Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sivil girişimin çevre zaferi

ÇOĞUHAN Kasabası, Kahramanmaraş’a bağlı.<br><br>Afşin-Elbistan Termik (kömür) Santralı’nın hemen yanında. Bu kasabada halkın yarıdan fazlası kanser.

Aynı yörede Kabarcık Üzüm artık yetişmiyor. Dermeson fasulye artık yetişmiyor. Tütün ve şekerpancarı üretiminde verim hızla düşüyor.

Santraldan çıkan külleri rüzgâr önüne gelen yere savuruyor. Küller insana çarparsa, kansere yol açıyor. Tarlalara düşerse, tarım arazileri elden çıkıyor, toprak değerini yitiriyor. Hava kirli, su pis, çevre sisli.

ÖZTÜRK VE ÖZBOLAT


Elbistan’da bir inşaat mühendisi santraldan çıkan küllerin verdiği zararı önlemek için, bir sivil toplum örgütü kuruyor.

Bu sivil toplum hareketine Meclis’ten iki destek geliyor. Biri genel, diğeri doğrudan Afşin-Elbistan Santralı ile ilgili.

AKP Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, (Çevre Bakanlığı müsteşar eski yardımcısı) Meclis’te termik santralların çevreye verdiği zarara dikkat çekiyor, “bunun bir an önce önlenmesi gerektiğini” söylüyor. Bir yıl önce.

Konuyu Meclis Çevre Komisyonu’na getiriyor, ama orada dişe dokunur bir işlem yok, komisyona havale faslında, önerileri rafa kalkıyor. Bir yıl önce.

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat ise, Afşin-Elbistanın çevreye verdiği zararla ilgili Meclis araştırması açılması istiyor. Önce reddedilen araştırma, daha sonra benzer araştırmalarla birleştiriliyor ve ortaya bir rapor çıkıyor. Raporun en çarpıcı cümlesi:

‘‘Afşin-Elbistan Santralı’ndan yayılan küller insanlara ve tarıma zarar vermektedir, bacaların ve filtrelerin bir an önce yenilenmesi gerekir”.

İLK DAVA


Rapora kulak asan filan yok. Ne yenileme, ne başka bir şey.

Sivil inisiyatif ve Meclis’te çevreye duyarlı girişimler sonucu, yöre halkı “Tarlam kirlendi, değeri düştü, şu şu ürünler artık yetişmiyor” diye, santralı işleten şirket aleyhine dava açıyor.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir mahkeme, çevre kirliliği nedeniyle o şirketi tazminat ödemeye mahkûm ediyor. 110 bin liraya.

Sivil hareket öyle güçlük ki, köylü kirlilikten zaten şikâyetçi, diğer köylüler de tazminat açmaya başlıyor. Dava sayısı şu anda 360.

Çevre ilk kez, hem de yargı kararıyla, herkesi çarpan biçimde, cümle âleme, iktidara ve özel sektöre hak ettiği yeri gösteriyor.

O şirket şimdi o külleri önlemek etmek zorunda. Devlet artık şimdi bu işlemi kontrol etmek zorunda. Eh, zahmet olacak.

Aynı yere iki termik daha

BİN tane rapor yazılsa da, nafile. Akıl başta olmayınca, cezasını yine hep birlikte biz çekiyoruz. İşte son numara.

Afşin-Elbistan Termik Santralı çevreye verdiği zarar nedeniyle mahkûm oluyor.

Aziz hükümetimiz aynı yörede iki yeni termik santral kurmak için 17 köyü kamulaştırıyor.

Köylüler ayaklanmış durumda. CHP milletvekili Durdu Özbolat bu konuda kalın bir dosya hazırlıyor.

Kimsenin dikkatini pek çekmiyor ama orada değişik yönleriyle bir dram yaşanıyor. Kozmik oda, cephanelik, kroki derken, Türkiye’nin asıl gündemi güme gidiyor.

AB çevre faslını bilerek açtı

ŞU tesadüfe bakın, zehirli küllerin fink attığı bir sırada, AB bizimle ilgili tam üyelik görüşmesine başlamak için, konusuna göre fasıllar açarken, açtığı son fasıl çevre.

Resmi hesaplara göre, Türkiye’nin AB standartlarında çevre uyumu sağlaması için 68 milyar Euro tutarında yatırım yapması gerek. Nerede o 68 milyar Euro?

Türkiye için, AB’ye uyum açısından en zor fasıl çevre. AB çevreyi, bu zor faslı bilerek açıyor. Çevrede Türkiye’nin çuvallama ihtimali çok yüksek.

AB bizden acele üç yasa istiyor. Temiz Hava, Temiz Su ve Atık Yönetimi yasaları.

O yasalar bir yana, AKP hâlâ kir üstüne kir bindirmekle meşgul. İşte, örnek iki yeni termik santral. Çevreyi en çok kirleten santral türü.

AB bunu iyi biliyor, Türkiye’yi yokuşa sürmek için, şimdiki kozu çevre.

X