Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sırada Marmara’nın çanları var

YAKINDA insanlar ölecek, şimdilik balıklar ölüyor, Marmara’ Denizi’nde.

Marmara Denizi çevresindeki İstanbul, Balıkesir, Bursa, Çankakale, Kocaeli, Tekirdağ, Yalova kıyılarından Marmara’ya dökülen yüz binlerce metreküp evsel ve endüstriyel atıklar olağanüstü kirlenmeye yol açıyor. Kurşun, çinko, bakır, krom, civa gibi ağır metaller Marmara’da  hayatı felakete sürüklüyor.
Bu bilgi yeni değil. Yeni olan, kirliliğe dönük bulguların son aşamaya gelmiş olması. Çok türlülük 1-2 canlı türüne kadar düşmüş bulunuyor. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de balık bu gidişle ithal ürünü olma yolunda. Marmara’da denize girmek ise, kısa sürede hayal olacak. Sudaki oksijen oranı hızla düşüyor, bazı yerlerde sıfıra yaklaşıyor.
Marmara’nın bu saatten sonra tamamen temizlenmesi mümkün görünmüyor. Yapılması gereken, Marmara’ya kirletici girişini durdurmak.
GÜNÜN BİRİNDE
Türkiye’nin bunca yoğun gündeminde Marmara kirliliği kel alaka? Çok basit, sel felaketi nedeniyle.
Amerika dahil, dünyanın her yerinde sel felaketleri yaşanıyor, ama bizdeki gibi metrekareye düşen seksen, doksan metreküp yağmurla değil. Kasıp kavuran hortumlarla. Derme çatma altyapı, facia bir kentleşme bu gibi felaketlerin her zaman habercisi.
CHP Balıkesir milletvekili Namık Havutça ve 22 milletvekili konuyla ilgili meclis araştırması açılması için önerge veriyor. AKP buna izin verir, vermez, belli değil.
Marmara’da şimdilik balıklar ölüyor, yarın bir gün, bir bakmışız, denize giren insanlar ölümle karşı karşıya. Bugün selde olduğu gibi, haydiii, hep birlikte o felaketi yaşamaya.
Uzun yılların ihmalini biçiyoruz. İstanbul, Antalya, Bodrum fark etmiyor, nerede aşırı yağmur varsa, orada ölüm var. Bu olağan değil. Daha geçen hafta Rize’yi düşünün.
Doğanın üstün gücü yeryüzünde insanın iradesini hep ölçüyor. Ama, her zaman yenemiyor. Hep yendiği yerler var, bizim gibi ülkeler.

BDP ile son serüven

BAZI BDP milletvekillerinin durumu kritik hale gelebilir. Önemli ayrıntı, herhangi bir BDP milletvekiline devletin ve milletin bölünmezliğini ihlal suçlamasıyla seçimden önce soruşturma açılmış ise. (Anayasa madde 83).
Anayasanın 14. maddesi, “Anayasada yer alan hak ve özgürlüklerden hiç biri devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı (....) amaçlayan faaliyetler için kullanılamaz. Buna aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak yaptırımlar yasayla düzenlenir”.
Düzenlenir diyor ama, düzenleyen öyle bir yasa henüz yok. Bu durumda Anayasa 76. madde devreye giriyor ve seçilmiş kişinin milletvekilliğinin düşmesi ve ceza görmesi gündeme gelebilir. Yeniden vurgulamakta yarar var, eğer soruşturma seçimden önce başlamış ise. Böyle açılmış soruşturmalar var. Acil çözüm o yasayı çıkarmak.
Şu anda kimsenin bu yönde bir dikkati yok, heyecanlı bir serüvene daha hazır olun.

Adalet yolunu temizlemek gerek

“ADALETE giden yolda orantısız cezalar var, Anayasadan önce bu yolu temizlemek gerek”.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu hazırlığında AKP ile BDP arasındaki görüşmede BDP KCK tutuklamalarıyla ilgili rahatsızlığını iletiyor.
BDP’ye göre, KCK’dan 7 bin 748 gözaltı, 3 bin 895 tutuklu arasında belediye başkanları, il ve ilçe başkanları, MYK üyeleri var. BDP dönüp dolaşıp KCK tutuklamalarını vurguluyor. Temizlenmesini istediği yol ile bunu ifade ediyor.
BDP’nin ilginç önerisi ise, Anayasanın bu Meclis’in değil de, paralel Anayasa Meclisi, bir anlamda Kurucu Meclis tarafından yapılması yönünde. O Kurucu Meclis nasıl oluşacak, yaptığı anayasa ne ifade edecek? Kaldı ki, Kurucu Meclis deyince, bizde akla askeri yönetimler döneminde oluşturulan meclisler geliyor. Gereksiz bir öneri.
BDP aynı görüşmede, Anayasanın ilk üç maddenin değiştirilmesi, isteğini tekrarlıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü, dilinin Türkçe olduğu, Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğu ilkesinin değiştirilmesi istemi.
Şimdiden belli, Uzlaştırma Komisyonunu çetin günler bekliyor.

Ankara-Tahran hattı kısa devrede

Yeni Şafak’ta dün yayınlanan haber Türkiye ile İran arasındaki hatları yeniden ısıtacak türde.
Abdülkadir Selvi’nin yazısına göre, İran PKK’nın Kandil’deki lideri Murat Karayılan’ı yakalıyor, onunla anlaşıyor, sonra serbest bırakıyor. Yazı belli ki, ciddi istihbarat kaynaklarına dayanıyor, önemli ayrıntılara yer veriyor. Geçen ay İran’ın Karayılan’ı yakalandığı haberleri doğrulanıyor.
Füze kalkanının Malatya’ya yerleştirilmesi kararıyla birlikte, soğuk rüzgarların estiği Ankara-Tahran hattı, Karayılan’ın serbest bırakılmasıyla iyice gerilmeye aday. Böylece komşularla sıfır sorun rüyası bir kez daha çökmüş bulunuyor.
Onun ötesinde, Suriye ile kopma noktasına gelen ilişkiler de düşünülürse, İran ve Suriye ile teröre karşı yürütülen ortak mücadele sizlere ömür. PKK ile mücadelede Türkiye bölgede artık yalnız.

X