Gündem Haberleri

    Şirketi sıfırdan kurdu, 21 yılda zirveye çıktı

    Eren Güler / hurriyet.com.tr
    03.06.2008 - 10:51 | Son Güncelleme:

    Dizayn Grup'u tamamen sıfır sermaye ile kuran İbrahim Mirmahmutoğulları, şirketin gelişim sürecini anlattı. <1>Özel <1>Röportaj

    I. Bölüm: Suda domates üretti, verimde dünya rekoru kırdı

    Dizayn Grup ne üretiyor?

    Biz bir teknoloji üretim firmasıyız. Dünyada eşi benzeri olmayan teknolojiyi üretmek için büyük çaba

    Dizayn Grup'un Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları ile yaptığımız röportajın ilk bölümünü dün yayınlamıştık.

    Sivaslı bir devlet memuru babanın yedi çocuğundan biri olan Mirmahmutoğulları, röportajın bugünkü bölümünde sıfır sermaye ile kurulan ve girişinde 'Burada patron yoktur, 290 mavi yakalı ve 170 beyaz yakalı çalışma arkadaşı vardır' yazan Dizayn Grup'un büyüme hikayesini anlattı...

    sarfediyoruz. Sadece 50 tane Ar-Ge mühendisi çalışıyor bizde. Yıllardır üzerinde çalıştığımız birçok proje var ve zamanı gelince bunları ortaya çıkarıyoruz. Her yıl ortalama 5-6 adet yeni ürün ve teknoloji geliştiriyoruz.

    Tamamı, bütün teknolojisi bize ait. Diyorlar ki, 'Dizayn Grup boru üretiyor'. Aslında boru üretimi bizim endüstriyel çıktımız. Biz akışkanların taşınması üzerine teknoloji geliştiriyoruz. Akışkan deyince de su, gaz, petrol, nem, kan, ısı, enerji... Hepsi bunun içine giriyor. Taşınabilir olan herşey akışkandır. Bunun yönetimi de bizim ihtisas konumuz. İşte 50 tane Ar-Ge mühendisi asıl olarak bununla ilgileniyor.

    Üniversitede okurken iki tane proje yapmıştım. Bir köye su taşımıştım ve bir binanın ısıtma- havalandırma işini projelendirmiştim. İşte o gün ne yapıyorsak bugün de onu yapıyoruz.

    - Dizayn grubun kuruluş hikayesi anlatır mısınız?

    Tamamen sıfır sermaye ile 1987 yılında kuruldu. Ben Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra sadece 1-2 ay THY'de çalıştım, hemen ardından bu firmayı kurdum.

    Eren GÜLER YAZIYOR

    - Ailede sizden başka bu işi yapan yok mu?

    Hayır yok. Ben ilkim. Zaten babam devlet memuruydu. Biz 7 kardeşiz ve babam bizi okutmakla meşguldü. Biz 7 kardeşin 7'si de bursla okuduk.

    -Şirket kurmak düşüncesi nereden çıktı?

    Babamız bizim de devlet memuru olmamızı istiyordu. İşte ben de babamın ısrarı ile 1-2 ay THY'de çalıştım ama maaşımı bile almadım, çünkü doğru düzgün işe gitmemiştim.

    Kafamda hep şirket kurmak vardı. Zaten babama da haber vermeden ayrılıp kendi şirketimi kurdum. İlk işimizi almaya başladıktan sonra, yani yaklaşık 6 ay sonra babama THY'den ayrıldığımı haber verdim.

    Ben işimi gerçekten sıfır sermaye ile kurdum. Hatta size şunu söyleyeyim; şirketin kuruluşu için gerekli noter masraflarını bile o zaman tuttuğumuz muhasebeci ödemişti.

    - Nasıl bu kadar büyüdünüz?

    /images/100/0x0/55ea19bdf018fbb8f86b458fİlk beş yıl, sermaye oluşturana kadar projecilik yaptık. Bir ofisimiz vardı, bir teknik resim masam, sabaha kadar onunla çalışıyordum. Sonra sermaye oluşturup 91 yılında üretime başladık. Ama çok mütevazi şartlarla yaptık bunu.

    Biz 87 yılında ilk işimizi kurduğumuz zaman hiç iş alamadık. Ama yüzlerce teklif verdim. 99 yılında ise her verdiğimiz teklifi alır hale geldik. O ilk 6 ay çok çok sıkıntı yaşadım. Babam da bilmiyor durumu. Zaten bilse ne olacak ki? Para gönderme şansı yok.

    O gün bir kalemin çapı kadar boru üretmek için aylarca uğraşmıştık. Çünkü know how ve lisans almadan tamamen kendi imkanlarımızla gerçekleştirdik. Bundan 10 yıl sonra ise dünyanın en büyük borusunu da dünyanın en yüksek basınca dayanıklı borusunu da biz üretiyorduk... 10 yılda dünyayı yakaladık, 11'inci yılda dünyayı da geçtik. Kendi rekorumuzu 3 kere kırdık.

    Bugün Dizany Grup dışarıya know how da satıyor lisans da. Umut ediyorum önümüzeki yıllarda biz bu 'intengible' dediğimiz, yani elle tutulmayan ürünlerin satışından önemli bir gelir elde edeceğiz. Çünkü bunlara dışarıdan çok talep var.

    Biz sıfırdan başladık, 94 krizinde biraz yavaşladık. 2001 krizinde yine yavaşladık, hatta biraz geriye giti ama sonrasında hep yukarı gittik.

    - Hedefinize ulaştınız mı?

    " 70'in üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz. "

    Bizim hedefimiz şu: Teknolojiyi insanlığın ihtiyaç duyduğu noktalarda geliştirmek... Bir kere bu ön şartımız. Bunun çoklu faydası var. Bir kere manevi olarak tat alıyoruz. İkincisi ticari olarak gelir elde ediyoruz. Bu bizim olmazsa olmaz düsturumuz.

    Akışkan yönetimi yapıyoruz ve insanlığın ihtiyacına çözüm üretmeye çalışıyoruz. Her projemizi bununla kontrol edip uyuşup uyuşmadığına bakarız. Acaba ana işimiz içinde mi ve insanlığın bir sorununu çözüyor mu? Bu bize büyük bir haz veriyor, çalışanlarımıza da aynı duyguyu yaşatıyor. Ben zaten kendimi burada patron gibi hissetmiyorum...

    BURADA PATRON YOKTUR

    -Aşağıya yazmışınız zaten... (Binanın girişinde 'Burada patron yoktur, 270 mavi yakalı 160 beyaz yakalı çalışma arkadaşı vardır yazıyor.)

    /images/100/0x0/55ea19bdf018fbb8f86b4591Evet. Onun altını doldurmaya çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki, çalışanlar 'patrona çalışmışlık' duygusu taşıdıları zaman çok verimli olamıyor. Biz nasıl domates üretiminde tohumun yaradılıştan içerisinde olan potansiyelini ortaya çıkardıysak, insanın da inanılmaz bir gücü var. Ancak iklimin müsait hale gelmesi ve şekil şartlarının oluşması lazım. İnsan bitkiden daha duygusal. Duyguları ile hedeflerinin ve heveslerinin iyi yönetilmesi lazım. O zaman insan çok daha verimli ve üretken oabiliyor.

    Bu mütevazi firmadan pek çok güzel şey çıkmasının ardında bu duygunun yattığını düşünüyorum. Kimse İbrahim Mirmahmutoğulları için çalıştığını düşünmez. Herkes bir hedef için çalışma kararlılığını bilir: O da basit, insanlığın sorunlarını çözecek teknolojiler geliştireceğiz. Açılımı bu...

    İşte Kıbrıs Barış Suyu ve Nil Nehri Geçiş Projesi gibi projeleri de bu duygularla geliştirdik.

    - Kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?

    70'in üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz.

    - Cironuzdaki payı nedir?

    " Dizayn Grup şu anda bir cazibe merkezi. Birçok yatırımcı ilgileniyor ama bizim bir ortaklık niyetimiz yok. "

    2007'de ihracatın ciro içerisindeki payı yüzde 30'lar seviyesindeydi. 2008'de ise bu rakamı yüzde 50'ye çıkarmayı hedefliyoruz.

    - Şirketiniz dışarıda nasıl görünüyor?

    Bizim ürünlerimiz yurtdışında önemli talep görüyor ve oturmuş pazarlarımızda A plus markayız. Mesela artık Dubai'deki tüm prestij projelerde bizim ürünümüz
    akredite oldu. Umarım artık daha büyük işler yapacağız orada.

    - Ana pazarınız neresi?

    İhracatta ana pazarımız Rusya başta olmak üzere dağılan Sovyetler Birliği ülkeleri. Ayrıca Batı Avrupa, İspanya ve Kuzey Afrika'da da güçlüyüz.

    -Yeni hedef ülkeler var mı?

    Yeni hedef ülke yok. Var olan ülkelerde derinleşmeyi hedefliyoruz.

    - Büyüme hedefiniz nedir?

    Bu sene için büyüme hedefi yüzde 90. Biz 2001'den sonra biraz küçülüp kendimizi toplayıp atak apmak istedik. Önce mali yapımızı güçlendirdik.  2001-2004 arası dış kayak kullanarak büyümeye başlamıştık ama o bizi biraz ürküttü. Biz sağlamcı bir firmayız. Bilinçli bir küçülme yaşadık ve şimdi atağa geçtik. Onun için yüzde 90-100 büyümeyi konuşabiliyoruz.

    Bu yılki ciro hedefimiz 200 milyon YTL seviyesinde.

    - Kaç üretim tesisiniz var?

    " Ekonomide gelişmeleri iyi görmüyoruz açıkçası. 2007 ve 2008'i kaybettik. "

    En büyük iki fabrikamız İstanbul ve Çorlu'da. ayrıca Anadolu'da da biraz daha ufak iki tesisimiz var. Toplam Üretim kapasitemiz de 75 bin ton.

    - Ortaklık teklifi geliyor mu?

    Dizayn Grup şu anda bir cazibe merkezi. Birçok yatırımcı ilgileniyor ama bizim bir ortaklık niyetimiz yok.

    - Yüksek petrol fiyatları işlerinizi nasıl etkiliyor?

    Girdilerimizin maliyetlerini yükseltiyor ve biz de ister istemez zam yapıyoruz. Ama bu iyi bir gidiş değil. Dışa bağımlı olmak bir kere sorunlu. İkincisi, tükenmesi kaçınılmaz bir enerjiye bağılılık can sıkıyor. Dizayn Grup şu anda hem dışa bağımlılığı hem de tükenene bağımlılığı azaltmak adına çok güzel projeler yürütüyor. Umarım yakın bir gelecekte bunu duyuracağız.

    -Türkiye'deki yatırımı ortamını nasıl görüyorsunuz?

    Gelişmeleri iyi görmüyoruz açıkçası. 2007 ve 2008'i kaybettik. Acilen kapatma davası ile ilgili süreç tamamlanmalı.
     
    - Sizin işlerinizi de etkiliyor mu?

    Kuşkusuz. Bir kere psikolojisi kötü. Biz inşaat sektörüne hitap ediyoruz ama şu anda inşaat yapılmıyor ülkede. Bi tek TOKİ yapıyor.

    I. Bölüm: Suda domates üretti, verimde dünya rekoru kırdı

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı