Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sıkıntılı bir sabahın günü

Sıkıntılı bir gün. Bulutlar üzerime geliyor. Üstüne üstlük daha yeni başladı. Bir sürü soru var gün boyu sormak ve yanıt bulmak zorunda olduğumuz. ‘Piyasalarda bu aralar yaşadığımız hareket 2000 yılı başına benziyor mu’ sorusu gibi mesela? Bunu bilmek şimdiik zor. Peki yabancı yatırımcı piyasaya 1999 yılında olduğu gibi kesin bir biçimde girmeye başladı mı?

Eh, yavaş yavaş... Satışa ne zaman geçerler peki? Bunu bilmek zor. Ama şunu biliyoruz ki yabancı yatırımcılar 2000 yılında borsa yoluyla 3 milyar doları ülkeden çıkartmış. Oysa bu aralar henüz alım yapmakla meşguller.

Ofisin  bir tarafını boydan boya kaplayan geniş pencerelerden dışarıya bakıyorum. Pencereler geniş ama maalesef  pek öyle iç açıcı bir manzaram yok. Karşımda TEM ve bağlantı yolları ve ilerde İstanbul’un yeni yerleşim bölgelerinden Halkalı ve İkitelli. Üst üste dizilmiş binalar, mavi camlı iş merkezleri, inşaatlar ve gün boyu durmadan akıp giden arabalar, arabalar, arabalar... Eskiden, günün hemen her saatinde, TEM yolu kenarına dizilmiş, yere bağdaş kurumuş, sigara üstüne sigara tüketip yoldan geçen arabaları seyeden insanlar görürdüm. Onları her gördüğümde arabaları seyretmekten nasıl bir keyif aldıklarını anlamak için kafa patlatır ama ne yazık ki herhangi bir sonuca varamazdım.

Şimdi oturduğum bu masa başından görebildiğim tek yer bu tuhaf “manzara” olunca ister istemez ben de arabaları seyretmeye başladım ve inanır mısınız farkında olmadan ben de keyif almaya başladım bu işten. Bunun bir de çalışan iş makinelerini seyretme versionu vardır ki akıllara ziyandır. Neyse ama Hürriyet Medya Plaza’da olmanın da bir ayrıcalığı var. Halkalı ve İkitelli sekinleri sadece arabaları seyrederken ben inip kalkan uçakları da seyredebiliyorum. Deli eğlenceleri işte... Bu arada az önce hayatımda ilk defa iki gökkuşağını bir arada gördüm. Biri bugüne kadar gördüğüm en belirgin gökkuşağıydı, ikincisi biraz daha silik. Sonbahar böyle şeyler yapabiliyor bazen.

Siz de duyuyorsunuzdur; son aylarda piyasalarda yaşadığımız hareketli günleri 2000 yılı başındaki büyük yükselişe benzetme eğilimi bir hayli net hissedilmeye başlandı. Kıyaslamaları hep 1999 sonu ve 2000 başı ile yapıyoruz. Bunu yapmak zorundayız çünkü o tarihten bu yana sürekli bir kriz içinde yaşıyoruz. Son hatırladığımız iyi dönem 2000 yılı başı çünkü.

Piyasanın iç dinamiklerini bir yana bırakalım bugün ve başka bir pencereden, yabancı yaıtrımcı penceresinden bakalım bir de piyasaya, borsaya. Yükseliş nereye kadar sürer sorusunun cevabını bulmak için yabancı yatırımcıların işlemlerinden yararlanmaya çalışalım. Bugün yabancı yatırımcıların borsada eylül ayı işlemleri ile ilgili ayrıntılar açıklandı. Yabancı yatırımcılar eylül ayında borsada toplam 1,2 milyar dolarlık alım yapmış, buna karşılık da 938 milyon dolarlık satış gerçekleştirmiş. Yani eylül ayında yabancı yatırımcının borsadan gerçekleştirdiği toplam hisse senedi alımı tutarı 310 milyon dolar. Temmuz ayından bu yana yabancı yatırımcının kademeli olarak alıma geçtiğini de rakamlara bakarak biliyoruz.
Yabancı yatırımcıların 2003 yılında borsadaki işlemlerine bakarsak karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

* Ocak 119 milyon dolar alım
* Şubat 52 milyon dolar alım
* Mart 119 milyon dolar satış
* Nisan 43 milyon dolar satış
* Mayıs 9 milyon dolar alım
* Haziran 49 milyon dolar alım
* Temmuz 77 milyon dolar alım
* Ağustos 174 milyon dolar alım
* Eylül 310 milyon dolar alım

Yani bu durum itibariyle yabancı yatırımcının Mayıs ayından itibaren kademeli olarak alıma geçtiği net biçimde görülüyor. Şu anki durum itibariyle ise yabancı yatırımcının borsadaki toplam alımı 628 milyon dolara çıkmış durumda.

Geride bıraktığımız yıllara bakığımızda ise şöyle bir tablo görüyoruz:

* 1998 yılında 418 milyon dolar satış
* 1999 yılında 1 milyar dolar alım
* 2000 yılında 3,1 milyar dolar satış
* 2001 yılında 508 milyon dolar alım ve
* 2002 yılında 14 milyon dolar satış.

Yabancı yatırımcının stratejisi belli tam dipten değil de piyasada trendin dönmeye başladığını kesin olarak anladığıkları zaman piyasaya giriyorlar ve zirveye gelmeden çıkmaya başlıyorlar. Yukardaki rakamlar da bunu net biçimde gösteriyor.

Peki buradan nasıl bir sonuca ulaşabiliriz? Şöyle ki yabancı yatırımcı borsada alım yapmaya yeni başladı. Mevcut tred devam ederse önümüzdeki aylada alımları artarak sürecek. Aralık ayından itibaren de piyasadan çıkmaya başlayacaklar. Çünkü yabancı yaırımcı Noel tatiline gitmeden önce dünya çapındaki hesaplarını kapatıp karını, zararını net olarak müşterisine göstermek durumunda. Geri gelmek içinse yeni yılın ilk aylarını ve ilk mekro ekonomik rakamlarını bekliyor yabancı yatırımcı. Bu arada hatırlatmakta fayda var 2000 yılında yabancı yatırımcıların borsadaki toplam işlem hacmi 33,3 milyar dolar olmuş. 3,1 milyar dolarlık satış da bu yıl gerçekleşmiş. Oysa 2003 yılındaki toplam hacim sadece 7.2 milyar dolar seviyesinde. Yani büyük yükseliş sonrası 2000 yılı başındaki o büyük çöküşü destekleyecek kadar ağırlıklı bir mevcudiyet değil bu.
Tüm bu verilerden yola çıkarak yabancı yatırımcının en az iki ay daha piyasaya girmeye devam edebileceğini söyleyebiliriz. Tabi yolda kötü bir sürprizle karşılaşmazsak. Bu da bizim 1,5 cent hedefimizi destekleyen bir teori...

Ama gün hala sıkıcı bir gün...  Arabalarsa geçmeye devam ediyor.

X