« Hürriyet.com.tr

Sinemadan kazandı sanatçı köyü kurdu

Süper Baba dizisinin sevilen oyuncusu Sümer Tilmaç, Antalya’nın Serik ilçesinde hayallerini gerçekleştirdi. 40 dönümlük narenciye bahçesine bir köy kurdu. Bir kısmını pansiyon olarak işlettiği köyde, sanatçılara konaklayacakları, çalışacakları bölümler ayırdı. Geleneksel zanaatları yaşatacak atölyeler açtı. Taş ve ahşap oyma atölyelerine yakında cam ve deri bölümü katılacak. Konuklar ustalardan ders alıyor, atölyelerde uygulama yapabiliyor.

Ersin KALKAN
X
Sümer Tilmaç (61), 1971’den beri Türk sinemasında oyuncu, senaryo yazarı ve yönetmen olarak çalışıyor. Tam 127 filmde rol aldı. Sürgün, Kadersizler, Ah Güzel İstanbul, Yağmurlar Altında, Hababam Sınıfı: Merhaba gibi filmlerde oynadı. Süper Baba’daki Kahveci Nihat rolüyle tanındı ve çok sevildi. Yeşilçam’da çok çalıştı, çok yoruldu. Dört çocuklarını büyütmüş, bir parça rahatlamıştı. Beş yıl kadar önce eşi Melek Hanım’a, "Gidelim buralardan" dedi. "Bir Akdeniz kasabasına çekilelim, küçük bir arazi alalım, içinde minik bir evimiz ve bahçemiz olsun, çiçek yetiştirelim, minnacık bir bostan kuralım kendimize, köpeğimiz koşturup oynasın tozlu yollarda, çimenlerde yuvarlanıp dursun, biz gezip dinlenelim birazcık" diye devam etti. Melek Hanım, "Biraz geniş bir narenciye bahçesi olsa, yanından bir nehir aksa, dostlarımız gelip gitse, sanatçılara kapımızı açsak daha iyi olmaz mı" diye sordu. Sümer Tilmaç, eşinin neyi kastettiğini anladı. Kayınpederi Mahmut Konuk’un Antalya Serik’teki arazisiydi tarif edilen yer. "Bilmem ki" dedi Tilmaç, "o kadar büyük bir işin altından kalkabilir miyiz?"

Birkaç ay sonra Serik’te, Melek Hanım’ın baba ocağındaydılar. Yıllar önce Mahmut Konuk, Köprülü Çay’ın yanındaki 40 dönümlük araziye narenciye fidanlarını diktiğinde komşuları, "Yahu sen delirdin mi" demişti. Bir yükselip bir alçalan ırmağın kıyısındaki arazinin ıslah edileceğine kimse inanmıyormuş. Mahmut Bey, zoru başarmış. Meyvelerini dünya gözüyle görmüş. 1986’da vefat etmiş.

Tilmaçlar, önce arazideki eski binayı elden geçirip yeni yuvalarına yerleşti. Sonra küçük küçük evler yapmaya koyuldu. Sadece ahşap ve taş kullanılarak Karadeniz’deki serenderleri andıran evler yaptılar. Yerden yüksek, ahşap kütük üzerine oturtulan evler, görünümü bozmuyordu.

DERİ VE DEMİR ATÖLYESİ AÇILACAK

Kapısına önceleri Melek Çiftliği tabelasını koydular. Zamanla, bu isme bir de Sümer Tilmaç Sanatçı Köyü adı eklendi. Evlerin bir kısmı motel, pansiyon. Köyde 50 kişi konaklayabiliyor. Geriye kalan evler sanatçılar için. Daha doğrusu zanaatkarlar için. Tilmaçlar, köyün bir kısmını, kaybolup gitmeye yüz tutmuş geleneksel Türk el sanatlarını yaşatmak için ayırmış. Şimdilik bir taş, bir de ahşap oyma ustası kalıyor köyde. Bu ustalar hem burada kendi işlerini yapıyorlar hem de ziyaretçilerden meraklı ve yetenekli olanlara bu mesleğin püf noktalarını öğretiyor. Sümer Tilmaç, zanaatkarların bölümünü genişletmeyi planlıyor. Köyde küçük bir deri işleme ve bir sıcak demir atölyesi kurulacak. Deri atölyesinde gümüş işlemeli Çerkez eyerleri, at koşum takımları, geleneksel figürleri içeren masklar yapılacak. /images/100/0x0/55eb106ef018fbb8f8a8b5bbDemirci ise örsü ve çekiciyle eski zaman usulü demir aksesuvarlar üretecek. Köyde bir de cam ocağı bulunacak. Burada da sıcak camlar üfleme yöntemiyle şekillenip sanata sıçrayacak. Yani burası hakiki bir köye dönüşecek.

Köyde şimdilik 14 ahşap ev var. Çadır kurmak isteyenler için de bir kamp alanı mevcut. Çadırı olmayanlara çadır da veriliyor. Bir lokantası var. Yarım pansiyon uygulaması bulunuyor ama sadece oda-kahvaltı isteyenlere de hizmet veriliyor. Melek Çiftliği, Antalya merkezine 35 kilometre uzaklıkta, Serik ilçesine yakın. Alanya yolundaki, Boğazkent levhasından sağa dönüp denize doğru 5 kilometre kadar gidiyorsunuz. Köye, otomobille girmek yasak. Kapıdaki otoparka bırakıyorsunuz aracınızı. Eşyanızı faytona yükleyip, odanızın yolunu tutuyorsunuz. Çiftliğin bitişiğinde Türkiye’nin en önemli kuş cennetlerinden biri yer alıyor. Çevrede hareket eden traktörler bile bu kuşları rahatsız ediyor. Sümer Tilmaç, kuşları ürkütmemek için çiftlikteki bostanı ve narenciye bahçesini, köyden bulduğu iki öküzün arkasına kara sabanı yerleştirerek sürüyor.

EN FAZLA İKİ BALIK TUTABİLİRSİNİZ

Sümer Tilmaç’ın bir de organik takıntısı var. Köylerden topladığı gübreleri kullanıyor tarımda. Mutfakta kullanılan sebzeler, daldan koparılan meyveler işte böyle bir topraktan fışkırıyor. Köyün lokantasında gazetecilikten aşçılığa geçen Mahir Usta pişiriyor yemekleri. Dileyen konuklar sebze bahçesinden domateslerini, biberlerini kendileri topluyor. Erken kalkanlar, tavuk, kaz ve ördeklerle dolu büyük kümese girip folluktan kendi yumurtalarını alıp istediği şekilde pişirerek sofrasına koyuyor.

Köyün tek gürültülü aleti basit bir pancar motoruyla işleyen kayığı, şişme botu. Nehirde yüzmek istemeyenler kayığa binip kuş cennetinin içinden geçerek yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra Akdeniz’in sularıyla, kumsallarıyla buluşuyor. Melek Çiftliği, İtalyan yönetmen Alberto Lattuado’nun "Po Nehri Kıyısındaki Değirmen" adlı filmindeki ırmak kıyısına benziyor. Salkım söğütlerin dalları nehrin sularına iniyor. Günün her saatinde farklı ışıklar ve gölgeler oynaşıyor bu sularda. Arzu edenler oltasını nehre daldırıp balık yakalıyor. Ancak herkes en fazla iki balık yakalayabiliyor.

HER ÇOCUĞA BİR TAVŞAN

Çiftliğe girişte üzerinde "Danış" yazan bir kulübe var. Personel köyle ilgili bilgi veriyor. Tahta kanatlı kapıdan geçip köye girdiğinizde eski Türk filmi afişlerinin bulunduğu bir sergiyle karşılaşıyorsunuz. Türk sinemasının kahramanlarının isimleri buradaki parklarda, iskelelerde, ağaçlarda, evlerde ya da sokaklarda yaşatılıyor. Ertem Eğilmez Parkı, Kemal Sunal Sokağı, İsmet Ay Köprüsü, Hulusi Kentmen Çardağı, Suna Pekuysal Ağacı gibi. Köyü ziyaret eden çocuklara, konaklama süresi içinde bakmak üzere bir tavşan veriliyor. Yavruya nasıl bakılacağını Danış’taki görevli öğretiyor. Köyde bir çocuk parkı var. Çocuklara eski zaman oyunları öğretiliyor. Oyundan sıkılanlara Sinekli Bakkal’da limonata, leblebi tozu, pamuk helva sunuluyor. (www.melekciftligi.com)

Kaynak: Ersin KALKAN

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Titanyum gazlı ‘cehennem’ gezegen şaşırttı!
SonbaharSonbahar
Her mevsim ayrı güzel: Kızıldağ Milli Parkı
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyadaki en alçak göl: Lut Gölü
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Kadınların yönettiği ilginç ada!
SonbaharSonbahar
Farklı bir sonbahar rotası: Munzur Vadisi Milli Parkı
GezginGezgin
Masalsı ve romantik öğrenci şehri: Heidelberg