Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sistem nihayet işledi

<B>ESKİ </B>Bayındırlık Bakanı <B>Koray Aydın</B> hakkında TBMM Genel Kurulu'nun <B>‘‘Meclis Soruşturması açılmasına’’ </B>karar vermesine ilişkin haberin başlığı dünkü <B>Hürriyet'</B>te, hem <B>olayın kendisini </B>hem de Anayasa'da yapılan son değişikliklerin <B>yararını</B> en iyi şekilde yansıtmaktaydı:<br><br>Başlık, <B>‘‘Gizli Oy Erdemi’’ </B>şeklindeydi.

TBMM'nin ‘‘parti disiplini’’ etkisi altında kalmadan karar vermesi doğru olan bazı konular vardır. Onların başında da, belli bir konuda Meclis Soruşturması açılmasına gerek var mı, yok mu sorusuna verilecek yanıt gelir.

Çünkü sonu yargılanma ve gerekirse mahkûmiyetle bitebilecek bir konuda etkin rolü olan insanlar (örneğin soruşturma açılması aşamasında milletvekilleri) eğer vicdanlarının sesini değil de partinin talimatını dinlemek durumunda kalırsa, vicdanımızın sesine uyup ‘‘bu adam çalmış’’ dediğimiz hırsızlar, gözümüzün içine baka baka dürüst insan rolü oynamaya devam ederler. Biz de, adaletin onlar hakkında karar vermesi engellendiği için, bile bile bu tiplere ‘‘masum’’ muamelesi yapmak zorunda kalırız.

Anayasa'da yapılan son değişiklik işte bu sakıncayı ortadan kaldırmayı amaçlıyordu. O yüzden Meclis Soruşturması açılmasına ilişkin kararların‘‘gizli oy’’la verilmesi usulü getirildi.

Ve ilk defa bir karar, milletvekillerinin vicdanlarından kopan sese uygun şekilde verildi. O nedenle bu ilk karar gerçekten ‘‘gizli oy’’un erdemini ortaya koymaktadır.

Yeri gelmişken belirtelim:

Bu sözlerimiz Koray Aydın'ı suçlu bulduğumuz anlamına gelmez.

Gerçi iyi işleyen bir parlamanter rejimde Koray Aydın'ın en azından ‘‘nüfuz suiistimali’’ yapmış sayılması ve bunun ceremesini çekmesi gerekir diye düşünüyoruz ama bu cezai anlamda bir suç doğuracak noktaya ulaşmış sayılır mı sayılmaz mı, o yargının bileceği bir husustur.

Yukarıda değindiğimiz gibi Meclis Soruşturması açılması isteğiyle verilen önergelerle ilgili kararlar, geride kalan yıllarda hep parti disiplini zoruyla çarpık çıktı. Kısaca o da bir hak ve yetki suiistimaliydi. Ama Ankara'dan gelen haberlerden anlıyoruz ki, ‘‘gizli oy’’ mekanizmasının sağladığı olanağı kötüye kullanmak için şimdi de muhalefet partileri, özellikle Saadet Partisi harekete geçmek eğilimindeymiş. Niyetleri, olabildiğince çok soruşturma önergesi vererek iktidarı bunaltmak ve Meclis'te ‘‘sizin arkadaşlar bize destek vermedi’’ iddiaları doğurarak koalisyonu parçalayıp hükümeti düşürmek imiş.

Yaparlarsa ne ölçüde başarılı olurlar görürüz. Ama kendilerine tevdi edilen hak ve yetkiyi suiistimal ederek sağlıklı bir sonuca ulaşamayacaklarını garanti edebiliriz.

Çünkü tepki, tepkiyi doğuruyor. Siz kötüye kullandığınız bir yetkinin bedelini, karşı tarafın aynı yola başvurmasıyla ödüyorsunuz.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI