"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Sıktı artık!

Resmen kabusa döndü bu <B>Caner </B>meselesi! <B>Tülin</B>’le neden evlenip evlenmediği hikayesi sakız gibi uzayıp giderken, ortaya <B>Hamiyet </B>diye eski kız arkadaşlarından biri çıktı. Dün baktım Hamiyet, bir programda şarkı söylüyordu.

Caner’in Tülin’i, Hamiyet’i yetmemiş gibi şimdi de bıçakla kovaladığı Süreyya ve annesi ortaya çıktı.

Geçen gün Yasemin Bozkurt’un programındaydılar. Caner, Süreyya için ‘O kadın gelirse stüdyoyu terk ederim’ dedi, öyle de yaptı.

Çarşamba sabahı Tülin’le Caner’i eleştiren, ‘Vasıfsız iki insanın bu kadar çok gündeme gelmesinde en büyük sorumlu sizsiniz’ diyerek seyirciye kızan Seda Sayan, perşembe sabahı Süreyya’yı ve annesini konuk etti, Caner’i de telefonla yayına aldı. Horoz dövüşü burada da sürdü.

Caner, ‘Kimsin lan sen, bana bak lan sen’ diye telefonda kadınlara dikleniyor, Süreyya’nın annesi ‘Hadii, hadii’ diye mahalle ağzıyla yanıt veriyor. Çenesi güçlü Arto bile şaşırdı kaldı, sesi soluğu çıkamadı bu panayır yerinde...

Aynı saatlerde Aydın ve Özlem ikilisi ise bir başka Caner-Tülin olarak, yeni bir çifti lanse etmenin peşindeydiler.

Giderek Amerikan televizyonlarına benzemeye başladı bizim ekranımız. Orada kavganın dövüşün eksik olmadığı şov programları vardır. Çocuğun sevgilisi vardır, canlı yayında diğer sevgilisi ortaya çıkar, ayılanlar, bayılanlar... Küfürün, hakaretin bini bir paradır...

Açın televizyonunuzu sabah 10.00’dan, akşam 18.00’e kadar, çeşitli kanallarda zap yapın. Söylediklerimin benzerlerini bulacaksınız.

Artık kabak tadı verdi bu işler. Bu nedenle konuyla ilgili bu son yazımdır. Ne bundan sonra Caner’i, Tülin’i ya da onların uzantılarının yer aldığı programları izlerim ne de bir kelime daha yazarım...

Bitmeyen reklamlar

Artık üç büyük kanalda bir şey izleyemiyorum. İzlemek istememe rağmen yapamıyorum. Neden? Reklamlar yüzünden...

Ne zaman açsam bitmek bilmeyen reklam kuşakları... Zap yapıyorum, diğer kanalları izliyorum, geri dönüp bakıyorum reklamlar bitmemiş. Ben de ya bırakıyorum işin ucunu ya da unutup başka kanala takıldığım için, izlediğim programa geri dönmüyorum.

Geçen gün Yalçın Bayer’in köşesinde yayınlandı. Mustafa Sarpaşan adlı okur üşenmemiş Zerda ve Bir İstanbul Masalı’nı izlerken kronometre tutmuş.

Zerda’nın son bölümü toplam 2 saat 6 dakika 45 saniye sürmüş. Bunun 1 saat 11 dakika 7 saniyesi dizi, 55 dakika 38 saniyesi ise reklam. Yani toplam sürenin %56’sı dizi; %44’ü reklam...

Bir İstanbul Masalı’nda da durum farklı değil. Dizinin toplam süresi 1 saat 50 dakika 30 saniye... Bunun 49 dakika 1 saniyesi reklam, 1 saat 1 dakika 29 saniyesi ise dizi...

Olacak şey değil!..

Evet kanallar reklam gelirleriyle ayakta duruyor. Reklam pastasının büyümesi, sektörün gelişimi için çok önemli... Bunlar tamam da izleyicinin ağız tadıyla program izleme hakkı hiç mi yok?..

Dublaj kurbanı

Çarşamba gecesi Show TV yayın akışını değiştirerek, Alacakaranlık sevenlere son dakika golü attı. Her zaman 22.00-22.30’da başlayan dizi hiçbir duyuru yapılmadan 20.30’da ekrana gelince, diziyi merakla bekleyenler hayal kırıklığına uğradı.

Bu değişiklikle birlikte yayına Sandra Bullock ve Michael Caine’in oynadığı Miss Congeniality adlı film girdi. Ama öyle bir dublaj yapılmıştı ki, filmin bütün özelliği gitti. Filmde kaba saba ve genzinden konuşup, ilginç gülen Bullock gitmiş, yerine normal konuşan bir kadın gelmişti. Gay bir imaj maker olan Michael Caine’in konuşması da normal olunca filmin tadı tuzu kaçtı. Çünkü iki karakterin bu özellikleri filmin en önemli yanıydı!.

Diyaloglar

Caner, bıçakla kovaladığı Süreyya ve annesiyle telefonda kavga ederken, ilk kez sessiz sedasız oturan Arto’ya da bulaşıyor.

<ı>Caner: Arto da ortalarına otursun, yakışır.

<ı>Arto: Ben nereye oturacağımı bilirim.

<ı>Caner: İkiyüzlülük yapma.

<ı>Arto: Bana bak küçük mafya, benimle uğraşma fena yaparım.
X