Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Siyaset hastalığı!

TÜRKİYE’de uzun yıllardır süren bir uygulama (!) var. Milletvekili seçilenlerin pek çoğu, ilinde ve ilçelerinde kendi adamlarına, yandaşlarına kazanç sağlama peşine düşüyor.

Bunun üç amacı var.

1- Akrabalık, eş dost, particilik, delege hesabı, hatır gönül.

2- O şahıs ve yakın çevresinden kendisine gelecek oyları elde tutmak, bazen de arada komisyon, parasal katkı ve yardım almak.

3- Kazancın yabancıya gitmemesini sağlayarak seçim bölgesinde ’saygınlık’ elde etmek!

Kaderin cilvesiyle iktidar partisinden "milletin vekili" seçilenlerin çoğu illerindeki ihalelere, alımlara, belediye vurgunlarına karışırlar. Ellerine fırsat geçerse Ankara’daki büyük alım ve ihalelere de karışma hakkını kendilerinde görürler.

Bu söylediklerim elbette ki iktidar milletvekilleri için geçerlidir.

Biz bugüne kadar neler gördük neler! Nice milletvekili devlet alımlarından, kamu ihalelerinden pay aldı, "aracı, ricacı, iş bitirici" kimliği ile malı götürüp köşeyi döndü.

Bu, Türkiye’de çok sık tanık olduğumuz bir siyaset hastalığıdır.

* * *

Şükrü Küçükşahin geçenlerde (isim vermeden) bir olay açıkladı. AKP Hatay milletvekili ve partisinin TBMM Grup Başkanvekili Sadullah Ergin’in bir ’icraatını’ gündeme getirdi.

Antakya Doğumevi’nde bedeli öyle pek de büyük olmayan onarım işleri yapılacaktı. İşleri kimin alması gerektiği konusunda Sadullah Ergin el yazısıyla not bırakmıştı. Bu notu alan bürokrat daha sonra belgeyi bazı milletvekillerine iletmişti.

DYP Hatay milletvekili Mehmet Eraslan, birkaç gün önce Küçükşahin’in yazısını TBMM kürsüsünden okudu ve sordu:

"Bu milletvekili kimdir? Eğer ortaya çıkmazsa ben açıklayacağım."

Aradan net iki gün geçti, "o milletvekili benim" diyen olmadı. Bunun üzerine Eraslan dün elindeki belgeyi basın toplantısında açıkladı. AKP milletvekili, doğumevindeki ihale ve alımların yanına belli kimselerin isimlerini yazmıştı. İşin kimlere verilmesi gerektiğini!

Çatı yapımı: Mahmut Boncuk. AKP İl Disiplin Kurulu üyesi.

Hidrofor sistemi: Mahmut Açıkgöz. AKP İl Genel Meclis üyesinin kardeşi.

Tüm yenileme çalışmaları: Mustafa İnan. AKP İl Yönetim Kurulu yedek üyesi.

* * *

Şimdi bir düşünün! Ülkemizin herhangi bir ilinde bir doğumevinde bakım-onarım yapılacak. Toplam harcaması bilemediniz 100-200 milyar dolaylarında olacak.

Fakat ülke genelinde büyük yatırımlar durdurulduğundan, milletimizin saygın vekilleri ister istemez bu "küçük" işlere el atmak zorunda kalıyorlar!

Böylesine küçük işler için bile bir milletvekilinin devreye girdiği açıklanıyor. Hem de Meclis çatısı altında, bir başka milletvekili tarafından.

Fakat dün olaylar durulmadı. AKP milletvekili Sadullah Ergin, DYP milletvekili Mehmet Eraslan’ın basın toplantısından hemen sonra ikinci bir basın toplantısı düzenledi. Yine TBMM’de.

El yazılı notların kendisine ait olduğunu kabul etti. Ancak bunlar işlerin kime verileceğine ilişkin direktifler değilmiş!..

Ve bu belgeyi açıklayan Eraslan’ı suçladı. Kendisine sorular sordu:

Kendisi kamu kurumlarına mal satıyor mu? İki misli fiyata kömür sattı mı? İhale komisyonunun yargılanması Hatay’da Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor mu?

DYP’
li Eraslan AKP kökenli. AKP’den seçildi, sonra DYP’ye geçti.

Yani bu iki milletvekili birbirlerini iyi tanıyor!

* * *

Karşımızda küçük bir örnek! Bir ilimizdeki doğumevinin normal koşullarda incir çekirdeğini bile doldurmayacak alım ve ihalesinde bile bir iktidar milletvekili devrede! El yazılı notları havada uçuşuyor. Notlardaki isimlerin tamamı AKP’li.

Sonra bu milletvekili, bu belgeyi açıklayan muhalefet milletvekili için basın toplantısı düzenleyip karşı atak geliştiriyor.

Şimdi bana söyleyin. Böyle siyaset olur mu?

Hele il ve ilçeler düzeyindeki yerel siyaset! Hiç kuşkunuz olmasın, illerimizin ve ilçelerimizin pek çoğunda aynı çıkar kavgaları, iş bitiricilik, ihale kovalama olayı yaşanıyor. İktidar partisinin çoğu mensubu köşeyi bu yolla dönüyor. Buna işe sokmak için torpil yapan milletvekillerini de ekleyin.

Millet bu siyaset kurumuna saygı duyar mı? Nitekim duymuyor.

Geçenlerde ekranlara yansıdı. Bir AKP milletvekili, TBMM’de Adalet Bakanı’na not verdi: "Falanca kişinin idari yargı sınavında kollanmasını rica ederim."

Dikkat ediniz, torpille hakim alımı!

Son olay küçük paralardan, küçük çıkarlardan patladı. Bir de büyük alımları, büyük ihaleleri düşünün. Onlar kimlere nasıl veriliyor? Devreye kimler giriyor? Binlerce müteahhide devlet para ödeyemezken, kimlerin parası hangi siyasetçilerin araya girmesiyle ödeniyor? Bu kıyaklardan kimler nasıl avanta alıp köşeyi dönüyor?

Vah benim ülkem vah.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI