Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sivil toplum Avrupa sürecini hızlandırmak istiyor

TÜRKİYE’nin en büyük sivil toplum gücü, önümüzdeki yılı Avrupa yılı haline getirmek için harekete geçti dersem belki abartmış olurum ama en azından bunun ciddi biçimde ele alındığını söyleyebilirim.

Çünkü Avrupa Birliği ve Türkiye’den sivil toplum temsilcilerinin yer aldığı Karma İstişare Komitesi’nin iki gün boyunca Stockholm’de yaptıkları toplantıya tanık oldum.

Ticaret ve sanayi odaları, işveren-işçi örgütleri, kooperatifler, ziraat odaları, tüketici birlikleri kadın örgütlerinin temsil edildiği İstişare Komitesi çok büyük bir sivil toplum gücünü harekete geçirecek kapasiteye sahip.

Bir zamanlar, yan yana bile gelemeyen işçi ve işveren sendikalarının Avrupa Birliği hedefi temelinde kurdukları ittifak etkileyici.

Üstelik bu çalışmalar sayesinde ortak hareket etme kapasitelerinin gelişmesinden de herkes memnun.

* * *

TOPLUMUN bu kadar gergin, böylesine bölünmüş olduğu bir dönemde, değişik sınıflardan, farklı çıkar çevrelerinden 12 milyon kişiyi temsil eden bu ittifakın Avrupa Birliği sürecini hızlandırmak için seferberliğe hazır olması ayrıca önemli.

Karma İstişare Komitesi’nin Avrupa Birliği tarafı da aynı kapasiteye sahip.

Komite’nin Eş Başkanı olan İşverenler Sendikası Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, “Burası mutfak” diyor, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki konular, sorunlar, yapılması gerekenler önce o komitede tartışılıyor. Toplantı sonunda yayınlanan sonuç bildirgesi Komisyon’a gidiyor ve referans kağıdı haline geliyor. Aynı şekilde Türk tarafı da Avrupalı muhataplarının görüşlerini Ankara’ya aktarıyorlar.

Ama bu toplantıda çok ilginç bir şey de duydum. Hükümet KİK ile hiç ilişki kurmamış. Ne ekonomik kriz sırasında ”gelin buraya görüşelim, çözüm arayalım” demiş, ne Kürt meselesine çözüm arayışında, ne Ermenistan açılımında “siz ne dersiniz, nasıl bir destek verirsiniz” diye sormuş.

Reformların ve onların uygulama süreçlerinin başarısı için sivil toplum desteğinin şart olduğunu görebiliyorsanız işte adres orası.

Ama Hükümet kimseye danışmaktan yana değil. “Açılımlar” konusunda bu kadar güçlü bir sivil toplum temsiline sahip olan İstişare Komitesi ile temas kurmamasının başka izahı olabilir mi?      

* * *

ZİRVE toplantısı öncesinde Brüksel’de trafik yoğunlaşıyor. Bu ilgi, zirve ile sınırlı olmamalı. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki süreç bu yıldan itibaren ivme kazanmazsa tıkanma noktasına hızla yaklaşıyoruz. Çünkü ilerlemeyen bir süreç ilelebet yerinde sayamaz.

Pekiyi bu ortamda ivme nasıl kazanılabilir? Bunun zor olduğunu görüyorum ama yapılacak hiçbir şey yok diyemem, çünkü var. Hükümet önümüzdeki yıl reformlara hız verileceğini söylüyor. Bu işin sadece bir tarafı, önemli bir başka şey daha var. Avrupa Birliği vizyonunun bu muğlaklıktan kurtulması gerekiyor.

Brüksel, 2009 strateji belgesinde Hırvatistan’dan Makedonya’ya, Arnavutluk’tan Kosova ve Sırbistan’a kadar Balkan ülkeleriyle ilgili hedefler koydu. Tarihler verdi. Hırvatistan’a tam üyelik için önümüzdeki yıl sonunu gösterdi örneğin. Kimine müzakereye başlama tarihini verirken, kimine de vize kolaylığı vaat etti. Zaten bugüne kadar her aday ülkeye AB vizesiz giriş çıkış hakkı tanıdı. 

Türk vatandaşlarına vizenin kaldırılması da Türkiye’nin hedefi olabilir.

Karma İstişare Komisyonu sonuç bildirisi de Brüksel’e vizenin kolaylaştırılması çağrısında bulunuyor. Hükümet sivil toplumun bu talebinin arkasında durmalı. Ama bunun için çok hazırlanmak, çok uğraşmak gerek, bu da Brüksel’e zirvelerden zirvelere yapılan ziyaretlerle olmaz.

X