Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sıkışan iftira atar

    Okan KONURALP/ANKARA
    24.02.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Abdullah Gül'ün Türk basınını suçlayan sözlerine, siyasilerden, sendika ve basın meslek örgütlerinden büyük tepki geldi. CHP lideri Deniz Baykal, "Basına yabancılara hizmet ettiği ve ihanet içinde oldukları imasında bulunmak işin üstünü örtmeye çalışmaktan başka bir şey değildir. Köşeye sıkışan iktidarlar basına iftira atar" dedi.

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, HAMAS ziyaretiyle ilgili olarak "Türk basınının gizli servislerin ve diplomatların manipülasyonuna açık olduğunu düşünüyorum" yönündeki ithamına "Köşeye sıkışan iktidar sahipleri zaman zaman basına yönelik iftiralar atar, suçlamalarda bulunur" sözleriyle tepki verdi. Baykal, "Basını HAMAS ziyaretiyle ilgili olarak yabancılara hizmet ettiği ve ihanet içinde oldukları imasında bulunmak işin üstünü örtmeye çalışmaktan başka bir şey değildir" diye konuştu. Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:

    KAMUOYU ÖĞRENMELİ

    Türkiye'ye zarar verecek bir mantığın Türk kamuoyunca tüm ayrıntılarıyla öğrenilmesini amaçlayan yayınları eleştirmeye Dışişleri Bakanı'nın hakkı yoktur. Kamuoyu konunun muhatapları arasında olan İsrail ve ABD'nin konuyla ilgili değerlendirmelerini elbette öğrenmelidir. Neden şikayetçi oluyor Dışişleri Bakanı, şikayet etmeye hakkı mı var?

    Üzerinden terör örgütü gömleğini çıkartmamış bir örgütle gerçekleşen teması "Biz bazı tavsiyelerde bulunduk" sözleriyle geçiştirmeye çalışıyorlar. Bu tür görüşmelerde ne söylendiği kadar temasın gerçekleşmiş olması da önemlidir. Bu laflarla ve basını suçlamakla işin üstü örtülemez. Yaptığını saklayacak mısın? Saklamaya çalıştığı ayrıntıları basın yazınca kızmak basın özgürlüğü ile bağdaşır mı? Öte yandan CHP Antalya Milletvekili Nail Kamacı, Bakan Gül'ün yanıtlaması istemiyle Meclis’e sunduğu soru önergesinde, Gül'e, "basına yönelik eleştirilerinizle ilgili elinizde kanıt var mı’ diye sordu.

    Bakan’ı güçsüz bırakır

    MHP Genel Başkan Yardımcısı: Türk basınının yabancı servislerin ve diplomatlarının manipülasyonuna açık olduğu iddiası, Sayın Abdullah Gül'e yakışmayan, çok talihsiz bir beyan olmuştur. Böyle bir iddiada bulunmak, Dışişleri Bakanı olarak Sayın Gül'ü görevini yaparken, muhatapları karşısında güçsüz bırakır. Türk basını, Türkiye'nin çıkarları doğrultusunda Türk milletine karşı sorumluluğunu yerine getiriyor. Yabancı servislerin emrindeymiş gibi göstermek, Türk basınına haksızlık olur.

    Bu sözler hiç yakışmadı

    Türk-İş Genel Başkanı: Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah Gül'e, basını ve basın mensuplarını zan altında bırakan böyle bir beyan hiç yakışmadı. Bu ortamda talihsiz bir beyan. Basın kamu görevi yapıyor. Varlık nedeni ve kamusal sorumluluğu; halka Türkiye ve dünya ile ilgili gelişmeleri aktarmak, haberleri iletmek. Gazetelerin verdikleri haberler ve yorumlar, tamamen gazeteleri, muhabir ve yazarları ilgilendiren bir konu. Basın özgürlüğünün olduğu bir ülkede, bunlara saygı gösterilmeli.

    Suçlu basın değil kendileri

    DYP Genel Sekreteri: İrtifa kaybeden iktidarlar, kendi sorumluluklarını unuturlar, halkın karşısına başka kurumları çıkartmaya, suçlu yaratmaya çalışırlar.Sayın Gül, bu sözleriyle, basını bir nevi 'düşmanla işbirliği yaptığı' havasında göstermeye çalışıyor. Elbette ki, bu Türk basınına yakıştırılamaz. Otursunlar, şapkalarını önlerine koysunlar, vicdanlarına göre karar versinler kim suçlu. Aynada kendilerini göreceklerdir.

    Basın Konseyi: Ne belge varsa gönderin

    BASIN Konseyi, Abdullah Gül’ün sözleri üzerine inceleme başlattı. İşlem, Basın Konseyi Sözleşmesi’nin "Basın Konseyi Yüksek Kurulu, Basın mesleğinin, ahlaka aykırı özel çıkarlara alet edildiğine ilişkin olarak yazılı, sözlü, görüntülü veya İnternet gazeteciliği yapan basına topluca yöneltilen iddiaları başvuru beklemeden araştırır" şeklindeki 11/c maddesi uyarınca başlatıldı. Basın Konseyi Genel Sekreterliği, Gül’ün HAMAS haberleri konusunda Türk basınının "Yabancı servislerin ve diplomatların manipülasyonunda" olduğunu ileri sürmesi üzerine başlattığı inceleme doğrultusunda, söz konusu iddiasına temel oluşturan belge ve bilgileri Konsey'e göndermesini talep etti.

    Gül’ün söyledikleri haksız ve yersiz

    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti: Başarısızlıklar ya da tartışılan uygulamalar karşısında basını suçlayarak kendini savunma geleneği ne yazık ki sona ermiyor. Bu yaklaşımın son örneği de söz konusu suçlamadır. Basının tek yanlı haber ve yorumlara ağırlık vermesi isteğini de yansıtan suçlama haksız, yersiz ve gerçeklerden uzak talihsiz bir değerlendirmeyi yansıtmaktadır. Aslında bakana düşen görev, suçlama değil basını hızlı, doğru ve ayrıntılı olarak bilgilendirme olmalıdır.

    Kendi kusurunu basına yüklüyor

    Çağdaş Gazeteciler Derneği: Hamas ziyareti konusunda iktidar ve AKP Genel Merkez yönetimi şeffaf olmayan, başarısız, amatörlük içeren, dolayısıyla da eleştirilere konu olan tutumlarının faturasını basına yüklemeye çalışıyor. Türk basını ’ağırlıklı’ olarak görevini objektif, doğru şekilde ve mesleki olgunluk içinde yapmaktadır. Türk basınını yabancı servislerin yönlendirdiği görüşü asla kabul edilemez. Dışişleri Bakanı kendi iktidarının kusurlarını basına yükleme kolaycılığına kalkışıyor. Ancak siyasi tarihimiz boyunca kimi iktidarların ve parlamenterlerin, hem denizaşırı hem Ortadoğu’daki dini ve siyasi güç odaklarının manipülasyonuna, hatta sözcülüğüne açık oldukları çokça görülmüştür.

    Bu suçlamalar alışkanlık oldu

    Diplomasi Muhabirleri Derneği : Yaşanan her sıkıntının ardından gazetecilere yönelik suçlamaların alışkanlık haline gelmesini, ülkemizde basın özgürlüğü açısından kaygı verici bir durum olarak görüyoruz. Ne yazık ki, bugün diplomasi muhabirlerinin mesleklerini serbestlik içerisinde ve layıkıyla yapabilmeleri önündeki önemli sıkıntıların başında Dışişleri Bakanlığı'nın basınla en yakın çalışan yetkililerine son dönemde daha fazla egemen olan, bilgilendirme değil, bilgiyi gizleme, hatta dönem dönem yönlendirmeye varan çabalar gelmektedir.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı