Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Şirket bilgisayarı tarih oluyor

    Halil Aksu haksu@hurriyet.com.tr
    24.02.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Gartner analistlerinden Leslie Fiering, Brian Gammage ve Martin Reynolds’un yaptıkları araştırmalar sonucu vardıkları öngörü oldukça enteresan: Madem ki pek çok çalışan artık dizüstü bilgisayar kullanıyor, bunların fiyatı giderek düşüyor ve çalışanlar bu bilgisayarlarını kendi özel işleri için de kullanıyorlar; o halde bu bilgisayarın tedariki şirket tarafından değil, çalışan tarafından sağlanmalıdır.

    Benzer bir gelişme cep telefonlarında da yaşandı. Pek çok bireyin kendine ait cep telefonu zaten var. Eğer değiştirmek istemediği bir numarası Ğ yani hattı Ğ da varsa ya işi için yaptığı görüşmeleri şirket karşılıyor, ya da şirketin kurallarına göre tüm cep telefonu faturası şirket tarafından karşılanıyor. Dolayısıyla şirket çalışanına ayrıca bir cihaz almak zorunda değil, birey de cebinde iki cihaz birden taşımak zorunda değil.

    Başka bir benzerlik de şirket araçlarıyla ilgili. Bununla şirket aracıyla bireyin kendi aracı arasındaki tercih kastediliyor. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, özellikle genç yaşta işe başlayan bireylerde genelde araç olmuyor. Dolayısıyla eğer iş gerektiriyorsa, şirket aracı çalışan büyük bir güzellik ve destek oluyor. Ama gelişmiş ülkelerde veya bizim gibi ülkelerdeki yaşı ilerlemiş ve daha kıdemli görevlerde çalışacak olan kişilerin genelde araçları oluyor. Bu gibi durumlarda, kurum araçların masrafların bir kısmına veya tamamına destek oluyor. Yol parası, sigorta, düzenli bakım giderleri ve benzeri masraflar belli oranlarda paylaşılıyor.

    Analistlerimizin öngörüsüne göre, 2008 yılında şirketlerin yüzde 10’u çalışanlardan kendi bilgisayarlarını kullanmalarını veya tedarik etmelerini isteyecekler. Elbette bu bilgisayarların bazı kurumsal standartlara ve özellikle güvenlik politikalarına uygun düzenlenmiş olmaları gerekecektir. Bakalım bu yazıları yazdığım şirket bilgisayarı ne zaman benden geri alınacak?

    BT pazarı KENDİNİYENİLEMELİ

    Türkiye’de bilişim teknolojileri işiyle uğraşan sayısız şirket var. Ancak pazarın büyüklüğüne bakıldığında, aslında sadece 3 milyar dolar civarında bir hacme sahip olan ve oldukça yavaş gelişen bir pazar olduğu görülebilir. Bu kadar çok şirket bu kadar küçük bir pazarda mücadele edince, ister istemez bir takım aksaklıklar ortaya çıkıyor.

    Rekabet ortamı her zaman çok etik ve pazara hizmet eden bir şekilde cereyan etmiyor. Bunun hem satıcılara, hem de alıcılara ciddi zararları var ve bu durumdan herkes rahatsız. Şirketlerin çokluğu ve pek çoğunun küçük ölçekli olması, alıcılarda gerekli güveni uyandırmıyor. Zira bu şirketlerin kalite standartları ve süreklilik garantileri genellikle oldukça zayıf oluyor. Kurumsal alıcılar da doğal olarak bu tür yerlerden alışveriş yapmak istemiyorlar.

    Bu durumun değişmesi için öncelikle pazarın kendine bir çeki düzen vermesi, müşteriye daha fazla güven telkin eden ve daha kaliteli hizmet veren bir hal alması gerekiyor. Başarı için şirketlerin belli alanlara, teknolojilere veya sektörlere odaklanmaları şart. Ayrıca şirketlerin uzun vadeli iş planlarını daha sağlıklı ve süreklilik arz eden bir şekilde tanımlamaları lazım. BT pazarı ancak bu şekilde büyüyebilir, hem alıcılar hem de satıcılar ancak bu şekilde uzun vadeli katma değer üretebilirler.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı