Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sinemanın duayeni artık yok

    Hürriyet Haber
    02 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 02 Eylül 1998 - 00:01

    Tam 46 yıldır Türk Sineması'na hizmet eden senaryo yazarı, yapımcı ve yönetmen Osman Fahri Seden, salı sabahı saat 02.00'da prostat ve Akciğer kanserinin vücudunun her yerini sarmasıyla girdiği koma sonucu, 74 yaşında hayatını kaybetti. Üç haftadır Avrupa Hastanesi'nde yatan Seden, yapılan kemoterapi tedavisine rağmen kurtarılamadı. Seden, perşembe günü saat 10.00'da Erol Dernek Sokak Girik Han önünde, saat 10.30'da Atatürk Kültür Merkezi önünde düzenlenecek törenlerle Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

    Türkiye'deki ilk sinema salonlarından birini açan ve ilk özel film yapımevini kuran Osman Kemal Seden'in oğlu olan 1924 doğumlu Osman F. Seden, Alman Lisesi'ni bitirdikten sonra Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1951 yılında ‘‘İstanbul Kan Ağlarken’’ adlı filmle ilk senaryosunu yazan Seden, ‘‘Kanlarıyla Ödediler’’ adlı filmde de ilk yönetmenlik denemesini yaptı. Bir ara Lütfi Ömer Akad'la birlikte çalışan Seden, 1960'lı yıllardan sonra güldürü, polisiye ve müzikal filmlere yöneldi. ‘‘Çalıkuşu’’ filmiyle büyük bir başarı yakalayan Seden, 1980'li yıllarda ‘‘Yakılacak Kadın’’, ‘‘Telekız’’ ve ‘‘Yeniden Doğmak’’ gibi arabesk filmleri yönetti.

    Star sisteminin kurucusu olarak bilinen Seden, ilk kez Zeki Müren'le film çekerek, şarkıcı filmleri dönemini de başlattı. 200’e aşkın filme imza koyan Seden, son olarak Sadri Alışık Sinema Özel Ödülü'ne layık görülmüştü.

    Sinema dünyası ona çok borçlu

    GÖKSEL ARSOY:

    Türk Sineması'nın duayeniydi. Seden Ailesi'nin Türk Sineması'na yaptığı hizmetler tartışılmaz. Bugün Türk Sineması varsa, Osman Seden gibi insanlar sayesinde var. O insan olarak da yeri doldurulamaz biri. Çok iyi ve renkli bir insandı. İstanbul beyefendisiydi. Onun gibisi bir daha gelmez. Ailesinin ve Türk Sineması'nın başı sağolsun.

    MUAZZEZ ERSOY:

    Kendisiyle ‘İntizar’ dizisinde tanışmıştık. Şu anda babamı kaybetmiş gibiyim. Tonton, sevecen, bir o kadar da değerli insandı. Türk Sineması büyük bir değerini kaybetti.

    TÜRKER İNANOĞLU:

    Osman Ağabey, benim bu piyasada en sevdiğim, en saydığım, en çok hürmet ettiğim kişilerden biriydi. Kendisi benim hem yönetmenlik ve rejisörlükte hem de patronlukta ustamdı. Patronluğu ben Kemal Film'de öğrendim. Yönetmenlikte de bir dönem kendisine asistanlık yapmıştım. Sanatsal sinemayla ticari sinemayı kaynaştırmış nadir yönetmenlerden biriydi. Çok yakın bir dostumu kaybettim, çok üzgünüm.

    Berna Laçin

    Ailemden sonra ilk kez birinin vefatı beni çok üzdü. Osman Seden çocuksu duygularla dolu, saf, dürüst bir insandı. Birlikte güzel günlerim oldu. Ondan çok şey öğrendim. Birçok anım var. Bir gün sette ara vermiştik. Ben de içeceğim ve bisküvimle dolaşıyordum. Baktım sürekli arkamdan geliyor. Bir an bu yaşlı başlı adam benden ne isteyebilir diye düşündüm. Yanıma gelip ‘‘Bisküvinden iki tane verir misin?’’ demez mi. Sonra öğrendim ki şeker i varmış. Bütün set ondan gizli tatlı şeyler yermiş ve ona vermezlermiş. Bakkaldan gofretler alır, cebine saklardı.

    Türkan Şoray

    Son nefesine kadar sinemaya çalıştı

    Çok üzüldüm ve şaşırdım. Ani ve beklenmedik bir ölümdü. Son nefesine kadar Türk Sineması için çalıştı. Bu sektör, onu asla onu unutmayacaktır. Acısını uzun bir süre yüreğimde taşıyacağıma inanıyorum.

    Hülya Koçyiğit

    Filmleri de kendisi de farklıydı

    Türkiye'nin yetiştirdiği çok seçkin, çok entellektüel bir sinema adamıydı. Tarz olarak hep babacan bir tavrı vardır. Kendine has esprileri olan ve bu esprileri çevresine çok hoş bir şekilde benimsetmiş, kendine has bir kişiliği, özelliği olan, nevi şahsına ait bir kişiliği olan, sineması da kişiliği gibi kendine has bir tarzda olan biriydi.






    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı