"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Şişmanlıktan, sevgisizlikten şikayetçiyim

Sevgili Güzin Abla, ablaların bir tanesi...

İnsanın sizi öz ablası gibi kucaklayıp bağrına basası geliyor. Yazılarınızı hep ilgiyle takip ediyorum. Engin bilgi ve tecrübeniz, olaylara yaklaşma tarzınız, okuyucularınıza gösterdiğiniz sevecenlik ve içtenlik beni etkiliyor. Sosyal patlamaların yaşanmamasında teskin edici yazılarınızın büyük katkısı olduğuna inanıyorum. Sabah olsa da köşenizi okusam diye sabırsızlıkla bekliyorum. Beni en iyi siz anlarsınız diye düşündüğüm için size yazmaya karar verdim.
Ben özel bir şirkette çalışan, 20 yaşında lise mezunu, alımlı, hoş ve de biraz da hayalperest bir genç kızım. Günlerim evden işe, işten eve gidip gelmekle geçiyor. Şu aralar ofiste işler çok yoğun. Patronumuz bir dakika bile nefes aldırmıyor. Bazen çok bunaldığımı hissediyorum. Kendimi sıkıntıdan yemeye verdim, sürekli kilo alıyorum. Nasıl kilo vereceğimi de bilemiyorum çünkü yemekten kendimi alamıyorum.
Kitap okumak en büyük hobim. Etrafımda olup bitenlere aldırmaksızın okuduklarımın da etkisi altında kalarak sürekli bir hayal dünyasında yaşıyorum. Sabahları uyandığımda yaşamak istediğim hayatın bu olmadığını fark edip, hayatımda radikal değişikler yapma kararı alıyorum ama yine de bu çarkın içinde kaybolup gidiyorum. Bu alemde payıma düşen mutluluk nedir?
Çevremdeki kız arkadaşlarım yılda birkaç sevgili değiştiriyorlar. Oysa ben, kendimi evleneceğim erkeğe saklıyorum. Bazen de artık tahammülüm kalmadı diye düşünüp, karşıma çıkan ilk kişiyle birlikte olmak için içimde dayanılmaz bir istek duyuyorum. Psikolojik yardım almamı tavsiye eder misiniz? Sizce benim temel sorunum ne olabilir?
İçimi rahatlatacak, kendimi daha iyi hissetmemi, sağlayacak sözlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.

RUMUZ: HAYALPEREST

Sanma ki bu alemde herkes senden daha mutlu kızım. Aslında seven de sevmeyen de uzun süre mutluluğu bulabiliyor mu sanıyorsun? Ama senin durumun biraz farklı sanırım. Bunalıyor, yiyorsun, yedikçe kilo alıyor, daha beter bunalıma düşüyorsun.
Bugün artık Dr. Osman Müftüoğlu ve Dr. Ender Saraç gibi değerli zayıflama uzmanları, kilo almanın psikolojik yönüne de dikkat çekiyorlar. Bu nedenle önce bir psikologla bu durumunu konuşmalısın. Ardından seni şu andaki ruh halinle daha da bunalıma sokacak sıkı bir diyet yerine son zamanlarda adından çok söz edilen özel bir yöntemle zayıflama mücadelesine girişmelisin.
 “Lipotripsi” neştersiz bir yağ eritme yöntemi. Bu konuda senin için araştırdım. Bu mucize yöntem hakkında Dr. Ethem Mercan’dan özetle şunları öğrendim: “Bir yıldan uzun bir süredir Kanada’da uygulanan bu yöntem sayesinde yağlar ameliyatsız yok ediliyor. Bölgesel yağ birikim alanlarına gönderilen titreşim, mekanik etkiyle yağ hücresi zarını patlatıyor. Ortaya çıkan sıvı yağ (trigliserit ve gliserol), beyaz kan damarları tarafından emilince, yağ katmanı inceliyor.
Emilen yağlar vücut tarafından metabolize edilerek atılıyor. Gerekirse 2 hafta sonra işlem tekrarlanabiliyor. Otuz dakika kadar süren işlem, sadece yağ dokuyu seçerek etkilediği için güvenli bir yöntem.

“Kutsalıma” diyen sevgiliye çağrı

Sayın Feyza Hanım. Ben14 Şubat 2009 günü çok isabetli bir seçim ile köşenizde yer verdiğiniz Rumuz: Kutsalıma’nın mektubunun esin kaynağıyım. Sonsuz teşekkürlerimle bu cevap niteliğindeki mektubumu yayınlamanızı rica ederim:
Nedir senin o mübarek ellerinden çektiğim evvel zaman içinde. İşte o zaman sonrası “Nasılsın?” sorumu cevapladığın emsalsiz mektubunu parmak izlerimizden tanıyıp okudum. Çok mutlu oldum. Dahası için sana ulaşmaya çalıştım, sözlerimi iletmek için birebir. Nedense seni yine bulamadım, önceki gibi...
Senin sözün söz, bellidir de, benim gözlerim göz değil midir?Anladım ki senin yazın bir anddır, anayasadır, bir akittir.
Bana gel... Sanma ki gözüm karadır. Benim sevgi denizimin yüzeyi elbet uçsuz bucaksızdır, her seven orada yüzmesini beceremez. Lakin derininde yüzen, içre yüzen tek mahir ise sensindir. Derinden elbette bir başkasını senin gibi sevemem. Evet ! Şimdi birbirimize çok daha fazla ihtiyacımız var. Seni bu düşünceler ile artık dünya gözü ile görmek istiyorum. Sen “Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım” dersen, ben sana sadece “varım” derim. Öyle de olsa, böyle de olsa, artık benim muhatabım ve sevdiceğim sensin. Duygu yoğunlumuzu biraz olsun hafifletmeliyiz. Farkındaysan ben de sözlerimi toparlayamıyorum. Seni çok özlüyorum.

RUMUZ: MÜTTEFİKİN

“…. Özlüyorum öyleyse varım, hayattayım. Kelimeler bitti, bitecek. Ancak, aşkımı ve seni ölümsüz kılmak için çırpınan kalbim durmadıkça, sana olan sevgim bitmeyecek. Tanrıya şükürler olsun, bana bu çok güzel duyguyu yaşattığı için. Seni çok seviyorum, kutsalım.” Diye 14 Şubat Sevgililer Günü eşsiz sevgisini dile getiren kişinin mektubuna biraz geç de olsa cevap vermişsin sevgili kızım.
Sanırım bu güzel sevgiyi paylaşsanız da ayrısınız, kavuşamamışsınız.
Buna çok üzüldüm, umarım engelleri bu güzel sevginizle aşmayı başarırsınız.

X