Şirketler 4. Sanayi Devriminden yararlanıyor, peki ya ülkeler?

Hürriyet Haber
18.08.2017 - 10:13 | Son Güncelleme:

DİJİTAL sanayi devrimi şirketlere verimlilik ve rekabetçilik avantajları sağlıyor. Bu konseptin şirketlere sağladığı faydalar toplamda ülke ekonomilerinin rekabetçilik düzeyini de yukarı çekiyor. Global rekabetçilik endeksi ile global inovasyon endeksinde ilk sıralarda yer alan ülkelerin hemen hemen aynı olması bu kapsamda dördüncü sanayi devriminin ya da dijital sanayinin ne kadar kritik olduğunu da gözler önüne seriyor.

REKABET ZOR OLUYOR
Şirketler, günümüzde çok hızlı şekilde ilerleyen teknolojiyi iş süreçlerine adapte etmek zorunda. Aksi takdirde rakipleri ile rekabet etmeleri giderek zor hale geliyor. 2000 yılından bugüne dünyadaki en fazla ciroya sahip 500 şirketin yarısının, bugün o listede kendisine yer bulamadığını görüyoruz. Tarihe baktığımızda ilk sanayi devriminde buharlı makinaların üretilip dokuma ve gemi sanayisinde kullanılarak dünyanın gidişatını değiştirdiğini görebiliriz. 2. sanayi devrimi ile seri üretime geçildi; şu an içinde bulunduğumuz 3. sanayi devriminde elektronik ürünler devreye girdi. Artık önümüzde 4. sanayi devrimi var. Şirketler de iş modellerini değiştirmek zorunda. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2016’da yayınladığı bir rapora göre 2020’ye kadar 2 milyon kişi için yeni iş fırsatları doğarken, 7 milyon kişinin de işini kaybetme ihtimali bulunuyor. Buna otomasyon, robot teknolojisinin gelişmesi, 3D yazıcıların kullanımının yaygınlaşması, kısaca 4. Sanayi Devrimi neden oluyor.

İNOVASYON REKABETLE EL ELE
Günümüzde dördüncü sanayi devriminin, ileri teknolojilerle sağlanan yenilikçi iş modelleri yaratan şirketler için sağlam bir rekabet avantajı sağlayabildiğini görebiliyoruz. Ancak ülke ekonomileri söz konusu olduğunda, dördüncü sanayi devrimi (4IR) rekabet gücünü nerede ve nasıl arttırıyor dersiniz? Rekabetçilik ile inovasyonun artık birçok listede örtüştüğü görülüyor. Örneğin, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Küresel Rekabet Endeksi'nde yer alan ilk 10 ülkenin neredeyse tamamı INSEAD ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nden Global Inovasyon Endeksi’nin de üst sıralarında yer alıyor. Her iki listenin ilk 10'unda yer alan İngiltere ve Singapur gibi ülkeler, hem rekabet edebilirlik hem de inovasyon endekslerini oluşturan göstergelerde yüksek puanlar paylaşan ülkeler olduğu için bu şaşırtıcı değil. Bunlar arasında, güçlü altyapı, yüksek teknolojik hazırlık derecesi ve iyi eğitim görmüş bir işgücü gibi unsurlar yer alıyor - bunlar genellikle rekabetçiliğin yapı taşları olarak görülürken, artık aynı şey inovasyon için de geçerli gibi görünüyor.

200 MİLYAR DOLARLIK GELİR
Kenya, Arjantin ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkeler, ileri teknolojilerle sağlanan yenilikçi iş modellerinden tam olarak yararlanan yerel işletmelere sahip. Mesela sıklıkla ‘Silikon Savannah’ olarak anılan Kenya, dijital ve mobil teknolojiyi kullanarak Afrika’daki bankacılık ve perakende gibi sektörlerde devrim yapan M-Pesa’ya ev sahipliği yapıyor. Türkiye’de de dijital sanayi devrimine yönelik strateji geliştirmek için geçtiğimiz ocak ayında ‘Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu’ faaliyete başladı. Platformun, Türkiye’de sanayinin dijital dönüşümüne ilişkin her türlü politika ve stratejiyi oluşturmak için gerekli çalışmaları yaptığı açıklandı. 4. Sanayi Devrimi'ne ilişkin raporlarda, yapılacak yatırımlarla istihdama yaklaşık yüzde 5 ve GSYH'ye 200 milyarlık bir gelir sağlanacağı değerlendiriliyor.

 

 

HP Türkiye Genel Müdürü Filiz Akdede: “2030’da milenyum jenerasyonuna hizmet vereceğiz” | Ofis Dışında

 

Etiketler: GE
Sayfa Başı