Sinan’ı işe mi götürsem pastayla mı kandırsam

Güncelleme Tarihi:

Sinan’ı işe mi götürsem pastayla mı kandırsam
Oluşturulma Tarihi: Şubat 12, 2005 00:00

Tam üç haftadır okullar tatildi. Yani üç haftadır çocuklar annelerinin tepesindeydi. Tam bitti derken, kar tatili yaptı şakasını bize.Gören de bizi çocukları senelerdir okula giden anneler sanır! Sanki kırk yılda bir tatil oldu, kafamız karıştı...Ama inanır mısınız, yuva, kreş derken çocukların bir yere gidiyor olması, o kadar büyük bir farkmış ki, üç haftada dünyamız tersine döndü... Sersem olduk, onları nasıl oyalayacağımızı bilemedik. İşle evi dengede tutmaya çalıştık. Nilden, her sabah karşımda telefonda ağlayan kızını teselliyle uğraştı. Kıvılcım, muayene randevularını akşam saat 20.00’den sonraya verdi. Ben ise bir taraftan oğlanı eğlendirme programları ayarlamaya çalışırken, bir yandan da işe gidebilmek için onu bırakacak birilerini bulma derdindeydim...Sinemalar, tiyatrolar birkaç günü kolayca geçirmemizi sağladı. Daha çok oğlan anaları ile bir araya geldik. (Okul takımından Tibet, Derin, Hakan ve anneleri) Hatta bir gün Metro City’ye bile gittik. Bir de ne görelim: Barbie haftasına denk gelmişiz. Ortalık Barbie ıvır zıvırları ile dolu. Defile için podyum bile kurulmuş. Tabii bizimkiler ilgilenmedi bile. Hatta bir ara podyumu yıkma planları yaptılar ama neyse ki uygulamaya kalkmadılar. Hiçbir şey satın almadan oradan ayrıldık. Ciddi başarı!!!KİM YÜZ VERDİYSE ONA TAKILDIBazı günler çocuklar anneleriyle birlikte işe geldi. Benimki artık gazete ve dergi işini kapmış durumda. Elinde dergiler, ciddi ciddi bir şeyleri inceleyip duruyor. İşyerinde ilk denememiz gayet başarılı geçti. O gün tek çocuktu. Bir ara yanımda beni fazla zorlamaya başlamıştı ki, imdadıma şimdi bizim dergi ekibimizde olan ve bir zamanlar çocuk yuvasında çalışmış Yeşim Hanım yetişti ve Sinan’ı yanına aldı. Sinan bir iki saat içinde ortama iyice uyum sağladı. Sırayla herkesin yanına gitmeye, herkesin önündeki işlere sarmaya başladı. Kimden yüz buluyorsa bir süre onun yanında takılıyor, sonra bir diğerine gidiyordu. İkinci denememizde oldukça kalabalıktık. Üç anne de çocukları ile geldi. Çocukları önce toplantı odasında Yeşim Hanım başkanlığında oyaladık. Sonra bizim bilgisayarlara taktılar kafayı. Bir süre de orada oyunlar bularak oyaladık. Öğlen güzel bir yemeğe gittik. Çocuklara bir masa, kendimize ayrı bir masa yaptık. Bir gün daha, bir gün daha derken, tatili bitirdik.Tam mutlu mesut kendimizi iş dünyasına dönüşe hazırlayalım derken malum kar tatili çıktı başımıza. Biz de bu sürprizi de en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştık. Çocuklar açısından tabii! Pazartesi, okuldan dört erkek arkadaşı ile bizim evde toplanarak geçti. Kartopu oynamaya gittik; bütün yasakları kırarak hamburger ve Konak Pastanesi’nden ekler ve kestaneli pasta da yedik. Diğer günler yediklerimizi hiç söylemeyeyim, beslenme uzmanları bizi topa tutar!Biz annelerin tesellisi mi bu bilmiyorum ama bu kadar uzun tatilde çocuklar da sıkılıyor artık. Sonunda tekrar okula gitmek istemeyenler de oluyor. Özellikle okul arkadaşlarıyla evde buluşanlar!!!Bu ilk denememizdi. Önümüzdeki yaz tatili için sıkı bir yaz okulu bulma kararı vermiş durumdayım. Zalimce bir karar mı acaba?Bırakın pastasını doya doya mıncıklasınBir yaşını geride bırakan bu küçük insan, bu dönemdeki enerjisiyle etrafındakileri şaşırtacak. Öyle zamanlar olacak ki, onun hastaneden getirdiğiniz o minicik, savunmasız bebek olduğuna inanamayacaksınız. ‘Kendi olma bilinci’ çok gelişen bebeğiniz artık kendini tamamen farklı bir birey olarak görür, istek ve arzularını çok net olarak bilir. Bir yandan da ayrılma korkusu bu aylarda yoğun olarak yaşanır ve size düşkünlüğü artabilir. Çocuk olma yolunda hızla ilerleyen bebeğinizin mizah anlayışı bu ay gelişmeye başlıyor. Örneğin yaptığı bir şeye gülerseniz, onu tekrar tekrar yapacak. Bu, sizi çıldırtma raddesine getirse bile o çok eğlenecek.HÁLÁ YÜRÜMEDİYSE ENDİŞELENMEYİN: Her beş bebekten üçü bu ayda ilk adımlarını atmaya başlar. Ancak unutmamalısınız ki, bu bir genellemedir ve bebekler on beşinci aya kadar yürümeyi reddedebilirler. Ama on ikinci ayın sonunda bebeğinizin ayakta desteksiz durabilmesi de gerekir. Bebeğinizin ilk adımları düşmeyle sonuçlanabilir; kesinlikle endişelenmemelisiniz. Genelde bebekler canının yanmasından çok, başarısız olduğu için ağlar. Düştüğünde ona sarılıp, destek vermeyi ihmal etmeyin. Ona cesaret vermeyi de unutmayın.EMEKLEMEK KOLAYINA GELEBİLİR: Bebeğinizin ayaklanmaya başladıktan sonra emeklemeye devam etmesi sizi endişelendirmesin.Yürümeye başlayan bebekler, çoğu zaman ulaşmak istedikleri yere emekleyerek gitmeyi tercih ederler, çünkü bu işlerini çok kolaylaştırır. Ama emeklemeyi tercih etse de, kısa bir zaman sonra yürüme işlevinin tüm mekaniğini çözerler. Kendisine güvenerek düz bir hat üzerinde yürüyebildiği zaman, köşeleri nasıl döneceğini ve kendi isteğiyle durabileceğini de keşfedecektir.BECERİLERİNİ DESTEKLEYİN: Bebeğiniz hareketli bir bebekse, bu dönemde yatağına veya oyun parkına tırmanmayı deneyebilir. Bu çabalar tehlikeli bir biçimde düşme riskini artırır. Bu nedenle bebeğiniz tırmanmaktan keyif alıyorsa ona engel olmak yerine yardımcı olmanızda fayda var; örneğin karyolasının parmaklıklarını biraz aşağı indirebilirsiniz.ELLE YEMESİNE İZİN VERİN: Bu dönemde bebeğinizin kazanacağı diğer bir beceri de kendi kendine çatal ve kaşık kullanarak yemek yemeye başlamasıdır. Biraz dökse de mazur görün; elleriyle yemesine izin verin. Bu onu eğlendirir de.KİLO ALIMI YAVAŞLAR: Bebeğinizin bu dönemdeki hareketliliği arttığı için kilo alması yavaşlar. Bebeğiniz gün içinde tek bir öğün yiyip, birkaç yiyecek dışında her şeyi reddedebilir. Yeme alışkanlıklarının yanı sıra yemek tercihleri bu dönemde iyice belirginleşir. Bebeğiniz aniden çok sevdiği muzu reddedip, her öğün elma yemek isteyebilir. Bu tür değişimler normal karşılanmalıdır. Bu yaştaki bebeklerin günde en az bir kez dinlenmeye, yani uykuya ihtiyaçları vardır. Uyku için en iyi zaman, öğle yemeğinden sonrası. İLK KELİMELER: Ayrıca bu ay bebeğiniz günlük eylemlerle ilgili ona söyleyeceğiniz pek çok şeyi anlar hatta ay sonuna doğru kendisi de birkaç kelime edebilir.HAREKET EDEN HER ŞEYİ SEVER:Uzanabildiği her şeyi anlamaya ve öğrenmeye çalışır. Eline aldığı her şeyi kurcalar, sallar veya yere atar. Kapı açıp kapamak onun için çok heyecan verici bir oyundur. Hareket eden hemen her nesne ilgisini çeker ve parçaları bir araya getirmekten hoşlanır. DOĞRU OYUNCAK: Oyuncak alırken yaşına uygun oyuncaklar seçmelisiniz. Oyuncak hayvanlar en favori oyuncakları arasındadır. Bu dönemde bebeğiniz daha karmaşık oyunlardan da hoşlanmaya başlar. Bir ya da iki oyuncağına bağlanabilir, uykuya geçiş için onları mutlaka isteyebilir. BEBEĞİNİZ AYNANIZ: Bebeğiniz beklenmedik bir anda huysuzlaşabilir, sizi dinlemeyebilir. Aynı zamanda farklı ruh hallerini yansıtabilirler. Aslında bebeğinizin durumu sizin ruh halinize de büyük ölçüde bağlıdır. Eğer siz sinirliyseniz bebeğiniz de sinirli olacaktır. BÜYÜKLERİ SEVER: Etrafında oynayacağı biri varsa sizi daha kolay dinler. Kendinden büyük çocuklarla da oynamaktan çok zevk alır. İdeal parti süresi 1 saatÇocuğunuzun ilk doğum günü aileler için çok özel ve anlamlıdır. Çocuk için hiçbir şey ifade etmese de, aileler bu günü kendileri için kutlamak isterler. Bütün aile fertleri, akraba ve arkadaşlar davet edilir. Hatta çeşitli yaşlarda çocuğu olanlar da bu partinin konukları arasındadır.Bebeğiniz bu günün önemini anlamasa da, yapılan hazırlıkların farkına varır. Kimi zaman huysuzluk bile yapabilir, mesela o gün uyumayı reddedebilir. Bu yaş günü partisi için bir tema belirlemenize veya oyunlar ayarlamanıza lüzum yok. Yaşı daha büyük başka çocuklar varsa onları oyalamak için bir şeyler ayarlayabilirsiniz ama bir yaş çocuğunun bunlarla ilgilenmeyeceğinden emin olabilirsiniz. Pasta seçerken sevdiği bir objeden esinlenebilirsiniz. Ayrıca birkaç gün öncesinden mum söndürme provası yapmanızı da öneririz. Pastaya elleriyle saldırmasına izin verin. Üstünün başının kirleneceğini umursamayın, birbirinize pasta yedirin. Bu yaştaki çocuğun partisi için ideal süre 1-1,5 saattir. Partiyi kendi evinizde yapmaya çalışın. Ve tabii bol bol fotoğraf çekmeyi ya da video kamerayı unutmayın!
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!