Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

SINAV SONUÇLARI

Çok sayıda okurumuzdan mesaj aldım: SBS sonuçlarının İdare Mahkemesince iptali benim çocuğumun durumunu etkileyecek mi? Hemen söyleyelim, etkilemeyecek.

Bilindiği gibi, sınavlar 08 Haziran 2013 tarihinde yapıldı. Sınava 1.112.604 öğrenci katıldı. Sınav sonuçları 12 Temmuz 2013 tarihinde açıklandı.
Sınav sonuçları açıklandığında, Bakanlığımızca yapılan inceleme sonucunda Almanca ve Fransızca testlerini yanıtlayan 718 adayın yabancı dil testlerine ilişkin değerlendirmede yanlışlık yapıldığı tespit edildi.
Almanca ve Fransızca testlerinden sınava giren öğrencilerin durumları yeniden değerlendirilerek ve hiçbir mağduriyete yer vermeyecek önlemler alınarak yeni puanlar aynı gün saat 17.00’de açıklandı.
Öğrencilerimizden tercih başvuruları alınarak asıl ve yedek yerleştirilmeleri de zamanında yapıldı.

* * *

Ancak, 12 Temmuz 2013 tarihinde ilan edilen sınav sonuçlarına ilişkin işlemin aleyhine, Ankara 18. İdare Mahkemesinde dava açılmış; Mahkeme de yürütmenin durdurulması yönünde karar vermiştir.
Mahkeme kararına ve Mahkemenin yönlendirmesine göre sınav sonuçları yeniden değerlendirilmiştir.
Bu değerlendirmeye göre; dört öğrencimizin daha üst tercihlerine, doksan dokuz öğrencimizin ise mevcut okullarından daha alt tercihlerine yerleşebilecekleri sonucuna varılmıştır.
Bu öğrencilerimize Bakanlığımızca ulaşılarak talepleri olması durumunda tercihleri doğrultusunda işlem yapılacağı kendilerine bildirilmiştir.
Bu konudaki daha detaylı açıklama Millî Eğitim Bakanlığının sitesinde yer almaktadır.

* * *

ÖFKE ve SAĞDUYU

Cuma akşamı geç vakitte eşim Semiray’la, kuzenim şair-yazar Mustafa Aydoğan’lara gidiyorduk.
Genelde hafta sonları trafik sıkışık oluyor.
Ağır ağır ve söz verdiğimiz saati geçirmiş olmanın da tedirginliği ile Mevlana Bulvarı’nda ilerlerken, Hipodrom yakınlarında yolun kenarında bir kavga olduğunu fark ettik.
İki araç yan yana durmuş, içindekiler inmiş ve birbirlerine saldırıyorlardı. Araçlardan inen ve daha sağduyulu olan iki kadınsa büyük bir endişeyle onları ayırmaya çalışıyorlardı.
Semiray Hanım derin üzüntüsünü dile getirdi.
Biraz da, eğitimci olduğum için örtülü olarak bana sitem etti.
‘’Bu insanlar akşamın şu saatinde, şu trafik sıkışıklığının ortasında hangi duygunun, hangi eğitimsizliğin sonucu birbirlerine vurmaya çalışıyorlar’’ dedi.
Mahcubiyet duydum.

* * *

Öfkeyi, “insanların algıladıkları bir tehdit veya hakaret karşısında sergiledikleri düşmanlık duygusu” olarak tanımlıyor sözlükler.
Trafikte yan yana, arka arkaya giden araçlardaki insanlardan birbirlerine karşı nasıl bir tehdit veya hakaret algısı oluşabilir ki?
Olsa olsa birisi bir hata yapabilir, hatta birisi biraz kabalık yapmış olabilir o kadar.
İnsanları, araçlarından inerek birbirine saldırtan duygu, herhalde bizim anlayamadığımız başka bir şeydir.

* * *

Bu kentte, hiçbirimiz tek başımıza yaşamıyoruz. Caddeler, sokaklar, parklar, merkezler hepimize ait. Buralarda yaşamanın kuralları var.
Bu kurallara uymak zorundayız.
Öfkemizi yenmek, tahammül etmek, başkalarının hatalarını, kusurlarını bazen hoş görmek; toplumun huzur ve refahını tehdit ediyorsa da, ilgililere bildirmek medeni insana yakışan davranış olsa gerekir.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI