Gündem Haberleri

    Sinamada vahset haftasi

    Hürriyet Haber
    28.07.2001 - 23:08 | Son Güncelleme:

    Korkunç bir cinayet ekranda başa alınıyor. Bir fotoğraf basılmadan önceki halini alıyor ve flaşı patlayan bir polaroide dönüyor. Kan revan içinde bir görüntü. Bir silahın çekilişi. Bu görüntü daha sonra insan imajını alıyor. Christopher Nolan'ın müthiş gerilimi Akıl Defteri (Memento)...


    AKIL DEFTERİ

    Açılış sahneleri film boyunca zaman akışını tersine çeviriyor. Akıl Defteri'nde zaman, bir adamdaki hafıza kaybının yol açtığı karışıklık içinde yükselip alçalan bir ritmde yol alıyor.

    Filmin senaryosu Nolan'ın kardeşi Jonathan Nolan'ın yazdığı küçük bir öyküye dayanıyor. Akıl Defteri, fotoğraf, pano, not ve dövmeler tarafından yönlendirilen bir hayatı anlatıyor. Başrollerde Carrie-Anne Moss, Joe Pantoliano ve Leonard'ı canlandıran Guy Pearce; geçmişindeki karışıklığın kalıntılarıyla kendisini bulmaya çalışan bir adam rolünde.

    Finansmanının bütünüyle Newmarket'ın üstlendiği filmin yapım sorumluları Aaron Ryder, Will Tyrer ve Chris Ball; yapımcılığını ise bağımsız yapımcılar olan Team Todd'un gerçekleştirdiği Akıl Defteri, geleneksel anlatının teselli edici düşüncelerini ürpertici, zorlayıcı ve hayranlık verici bir film gösterimiyle çarpıtıyor. Leonard Shelby (Guy Pearce), pahalı bir takım elbise giyer; son model bir Jaguar kullanır; bunun yanında ucuz motellerde kalır. Başarılı bir işadamı görüntüsündedir. Ancak Leonard'ın tek işi intikam almaktır; karısının ırzına geçip öldüren adamın peşindedir.

    Katili belirlemesinde ise önemli bir zorlukla karşı karşıyadır. Leonard'ın nadir görülen bir hafıza kaybı hastalığı vardır. Kaza öncesindeki olayları tüm ayrıntılarına kadar hatırlayan Leonard, onbeş dakika önce ne olduğunu, neyi, neden yaptığını bilememektedir.

    O bu problemlerin farkındadır ve bununla başa çıkacak motivasyona sahiptir; sevgili karısının son dakikalarının anısı... Ancak bu mücadelesinde Leonard, karakterlerini ve dürüstlüklerini iyi kestiremediği halde mecburen başka insanlara da güvenmek zorunda kalır.

    Filmin yönetmeni Nolan, Pearce, Moss ve Pantoliano'yu rollerinde çok başarılı bulduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor: ‘‘Bu filmin amaçlarından biri de izleyiciyi başkahraman rolüne koymaktı. Onun belleğini, günlük öğrenme ve bilgi depolama sürecini, kimliğini, var olan şartlarını araştırmasını sağlamak. Ancak izleyiciyi de buna katan, onları olayla bütünleştiren, onları çalıştıran, zaman zaman tanımlama gerektiren ve aynı zamanda derin huzursuzluk ve tedirginlik uyandıran bir yolla gerçekleştirilmesidir. Özellikle Pearce harikaydı. Onun bu zor bölümdeki başarısı, kendini sürekli yeniden keşfetmesidir.’’

    ÖLÜMCÜL BEDEL

    Havada aşk kokusu vardır. Yılın en romantik gününde sevgili adayları çiçekler, şekerlemeler, kart ve hediyelerle birbirlerine kur yaparlar.

    Bir ilişki peşinde olan Kate, Paige, Dorothy, Lily ve Shelly uğruna herşeyden vazgeçecekleri bir sevgili aramaktadırlar. Ve belki de bu yıl istekleri yerine gelecektir. Belki de bu yılın Sevgililer Günü ileride akıllarından hiç silinmeyecek sürprizlere gebedir.

    Warner Bros. Pictures, Village Raodshow Pictures ve NPV Entertainment ortak yapımı olan, David Boreanaz, Denise Richards, Marley Shalton ve Katherine Heihl'ın oynadığı bir Dylan Sellars yapımı olan korku gerilim filmi Ölümcül Bedel'i (Valentine) sinemaseverlere sunuyor.

    Gerilim, Jamie Blanks tarafından bir Donna Powers & Aaron Harberts senaryosu ile yönetilmiş ve hikaye Tom Savage'ın romanından uyarlanmış.

    Film, birlikte büyüyen, okula birlikte giden ve mükemmel bir erkek ve geleceğe dair hayallerini paylaşan Kate, Paige, Dorothy, Lily ve Shally etrafında dönüyor. Onlar ürkek tiplerle alay ederek ve okulun azılılarına karşı birleşerek bir grup oluşturuyor ve birbirlerine bağlanıyorlar.

    Sevgililer Günü öncesinde yakın bir arkadaşlarının cenazesi için bir araya gelen arkadaşlar, cenaze sonrasında rahatsız edici mesajlar almaya başlıyorlar. İlk başta bu iğneleyici tebrikleri bir şaka olarak görmezden geliyorlar. Daha sonra ise arkadaşlarının ölümünü araştıran dedektif ile tanışıyorlar ve bunun her birinin çok iyi tanıdığı ve yıllar önce bir Sevgililer Günü dansında aşağıladıkları birisiyle bağlantılı olabileceğini öğreniyorlar.

    Tehtidin şiddeti yoğunlaştıkça gruptaki her kadın, şu anda ya da geçmişten bu yana tanıdığı herhangi bir erkeğin vahşi bir katil olabileceği düşüncesiyle savaşmaya başlıyor.

    ‘‘Ortaokul hayatımızın en garip zamanıdır’’ diyor Kate'i canlandıran Marley Shalton, ‘‘çünkü geniş açıdan bakıldığında bu hayatımızdaki sadece birkaç yıldır. Ama bazı nedenlerden dolayı herkes bu yılları hatırlar. Kimliğimizin büyük bir kısmının bu yıllarda şekil aldığını ve şu anda da kim olduğumuzu etkilediğini düşünüyorum. Sonuçta bu konuya parmak basması ve bunu bir motor gibi kullanması açısından bu çok güzel bir film.’’

    Yıllar sonra arkadaştırlar. Şimdi hayatlarında bir de kariyerleri vardır ama pek çok genç kadın gibi tek başlarınadırlar. ‘‘Filmdeki bu kadınlar kendilerini nelerin beklediğini ve geçmişteki düşüncesizce yapılmış davranışların kendilerini ele geçirmek için geri geleceğinin gerçekten de farkında değillerdir.’’ diyor yönetmen Jamie Blanks.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı