Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sivil darbe

<b>ANKARA</b><br><br>Madde bir... Türkiye Orta Asya’dan uzanan siyasi fay hattındadır.

Afganistan, İran, Irak’taki ani sallantı Türkiye’yi mutlaka etkiler.

En yakın tarihli örneğini çok değil 30 yıl kadar önce yaşadık:

İran İslam Devrimi (Şubat 1979) bütün dengeleri sarstı.

Sovyetler aynı yılın sonunda Afganistan’ı işgal etti.

Aradan bir yıl bile geçmedi, Türkiye’de 12 Eylül darbesi yaşandı.

Darbeden 10 gün sonra, sekiz yıl süren Irak-İran savaşı başladı.

* * *

Bugüne dönersek; aynı coğrafyada taşlar yine yerinden oynuyor.

ABD’nin (tıpkı Sovyetler gibi) Afganistan savaşını kaybettiği belli.

İran’da 30 yıl sonra ilk kez halk sokağa döküldü, rejim sallandı.

Washington gelecek yıl asker çekeceği Irak’a (Kürtlere) vasi arıyor.

Türkiye 12 Eylül’den bu yana en ciddi darbe tehlikesini yaşıyor.

(Üniformasız olduğu için kimileri demokrasi dalgası sanıyor. 12 Eylül’den önce de öyle düşünenler, devrimin kapıda olduğunu hayal edenler vardı. 12 Mart’ı, 9 Mart’la karıştırıp sevinenler olduğu gibi. Hayret hep aynı isimler!)

* * *

Madde iki... Türkiye’nin rotası ancak darbelerde değişir.

27 Mayıs 1960 Türkiye’nin en demokratik anayasasını getirdi.

12 Mart 1971 darbesi o ceketin Türkiye’ye bol geldiği gerekçesiyle yapıldı.

12 Eylül 1980 darbesiyle Türkiye siyaseten ve ekonomik olarak dışa açıldı.

28 Şubat’ın hemen ardından AB ve küreselleşme yoluna girildi.

Ayak sesleri duyulan sivil darbenin misyonu da hiç kolay sayılmaz:

Kürt meselesi...

Sadece dağdaki savaşı bitirmek yetmez.

Türkiye’nin bölge Kürtlerini koruması lazım.

Kime karşı? Araplara, acemlere karşı...

Dahası da var.

Kürt (ve Arap) petrolüne güvenli güzergâh ve liman gerekli.

O işi de Türkiye’nin üstlenmesi planlanıyor.

* * *

Madde üç... Bugüne kadar ABD onaylı darbeleri hep asker yaptı.

Çünkü o darbelerin sivil tabanı ulusalcı/milliyetçi/muhafazakârdı.

Aynı tabanın Kürt meselesinde kullanılması düşünülemez.

Dolayısıyla üniformalı darbe yerine sivil darbe denenecek.

ABD’nin sadık müttefiki Türk Silahlı Kuvvetleri susturulacak.

ABD’nin diğer sadık müttefiki cemaat güçleri cepheye sürülecek.

Yeni darbenin neferleri kadar mühimmatı da farklı seçilecek.

Ergenekon davası ve polisleri... Vergi memurları ve cezaları.

Her türlü muhalefeti diz çöktürmeye yetecek gibi gözüküyor.

* * *

Madde dört... Cumhuriyetin iki fobisi laiklik ve üniter devlettir.

Darbe marifetiyle Kürt meselesini çözmeye kalkanlar...

Öyle bir tabana oturuyor ki... Her iki fobi eşanlı hortlayacak.

Temennim olmasa da tahminimdir ki, Türk milliyetçiliği ve kökten laiklik azacak.

Çatışma ortamında, olan yine işinde gücündeki vatandaşa, size-bize olacak!

* * *

Madde beş... Kürt meselesi, daha taze demokratların, hatta ABD’nin bile umurunda değilken... 25 yıldır yerinden, bölgeden haber veren kıdemli bir gazeteci sıfatıyla soruyorum: Bu acele neden?

Kimin acelesi var. Bizim mi, ABD’nin mi?

Yoksa “Türkiye modeli” için bu sorunun da önemi kalmadı mı?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI