"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Şimdi söz sırası Bay Tanrıkulu'nun

Doğan HIZLAN

CSO'nun (Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası) Müdürü A.Nedim Tanrıkulu, gerek bana gönderdiği özel mektupta, gerek düzenlediği basın toplantısında ‘‘Olmadı Bay Tanrıkulu’’ (6 Eylül 1998, Hürriyet) başlıklı yazımda yer alan görüşler ve iddialar konusunda kendi görüşünü yansıtmış.

Okurlarıma önce konuyu hatırlatalım:

Ankara'daki eski Tekel Bira Fabrikası'nda CSO'nun vereceği - Müdürün söylediğine göre bu CSO değilmiş - konseri, Karnaval Orkestrası adını taşıdığı ve izin alınmadığı için Müdür Tanrıkulu tarafından iptal edilmişti.

Bu iptal/yasaklama işlemine de şef Gürer Aykal karşı olduğunu açıklamıştı.

Ben yazımda; klasik müziğin yaygınlaşması için çaba gösterirken, böyle bir fırsatın kaçmasına üzüldüğümü belirtmiş, konserin mekan ve ad yüzünden iptalini hoş karşılamadığımı belirtmiştim.

Gürer Aykal'dan yana olmuştum.

Oysa Tanrıkulu, bu iptalin başka gerekçeleri olduğunda ısrarlı.

Tanrıkulu, bana hitaben basın toplantısında ve özel mektubunda, şu bilgileri veriyor:

‘‘6 Eylül 1998 tarihli gazetenizde,<ı> Olmadı Bay Tanrıkulu başlıklı yazınız bir çok gerçeğin sergilenmesine olanak sağladığı için bir bakıma size minnettar olmalıyız.’’

Bir bakıma, sözünün beni tedirgin eden bir yanı vardır. Doğruluk payının azlığını gösterir.

***

TANRIKULU, basın toplantısının/özel mektubun bir yerinde, beni överken de gerekli özeni göstermediğim için sitem ediyor:

‘‘Biz sizi çağdaş evrensel müziğin baş koruyucularından biri olarak biliyoruz. Siz bizim orkestramızın bu misyonunu yurdumuzun her yanına yaymak için gösterdiği çabaları en iyi biçimde değerlendiren bir kişisiniz.’’

Bu iltifatın ardından da konunun derinine inmediğimi ekliyor.

O gün Ankara Bürosu'ndan arkadaşlar Tarıkulu'nu aramış, bulamamışlardı.

Eğer su-i niyetli olsaydım, onun açıklamalarına köşemde yer vermezdim.

Konserin CSO kurumu ile ilgisi olmadığı konusunda bakın ne diyor Tanrıkulu:

‘‘Böyle bir konserin CSO tarafından yapılacağına dair bir girişim olmamıştır ki, iptal edilmiş olsun. Bu konser özel ve derleme Karnaval Orkestrası'nın bir konseridir ki bu orkestra CSO ile yasal bağları olan bir orkestra değildir. Bu topluluğun yarısına yakın sanatçısı orkestra elemanlarımızdan kurulmuş olan Ankara Oda Orkestrası'dır.’’

Organizatör Hakan Erdoğan'ın düzenlediği bu konserin gerçekleşmesinde, Başbakanlık Tanıtma Fonu'ndan da ödenek çıkarıldığını söyleyen Tanrıkulu, önceki görüşünden, basın toplantısında dönmüşe benziyor.

Çünkü basın toplantısındaki bildiriden çıkan sonuç, Müdürün kızgınlığının, devre dışı bırakılması.

Biçimsel bir hata yüzünden bu yasağın konulması.

Yönetmeliklere aykırı sayılan bu davranıştan ötürü de konsere izin verilmemesi.

Açıkcası, bir yetki gösterisi gibi geldi bana.

Tanrıkulu, belki de bu vesileyle Gürer Aykal'ın durumunu gündeme getirmeyi amaçlıyor.

İkisini karıştırmamak gerekirdi, ben şu soruyu soruyorum: Bu iptalden önce Gürer Aykal konusunda bir girişiminiz oldu mu? Yoksa iddiaları yeni mi ortaya atıyorsunuz?

Benim Aykal'a bazı sorular yöneltmemi istiyor, ben dahili polemiğe dönüşen soruna karışmak istemiyorum. Okurlarımın da bunu merak ettiğini sanmıyorum.

***

HERKESİN kavga ettiği, davalı/davacı olduğu bir toplumda hiç olmazsa sanatçıların bunun dışında kaldığını sanırdım.

Meğer virüs oraya da girmiş.













X