İzmir uçak biletlerinin dökümünü alır; “Kaç kere geldi” diye soranları aydınlatırdım.
-Vekil adayları; bolca broşür ve afis bastırmış. Birer basın danışmanı tutup gazetelerin haber merkezlerini de mail bombardımanına tutuyorlar da... Nedense Facebook, Twitter gibi sosyal medyayı kullanmayı akıllarına getirmiyorlar. Getirenleri de biz fark edemiyoruz galiba...
-Her aday; “Sokakların dili çok farklı” diyor. Yani her parti çok açık önde olduğunu düşünüyor. Utandığı için anketlere cevap vermeyen, her adaya “oyum size” diyen; bir gün başka diğer gün farklı konuşan sokağa yine de çok fazla inanmayın derim.

Projelerin çoğu ortak olduğuna göre

Aslında...
2015 EXPO’su için herkes çalışırken; birçok proje de masaya saçılmıştı. Bu projelerden bazılarını merkezi hükümet, bazılarını da yerel yönetimler önermişti.
Neler olacaktı?
Altyapılar tamamlanacak, ulaşım hattı uzatılacak, kentler arasında bağlantılar kurulacak; havaalanları genişletilecek; İzmir hızlı trenle İstanbul ve Ankara’ya bağlanacak.
Kent içi trafiğiyle ilgili
çözümler geliştirilecek; sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada konuşulacak büyük projeler yapılacak.
Bu coğrafyanın siluetini değiştirecek; turizmi canlandıracak, sağlık temasını öne çıkaracak yatırımlara hız verilecek.
Şimdi adayları dinliyorum; aşağı yukarı EXPO’da ismi geçen projeleri alt alta yazıp söylüyorlar.
Demek ki; hangi partiden olursa olsun İzmir ve EXPO konusunda büyük bir uzlaşma var.
Bu çok önemli bir şey...
Çünkü her zaman böyle bir konsensus sağlanamıyor.

X