Gündem Haberleri

    ‘Şimdi de beni öldürecekler’

    Mustafa SARIİPEK/DALAMAN (Muğla), (DHA)
    24.07.2007 - 11:30 | Son Güncelleme:

    MUĞLA'nın Dalaman İlçesi'ne bağlı Bozbel Köyü'nde hunharca katledilen Taşkın çiftinin oğulları 42 yaşındaki Mustafa Taşkın'ı ölüm korkusu sardı.

    Anne ve babasının, para için, çok güvendiği iki genç tarafından öldürüldüğünü belirten Taşkın, mahkemeye başvurdu. Katil zanlılarına yardım ve yataklık ettiğini öne sürdüğü dört kişi hakkında şikayetçi olan Taşkın, tutuklanmalarını istedi.

    Bozbel'de yaşayan 80 yaşındaki Osman Taşkın ve eşi 67 yaşındaki Safiye Taşkın, geçen 17 Haziran'da evlerinde canice bir cinayete kurban gitti. Osman Taşkın, onlarca bıçak darbesiyle öldürülürken, eşi Safiye Taşkın tecavüze uğradı, bıçaklandı, boğuldu, cesedi yakıldı. Katil zanlıları 25 yaşındaki M.D. ve amcasının oğlu aynı yaştaki F.D. tutuklandı.

    Anne ve babasının cesedini bulan Mustafa Taşkın, Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak “Beni de öldürecekler” dedi. Taşkın, anne ve babasının katil zanlılarına yardım ve yataklık ettiğini savunduğu A.D., C.D., M.D. ve H.K.'nin de tutuklanmasını istedi.

    KAMULAŞTIRMA PARASI İÇİN

    Mustafa Taşkın, Akköprü Barajı nedeniyle Bozbel Köyü Gökseki Mahallesi'nde sular altında kalacak 17 dönüm arazilerinin istimlak edildiğini, anne ve babasının, bunun karşılığında alacağı 43 bin YTL için öldürüldüğünü belirtti. Taşkın şunları söyledi:
    “Anne ve babamın, ekmeğini yiyip suyunu içen kişiler bu cinayeti işledi. Komşuları F.D. sürekli anne ve babamı ziyaret ediyordu. Anne ve babamın istimlak parası alacağını biliyorlardı, bu parayı onlardan almak için cinayeti tasarlayarak işlediler. Yakınları da onlara cinayetten sonra yardımcı oldu, F.D.'yi sakladı. Dalaman Savcılığı'na haklarında suç duyurusunda bulundum. Bu işi araştırıyorum, haklarında suç duyurusunda bulunuyorum diye, cinayete yataklık edenler de, yakınlarıma, çevremdekilere, beni öldüreceklerini söylüyorlar. Korkuyorum. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurdum. A.D., C.D., M.D. ve H.N.'nin neler yaptıklarını tek tek anlattım. Cinayette onların da parmağı var dedim. Katil F.D.'ın bir yıldır küçük yaşta kızın ırzına geçmekten arandığını ama onu Köyceğiz'de bir otelde bir yıldan bu yana H.K. ile babası Mehmet Durak'ın birlikte sakladıklarını anlattım.”

    Köyceğiz'in Toparlar Beldesi'nde oturduğunu belirten Taşkın sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Annemle babamla elimden geldiğince ilgileniyorum. 1 Haziran'da istimlak bedellerinin ödeneceği söylendi. Benim işim vardı, annemle babamı parayı almaya bir köylümüz götürecekti. İneğin doğum yapması an meselesi olduğu için o gün gidememişler. Annem 16 haziran Cuma günü beni arayarak parayı almak için 18 Haziran'da köye gelmemi istedi. Onlar için satın aldığım katırı da arabaya koyarak pazar akşamı gittim. Evlerinde elektrik bulunmadığından karanlıkla eve yaklaşıp seslendim ama ses seda çıkmadı. Çakmak yardımıyla eve vardım. Sıcak havada evde ocağın yanması beni şaşırttı. Ortalıkta yanık et kokusu vardı. Sonra elinden koluna kadar yanmış annemin cesedini buldum. Muhtarı, karımı ve birkaç kişiyi arayıp fener getirmelerini istedim. Sonra bayılmışım. Uyandırıldığımda bağırsakları dışarı çıkmış, çırıl çıplak annemin cesedi ocağın başında yan yatıyordu. Babamı aradım ama gece karanlığında bulamadık. Katiller annemle babamın ayın birinde istimlak parasını alıp sakladıklarını sandıkları için gelip öldürmüşler. Annemin boynundaki 3 altını koparıp almışlar. Başka para olup olmadığını işkence yaparak öğrenmeye çalışmış olmalılar. Çünkü çok yerinden bıçaklamışlar. Babamın Bağkur için sakladığı 3 bin 500 YTL'yi de alıp gitmişler.”

    Ertesi gün jandarma karakoluna götürüldüğünü, 1.5 gün sorgulandığını anlatan Taşkın, bu yüzden anne ve babasının cenaze törenine de katılamadığını söyledi. İstimlak parasını da henüz almadığını belirten Taşkın, “D. ailesi ile H.K.'den bölgede herkes çekinir. Bir benzinlik soygununda da onların parmağı olduğu söyleniyor. Bütün bunları polise ve jandarmaya anlattım. Sonra savcılığa şikayet ettim, ardından mahkemeye başvurdum. Olayı araştırıp üzerine gittiğim için beni de öldüreceklerini söylüyorlar. Gerekirse İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğim” diye konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı