"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Sinemanın kötü olması Erbil'in suçu değil

Son dönem Türk filmlerini beğenmeyenler günah keçisi olarak Mehmet Ali Erbil'i gösteriyor.

Evet ben de beğenmiyorum pek çok filmi, evet ekrandaki Mehmet Ali Erbil'i sinemada görmekten de sıkıldım.

Ama bunun sorumlusu Mehmet Ali Erbil değil ki...

Amerikan sinemaları da yılbaşı öncesinde Noel filmleriyle dolar... Paskalya tatilinde de salonlar gişeye dönük filmlerden geçilmez...

Bizde neden gişeye yönelik filmlere itiraz ediliyor anlamış değilim.

Keloğlan da, Hababam da belli ki benzer mantıklarla gişeye yönelik filmler.

Her ikisinde de Mehmet Ali Erbil'in olması, yapımcılar tarafından onun tercih edilmesi rating ve gişe garantisi olmasındandır.

Neden bu durum bu kadar büyütülüp, ’vatan millet Sakarya’ haline dönüştürülüyor anlamış değilim.

Alt tarafı bir film, gidiyoruz eğleniyoruz, seviyoruz ya da sevmiyoruz!

Bizim sinemamızın problemi, gişe filmlerinin çokluğu ya da filmlerde hep aynı Erbil'in olması değil, farklı tarzda filmlerin üretilmemesidir.

Bu da Mehmet Ali Erbil'in sorumluluk alanında değildir.

Türk dizisi mantığıyla Amerikan dizisi izlemek

Her sevilen yabancı dizi bittiğinde aynı tartışma çıkar.

Şimdi de Nip-Tuck'da aynı şey oldu.

Geçen gün Onur Baştürk, "N'olcak şimdi" diye yazınca Nip-Tuck fanları "İnşallah yeni sezon için bir yıl beklemeyiz" demeye başladı.

CNBC-e'yi 3'üncü sezona hemen başlamadığı için eleştirenler bile var.

Bu kadar yerli dizi bombardımanı altında olunca, yabancı dizileri de yerli diziler gibi izlemeye başladık tabii...

İstiyoruz ki Nip Tuck da, Asmalı Konak gibi kesintisiz akıp gitsin!

Hayır efendim!

Amerikalı'nın bir sezon dediği şey, 13-15 bölümden oluşuyor. Bizdeki gibi eylülde başlayıp haziranda biten 30-40 bölümlük sezonlar yok orada.

Nip Tuck'ın birinci sezonu 2003'te sadece 13 bölüm yayınlandı.

İkinci sezonu 2004'te 16 bölümdü...

Üçüncü sezon ise 2005'te 15 bölüm olarak yayınlandı Amerika'da...

Yani üç yılda toplam 44 bölüm.

Bizde ise CNBC-e'de toplam bir yılda 28 bölümün yayınlanması izleyiciyi kesmiyor.

Türk televizyonlarının bu hızına değil Nip Tuck hiçbir Amerikan dizisi yetişemez.

Amerikan izleyicisi 2'nci sezonla 3'üncü sezon arasında tam 11 ay bekledi.

Türk izleyicisi 11 hafta bekleyemiyor.

Hayır CNBC-e 3'üncü sezonu hemen yayınlasa, korkarım bizim izleyici bu sefer Amerikalı yapımcılara "4'üncü sezonu niye çekmiyorsunuz" diye baskı yapmaya başlayacak...

Bu diziler bu yüzden kaliteli zaten. Bizde bir sezonda bir dizi 35-40 bölüm çekilirken, Amerika'da 13-15 bölüm çekildiği için...

Bakalım Amerikan dizilerini, Türk dizisi mantığıyla izlemeyi ne zaman bırakacağız.

Bodrum'da sinemalar

Geçtiğimiz haftalarda Bodrum Cinemarine'le ilgili eleştirileri yazınca, Bodrum sakinlerinden çok sayıda mail geldi.

Mailler kış aylarında da artık ciddi bir nüfusu barındıran Bodrum'un çok sayıda etkinliğe kışın da ev sahipliği yaptığını söylüyor.

Bodrumlular, "Kışın Bodrum'u yaşamasını bilenler konserler, sinemalar, sergilerden mahrum kalmıyor" diyor.

Cinemarine'in sahibi ve işletmecisi Cenk Sezgin de, Bodrum'un her zaman her konuda elit bir tüketicisi olduğunu söylüyor.

"Bodrum müşterisi zor beğenir, farklı illerde hatta yurt dışında sinemaya gitmiştir ve benzer standardı Bodrum’da da ister. Bodrum’un entelektüel, ne istediğini bilen ve bilinçli sinemaseverine düşük standartlarda hizmet etmek mümkün değildir" diyor.

Ben Bodrumlu'nun Bodrum'a bu kadar sahip çıktığını bilmiyordum.

Tek bir yazıya onlarca Bodrum'ludan yanıt geldi ki en çok Bodrum adına sevindim.

Nişantaşı'na dikkat

Hello'da yayın yönetmeni Erdem Kırım'ın köşesinde okudum.

Geçtiğimiz günlerde semtin en hareketli noktasında anlaşmazlığa giren otoparkçılar büyük bir kavgaya tutuşmuş, silahlar patlamış.

Bir olay da Kubilay Keskin anlattı. Otopark parası vermeyen bir adamın peşinden giden

otoparkçılar Beymen Brasserie'nin önünde havaya ateş etmişler.

Geçenlerde çiçek satıcıları da çiçek almayan bir Chocolate müşterisini üç-beş kişiyle tehdit etmiş...

Otoparkçılar ateş ediyor, birbirleriyle çatışıyor, çiçekçiler müşterileri tehdit ediyor.

Nişantaşı elden gidiyor.
X