Sinemaya en çok bekarlar gidiyor, 56 Türk filmi 240 yabancıyı zorluyor

Meltem KARA
13.12.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Bu yıl aralık ayına kadar vizyona giren 56 Türk filmi, 240 yabancı filmle rekabeti zorluyor. Pazardaki payı yüzde 49.58’de kalan Türk filmlerinin, yıl sonuna kadar geçtiğimiz yıl yakaladığı başarıya ulaşması bekleniyor. Bu yılın 11 ayında seyirci sayısı da 30 milyon 397 bine ulaştı. Seyircinin yüzde 69’unu bekarlar oluşturdu.

SON dönemlerde iddialı filmlerin vizyona girmesiyle seyirci sayısında patlama yaşayan Türk sinema sektörü, yabancı filmlere karşı gösterdiği direncini bu yıl da devam ettiriyor. Geçen yıl 264 yabancı filmin karşısında vizyona giren 48 film yüzde 58.89 paya ulaşırken, bu yıl yüzde 49.58 oldu. Aralık ayına kadar vizyona giren Türk filmi sayısı 56 olurken, bu dönemde vizyona giren 240 yabancı film Türk filmleriyle rekabette zorlanıyor. Yılın sonuna kadar seyirci sayısının 43 milyona, toplam hasılatın da 320 milyon liraya çıkması bekleniyor. Sinema seyircisinin yüzde 69’unu bekarların oluşturduğu da dikkati çekiyor. Yapımcı Mehmet Altıoklar, “Kriz dönemleri sinemayı olumlu etkiliyor. Sektör bu yıl 2008’e göre yaklaşık yüzde 10’luk bir büyüme gösterecek. 2010 ise daha iyi bir yıl olacak” dedi.
Kaliteli filmi seçiyorlar
İstanbul Ticaret Odası’nın düzenlediği Türk Sineması’nda Sorunlar ve Fırsatlar Paneli’nde “Türk Sinema Endüstrisi” başlıklı bir sunum yapan Mehmet Altıoklar, Türkiye’de sinema seyircisinin arttığını belirterek, şunları söyledi: “Bu yılın 11 ayında sinemanın 30 milyon 397 bin seyircisi oldu. Duraksama ya da azalma gözükse de sinema seyircisi artıyor. Beğenilen film vizyona girdiğinde seyirci sinemaya gidiyor. Kaliteli filme cevap veren bir sinema seyircisi oluştu. 1996 yılında Eşkıya ve İstanbul Kanatlarımın Altında filmlerinin gişe başarısıyla Türk filmlerinden de para kazanılabileceği anlaşıldı. 2001-2002 yılları arasında seyirci sayısı düştü. Çünkü kriz döneminde hiç film yapılamadı. 2004’te gnctrkcll’in kampanyası çok etkili oldu. 2008’de satılan 5.2 milyon biletin 2.8 milyonu bu kampanya ile satıldı.”
Drama, sektörü sürüklüyor
Drama türündeki filmlerin sektörü tetiklemeye başladığını kaydeden Altıoklar, şu bilgileri verdi: “Seyircinin yüzde 44’ü komedi filmlerini tercih ediyor, yüzde 32’si drama, yüzde 16’sı komedi-drama seviyor. Aksiyon filmlerini tercih edenler ise yüzde 8’de kalıyor. Babam ve Oğlum ve Issız Adam gibi filmler drama kulvarını açtı. Kurtlar Vadisi ve Nefes’in drama türünü devam ettiriyor. Tür çeşitlemeleri de yeni bir pasta oluşturdu, sinemaya gitmeyenleri çekmeye başladı. Nefes, bu güne kadar hiç sinemaya gitmeyen insanları çekti.”
Yeni salon ihtiyacı
Türkiye’de toplam 1679 sinema salonunun bulunduğunu ifade eden Altıoklar, salon sayılarında boşluk olduğunu ifade ederek, salon başına düşen kişi sayısının Türkiye’de 50 bin olduğunu aktardı. İTO Meclis Üyesi Fırat Kasapoğlu ise, “Son yıllarda açılan alışveriş merkezlerinin sayısının artmasıyla, sinema salon sayısı da arttı. Açılan yeni sinema salonları, yeni seyirci sayısını artırdı. Böylece Türk filmleri de yabancı filmlerden daha çok seyirci çekmeye başladı. Yatırımcılar da anladıklar ki bu alan kârlı” diye konuştu.

Seyircinin yüzde 51’i erkeklerden

Sinema seyircisi sosyoekonomik açıdan
AB ve C1 grubu tarafından karşılanıyor.
Seyircilerin yüzde 49’unu kadınlar, yüzde 51’ini erkekler oluşturuyor.
Yaş ortalamasının yüzde 88’i 18-39 yaş grubu, yüzde 40’ı ise 18-24 yaş grubu oluşturuyor.
Sinema seyircisinin yüzde 63’ünü çalışanlar, yüzde 30’unu öğrenciler oluşturuyor.
Türkiye’de sinemaya gitme ortalaması 2 yılda bire iniyor.

Rakamlarla sinema sektörü

Türkiye’de şu anda 15 kamera ve ışık ekipman kiralama şirketi var.
448 tane kayıtlı yapım şirketi bulunuyor. Son 5 yılda vizyona film sokan yapım şirketi sayısı 75 olurken, 2009’da vizyona film sokan şirket sayısı 44 oldu.
Türkiye’de şu anda 2’si yabancı olmak üzere 18 dağıtımcı şirket bulunuyor. Tolam seyirci sayısının yüzde 75’i
UIB, Warner Bros ve Özen film tarafından karşılanıyor.
Türkiye’de salon başına düşen kişi sayısı 50 bini buluyor. Bu Avrupa’da 15 bin olurken, ABD’de 8 bine düşüyor.
Türkiye’de eğlenceye ayrılan kişisel bütçe yüzde 3 olurken Avrupa’da yüzde 9’a çıkıyor.

İTO’nun görevi sektörü dünyaya tanıtmak olacak

İTO Yönetim Kurulu Üyesi İsrafil Kuralay, Türk sinemasının 100 yıllık tarihi olduğunu hatırlatarak o günden bugüne Türk sinermasının büyük mesafeler aldığını söyledi. Kuralay, “İTO olarak sinemayı sadece sanat olarak değerlendirmenin yeterli olmadığını düşünüyoruz, sinema aynı zamanda bir ekonomi. Görevimiz bu sektörü dünyaya tanıtmak ve dünya pazarına tanıtmak olmalı. Bundan sonra da bu sektörün sorunlarının yakından takipçisi olacağımızı hatırlatmak istiyorum” dedi. İTO 27 No’lu Bilgi ve İletişim Hizmetleri Komitesi Başkanı Mahmut Özden ise, komite olarak 2 uluslararası büyük festivale katkıda bulunacaklarını ve uluslararası muhataplarla sinemanın muhataplarını buluşturmak istediklerini kaydetti.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı