Şirketleriyle aşk yaşamıyor, kurup büyütüp sonra satıyor

Demet CENGİZ BİLGİN
07.12.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türkiye’yi barkod sistemi ile tanıştıran, İddaa gibi yeniliklere öncülük eden ve kurup büyüttüğü şirketleri her defasında satan Emin Hitay, “Ben sıfırdan geldim. Para olmadığı için yeni şeyler yaratmak zorundaydım. Şirketlerimle aşk yaşamam, değerini bulanı satarım” diyor.

EMİN Hitay ismini Türkiye, Teknoloji Holding ile duymuştu. Türkiye’ye barkod sistemini getiren, Spor Toto’nun gelirlerini 4 yılda neredeyse 100 kat artıran spor bahis platformu iddaa gibi projelerin hayata geçirilmesinde katkısı olan Emin Hitay, teknoloji dışı yatırımlara yöneldiği için Teknoloji Holding ismini Hitay Yatırım Holding olarak değiştirdi. Üniversite birinci sınıfta ufak tefek tekstil işleri olan babasını kaybedince çalışmak zorunda kalan Emin Hitay, tekstilin ardından teknoloji alanına girerek pek çok yeniliğe imza attı. Hitay yenilik takıntısının nedenini “Para yok ne yapalım? Yeni bir şeyler getirmelisin ki para kazanabilesin. Para olduktan sonra yapılacak çok iş var. Şimdi faktoringe girdik. Para olmasa bu iş yapılmaz” sözleriyle açıklıyor. Hitay Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emin Hitay sorularımızı yanıtladı.

Faktöring 100 milyar dolar

Hitay Yatırım Holding şu anda tek patronlu bir şirket mi?

- Ortaklarım vardı. Teknoloji’de son üç yıl ortaksızdım; burada da öyle.

Teknolojinin dışına çıkıp faktoringe girdiniz.
- Arena Faktoring’i 2 ay önce kurduk. Yeni bebeğimiz. Gelecek yıl çeyrek milyar TL’lik bir hedef var orada. Hem faktoring hem de leasing yapacak. Türkiye’de bu işe büyük gereksinim var. KOBİ’lerle çalışacağız. Türkiye’de 2-3 yılda faktoring işinin 100 milyar dolar büyüklüğe çıkması bekleniyor. Şu anda 30 milyar ve krizde yüzde 15 büyüdü. Katlanarak büyüyor. Orada iddialıyız.

Bilyoner, Piyango’ya bakıyor

İddaa’daki payınızı sattınız Bilyoner’de ne kadar hisseniz var?
- İddaa’da hissemiz yüze 20’ydi. Spor bahis ve şans oyunlarının internette oynandığı Bilyoner’de de yüzde 20 hissemiz var. En çok at yarışı ve İddaa’ya ilgi gösteriyorlar ama Milli Piyango bileti alanlar da var.

Milli Piyango özelleştirmesiyle ilgileniyor musunuz?
- Bilyoner’in yerli veya yabancı bir ortakla ihaleye girme durumu olabilir. Önceki ihale iptal edildi. 1.6 milyar dolar istediler ama ihaleyi alan durumun üçte ikisini bilmiyor. O gri alanları iyi tanımlasalar; insanlar neyi satın aldığını bilse o bedelin çok üstünde bile alıcı bulur.

Çocuğum kendi de kursun

Yenilikçi işlere girip şirketleri sonunda satıyorsunuz. Neden?

- Ben işiyle aşk yaşamayan bir insanım. Ben girişimciyim; yatırımcıyım. Felsefem bu. Yeni bir değer, şirket yaratırım; değerini bulunca da satarım. Ondan sonra yeni bir şirket yaratmak bana daha eğlenceli geliyor. İddaa’daki yüzde 20 hissemi 80 milyon dolara satmıştım. Planet’i distribütörü olduğumuz Fransız Ingenico’ya 26 milyon Euro’ya satmıştım. Şirket de satılır, yatırımdan da çıkılır. Vazgeçmek de bazen kazançtır. Duygusal bağ kurmak yanlış. Kendime, yatırımcılığıma, girişimciliğime güveniyorum. Yeni bir şey, bir değer mutlaka yaratırım. Çocuğuma kalsın, denebilir. Tamam kalsın ama çocuğum kendi de kursun. Ben sıfırdan gelmmiş bir iş adamıyım. Aldım, sattım gayet iyi bir noktaya geldim. 2010’da 250 milyon TL ciro bekliyorum.

Bilişim treninin peşinden koşmayıp tarıma bakalım

Şimdi bugüne kadar hiç ilgi duymadığınız bir alan var mı kafanızda?

- Türkiye’de tarımla ilgili işler cazip gelmeye başladı. Tarım-hayvancılık ve meyvecilikte devletin güzel teşvikleri var. Benim istediğim standartlarda bir şirket yok. Girersem sıfırdan girerim. Özellikle meyvecilikte çok ciddi bir ihracat potansiyelimiz var. Buğdayın büyük bir geliri yok ama meyve öyle değil. Bilişimde Türkiye’nin geleceği olamaz. Yazılım için insan kaynağımız yok; donanımda kâr marjları artık çok düşük. Yapılacak tek bir iş var. O da servis. İşte onu da ben yapıyorum. Bilişim treni kaçtı. Kaçan trenin peşinden koşmak yerine tarım gibi önümüzdeki başka fırsatlara bakalım.

Teknoser kamu ihalesine ‘anahtar teslimi’ girer

Teknoser’in faaliyetleri ne durumda?

- 1998 yılında kurduğumuz Otomatik Tanıma ve Veri Toplama (OT/VT) şirketi Exim Türkiye’yi barkod sistemiyle tanıştırmıştı. 10 yıl sonra kurulan Teknoser ise onun bakım şirketi niteliğindeydi fakat boynuz kulağı geçti. Teknoser şimdi 60 ilde 420 kadar çalışanıyla Türkiye’nin en büyük bankalarına sunduğu, POS terminalleri saha kuruluş, arıza, eğitim, bakım ve onarım hizmetlerinde, 450 binden fazla marka bağımsız POS terminali ve 600 bini aşkın POS uygulaması ile pazar lideri. Artık Ankara’da kamu ihalelerine girmeye başladık. Yazılım, donanım, sistem operatörlüğü gibi anahtar teslim işler yapacağız ve bunların bakım, onarımına talibiz.

Yeni yatırım alanları düşünüyor musunuz?
- Teknoser 35 milyon TL ciroya ulaştı. Gelecek yıl 50 milyon olur. Yeni bir alana giriyor. Onu geçebilir de. Ne olduğunu söyleyemem ama yine saha işi.

2 milyon kişi oturduğu yerden para kazanıyor

İzinli pazarlama şirketi Dataprofil’de kaç üyeye ulaşıldı?

- İzinli pazarlama şirketi Dataprofil’in üye sayısı 1.7 milyona çıktı. Elimizdeki bilgilere göre uygun müşterilerin reklamlarını onlara gönderiyoruz. Çocuk bezine sadece bebek sahibi anneler bakıyor. Alıcıların okuma oranı yüzde 80-90. Tam 12’den vuruyoruz yani. Üyeler her anketi doldurdukça puan kazanıyor. 100 bin puana ulaşınca da 100 TL hesaplarına yatıyor. SMS de gönderiyoruz. Gelecek yıl üye sayısı 3 milyona ulaşacak. Türkler bu işi, oturduğu yerden para kazanmayı sevdi. İki günde sonuçları alıyoruz. Üstelik insanlar yüzyüze ankete kıyasla daha açık olabiliyorlar. 2007’de kurduğumuz Dataprofil’in cirosu 1.5 milyon TL ve 4.5 milyon TL’ye çıkacak yakında. Çok hızlı büyüyor. Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin 200’ü bizim müşterimiz.

Herkes cep telefonlarına, e-postalarına yönelen tanıtım içerikli gönderilerden şikayetçi.
- Bizimki üyelik; isteyene gidiyor. Türkiye’de keşke kanun çıksa da telefonumuza, e-postamıza istemediğimiz hiçbir şey gelmese. Kanuni yaptırım yok. Olsa rahat edeceğiz.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı