Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sinema, bilinçaltına hükmetmek için iyi bir araç

    Hürriyet Haber
    16.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 16.11.2001 - 00:01

    Ünlü yönetmen Halit Refiğ, "Özellikle yakın zamanlar düşünülürse tıpkı felsefe gibi sinema da silahı elinde tutanların, kendi toplumlarının insanları ve genelde bütün dünya için etkileme, bilinçaltına gitme ve hükmetme aracıdır" dedi. Usta yönetmen, Gazi Üniversitesi öğrencilerine ``Sinema ve Felsefe`` konulu bir konferans verdi. Refiğ, Gazi Üniversitesi Rektörlüğü Mimar Kemaleddin Salonu`ndaki konferansına felsefe ve sinemanın tarihçesini anlatarak başladı. Sinema içinde felsefenin ``eğlendirerek düşündürme`` yoluyla kullanılabileceğini ifade eden Refiğ, ``Ben, kendi filmlerimde eğlendirirken düşündürme imkanını çok aradım`` dedi. Batı`da felsefenin gelişmiş ülkelerin kendi egemenliklerini kabul ettirme aracı olarak kullanıldığını belirten Refiğ, tarih boyunca bu egemenliğin temel kurallarının arandığını söyledi. Sinemanın da sanayileşmenin geliştiği ve sanayileşmiş ülkelerin dünyada egemenlik yarışına giriştiği bir dönemde ortaya çıktığını anlatan Refiğ, ABD, İngiltere, Fransa ve İngiltere`nin bu alandaki araştırmalara aynı zamanda başladıklarını söyledi.  Bu araştırmaların sonuçlarının birbirine yakın, ancak ayrı zamanlarda gerçekleştiğini kaydeden Refiğ, sonunda 1895`te Paris`teki bir kahvehanede Lumier kardeşlerin küçük bir topluluğa yaptığı gösteriyle ilk sinema tarifinin yapıldığını belirtti.  Sinemanın mucidi olarak Lumier kardeşlerin isimlerinin tescil edilmesinin nedeninin, topluluğa film gösteriminin yapılmasında olduğuna işaret eden Halit Refiğ, ``Sinemanın olması için film ve seyircinin birarada bulunması lazım`` diye konuştu. Refiğ, sinema ile felsefenin ilişkisini de şöyle özetledi: ``Özellikle yakın zamanlar düşünülürse tıpkı felsefe gibi sinema da silahı elinde tutanların kendi toplumlarının insanları ve genelde bütün dünya için etkileme, bilinçaltına gitme ve hükmetme aracıdır. Örneğin, Amerika`da sinema sanayii son derece stratejik bir alandır. Yerli sinema sektörümüz 1984-85 yıllarında bir krizden geçerken, alınması gereken tedbirler arasında Amerikan filmlerinin Türkiye`ye girişinin kısıtlanması da düşünülmüştü. Bu, meslek kuruluşlarının devlete kabul ettirmek istediği çalışmalar içindeydi. Bu sırada Amerika`dan Türkiye`ye bir mesaj geldi; (sinema bizim için hayati bir alandır. eğer bunu sınırlandırırsanız ilişkilerimizi yeniden gözden geçiririz.) İşte, sinema böyle şaşırtıcı bir güce sahiptir.``
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı