Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sirkeci’den kalkan Ankara Ekspresi

SİRKECİ’den Ankara Ekspresi kaldırmak saçma, yani gayri iktisadi değil mi?

Pekiyi niçin İstanbul’dan Anadolu şehirlerine kalkan otobüslerin çoğu Avrupa yakasındaki Bayrampaşa Otogarından kalkıyor? Bu yüzden köprüden geçmeye mecbur kalıyorlar. Hâlbuki Harem otogarı Haydarpaşa’ya doğru büyütülseydi, köprüde bu kadar çok otobüs geçmeyecekti. Gelelim Çerkezköy ve çevresindeki sanayi tesislerine. Bu fabrikalarda üretilen malların da çok büyük bir kısmı Anadolu’ya gidiyor. Mallar, kamyonlara yükleyip köprüden geçmeden satış yerlerine ulaşamıyor. Niçin bu fabrikalar Afyon’da, Uşak’ta veya Kütahya’da kurulmadı? İthal ham maddeyi taşımak, bitmiş malı taşımaktan ekonomiktir. Üstelik ham maddeler deniz yoluyla taşınabilir. En yakın Anadolu limanından kamyona yüklenir fabrikaya ulaştırılırdı.

TOPLUMSAL FAYDA-TOPLUMSAL MALİYET

1958 yılında ODTÜ İdari İlimler Fakültesi’ne bir grup Hollandalı iktisat ve istatistik hocası gelmişti.  Bauma adında hanım bir iktisat hocamız vardı. Bana verdiği dönem ödevinin konusu, sanayi tesislerinin yer seçiminde “Özel Fayda-Özel Maliyet” (Private Benefit-Private Cost) ile “Sosyal Fayda-Sosyal Maliyet” (Social Benefit-Social Cost) karşılaştırmasıydı. Yani güneşin altında yeni bir şey yok. Yer seçiminde firma kârlılığını öne çıkarmak, külfeti kamuya yıkmak olarak bilinen “Organize” işlerdir. İktisat politikasının ana hedefi ise “Milli Geliri” maksimize etmektir. Milli gelir, bireysel gelirler toplamı değildir. Amaç milli geliri bir başka değişle toplumsal faydayı en yüksek seviyeye çıkarmak olduğuna göre, fizibilite hesaplarını, girişimciden başka birinin, toplumsal fayda ve maliyet açısından irdelemesi gerekir.  

KENT PLANLAMASI DEĞİL, BÖLGE PLANLAMASI

Kentler tek başına planlanamaz. İstanbul gibi bir dev kent, ancak İzmit Körfezi ile Kocaeli ve Tekirdağ illeri üzerinde yaratacağı etkiler hesaba katılarak planlanabilir. Hakeza İzmit Körfezi ile çevre illerde yapılacak yatırımlar da İstanbul’u etkiler. Tüm etkileşimler, bir “ulaşım-yerleşim” denkleminde toplanır. Zaten kent planlaması, büyük çapta trafik planlamasıdır.

HER YANLIŞ KARAR, KENDİNİ DOĞRULAMAK İÇİN BAŞKA YANLIŞ KARARLAR ALDIRIR

Büyük bir yatırım için alınan “ilk” karar yanlışsa, ona bağlı olarak alınacak her yeni karar yanlış olur.  Çünkü yöneticiler, yanlış kararları düzeltmek yerine yeni yanlış kararlar alıp, ilk yanlışı doğrulatmak ister. Bir an gelir o kadar çok yanlış karar artarda alınmış olur ki, gözlemciler “ilk karar doğruydu,  ama diğerleri yanlış oldu” demeye başlar. 

BÜYÜK ÇAMLICA’YA EN BÜYÜK CAMİ

Faraza, çevresinde cemaat olmayan Çamlıca tepesine büyük bir cami yapıldı diyelim. Cami tenha olmamalıdır. O camide ibadet etmek isteyenler özel araçlarıyla veya otobüsle oraya gidecektir. Pek tabii araçlar cami çevresinde trafik keşmekeşi yaratacaktır. Onu ortadan kaldırmak için katlı otopark inşa edilecektir. Belki o da yetmeyecek hem metro hem de teleferik inşa edilecektir. Günün sonunda “taşıma cemaatle cami dolmaz” deyip Çamlıca çevresi çok katlı apartman inşaatına açılacaktır. Çevrede o kadar insan oturacaktır ki cami küçük kalacaktır. O zaman ilk yanlış kararı alanlar “bir de bu cami büyük diyorlardı, gördünüz mü ihtiyaca yetmiyor, ikincini de inşa edeceğiz inşallah” demeye başlayacaktır.
Son Söz: Küçük hesapta, hesap yoktur.

X