Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Siyah kuğu

Defne Joy Foster iyi bir insandı. Kendisiyle tanışmadık, tanışsak anlaşır mıydık bilmem ama halinde iyi insanlara mahsus o şeffaflığı gördüm hep.

Olduğu gibi göründüğüne inandırdı bizi. Her kadın bilir ki bu kolay bir şey değildir. Güç ve cesaret ister.
“Siyah Kuğu” filminde Vincent Cassel’in Natalie Portman’a dediği gibi, kontrolü bir tarafa bırakıp önce kendisini, sonra da başkalarını şaşırtmayı seçti.
Dans etti hep: Sadece televizyondaki yarışmada değil, gencecik yaşından beri ekranda göründüğü her an, her şeyiyle. Güzel güzel şaşırmaya hasret seyircilerdik, onu bu yüzden sevdik. 
En iyi dans eden olmayı değil, şu alemde bir iz bırakmayı seçti. “Siyah Kuğu” filmini onu kaybettiğimiz gün izlerken Tan Sağtürk’ün karşısındaki heyecanını düşünmeden edemedim.
“Her şey içinden gelir, karanlık yerlerden” diyordu filmde Vincent Cassel: “İyi dans etmenin sırrı budur.”
İçinin loş taraflarıyla yüzleşmekten korkmayan biriydi Defne Joy. Oradan devşirdikleriyle muhafazakâr bir toplumun içinde “kendisi gibi” yaşamayı bildi.
Biliyoruz ki “Siyah Kuğu”yu çeken Darren Aronofksy seyircinin duygularıyla oynamayı seven bir yönetmen. Ama hayat ondan daha iyi biliyor duygularımızla oynamayı.
Bu yüzden bir televizyon yarışmasında, elinden geldiği kadar dans eden kızın kaderi, bizi “Siyah Kuğu”nun kahramanından çok daha fazla etkiliyor.
Defne’yle tanışmış olsaydık ona derdim ki: “Dans ederken bu kadar şeffaf olma. İyi biri olduğunu bu kadar açık etme. Sonra zararını görürsün.”
“Siyah Kuğu” filmindeki balerinle tanışsaydım “seni değiştirmelerine izin verme” derdim: “Hiçbir dans bunu yapmana değmez.”
Sonuçta dünya dönüyor, bizler de dans etmeye devam ediyoruz. Acılardan, umutlardan ve yalnızlıklardan bir pist var altımızda.
İçimizdeki siyahla beyazın karışımı, gri kuğularız hepimiz. Son dansımızı yapacağımız günü bekliyoruz.


Barajlı demokrasi


İktidarın referandumdan önce “ileri demokrasi” adına verdiği sözleri yerine getirmeye başlaması, aslında çok zor değil.
Dünyanın en anti-demokratik şeylerinden biri olan seçim barajını değiştirecekler.
Bunu yaptıkları an Kürt açılımı da, demokratikleşme de, Avrupa Birliği maceramız da asıl anlamına kavuşmuş olacak.
Bu kadar simgesel bir değişimin defalarca dile getirilmesine rağmen gerçekleştirilmemesi, insanda birilerinin samimi olmadığı duygusu uyandırıyor.


İncir  Çekirdeği

Trajedinin sunduğu iki yol: Onu organize edip evcilleştirmek ya da boğulup gitmek içinde.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI