Sıkıntıların çözümünü döviz kurunda aramayın

Hürriyet Haber
23 Şubat 2006 - 00:00Son Güncelleme : 23 Şubat 2006 - 09:24

Devlet Bakanı Ali Babacan, "Döviz kurunda rejim değişikliği çok riskli sürece girilmesine yol açacak adım olur. Varsa sıkıntı, bunun çözümü kurda değil. Sorunlarımıza çözüm arıyorsak, artık kurda aramayacağız, başka noktalara bakacağız" dedi.

DEVLET Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, çeşitli sektörlerdeki problemlerin çözümünün kurda değil, başka noktalarda aranması gerektiğini söyledi. Babacan, bugün yapılacak Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Ekonomi Bakanları toplantısı’na katılmak üzere Atina’ya hareketinden önce, Esenboğa Havaalanı’nda yaptığı basın açıklamasının ardından çeşitli soruları yanıtladı. Ali Babacan, tekstil sektörü başta olmak üzere sanayicilerin kurla ilgili şikayetlerinin hatırlatılması üzerine, kurun Türkiye’nin bazı sektörlerinde ihracatla ilgili sıkıntıların çözümü olmadığını belirtti.

DENGELER BOZULUR: "Varsa sıkıntı, bunun çözümü kurda değil" diyen Ali Babacan, kurla ilgili bir rejim değişikliğinin bütün makro ekonomik dengeleri temelden değiştirecek, hatta çok daha riskli bir sürece girilmesine yolaçacak bir adım olacağını ifade etti. Bunun da başta tekstil olmak üzere pekçok sektörü olumsuz etkileyeceğini kaydeden Ali Babacan, şunları söyledi:

PROBLEMİN FARKINDAYIZ: "Makro ekonomik dengelerde bir bozulma hiç kimsenin işine gelmez. Dolayısıyla problemlerin biz farkındayız, ancak çözümü kurda aramamak gerekiyor. Serbest kur rejimiyle ilgili, ya da kurun bulunduğu noktayla ilgili şikayeti olanlara soruyorsunuz, (Bu kur yanlışsa, doğru kur nedir diye) 50 kişiye soruyorsunuz, 50 ayrı cevap alıyorsunuz. Herkesin kafasında ayrı bir kur var. Sorunlarımıza çözüm arıyorsak, artık kurda aramayacağız, başka noktalara bakacağız."

TEKSTİL TOPLANTISI: Devlet Bakanı Ali Babacan, tekstil sektörüyle ilgili yakında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir toplantı yapılacağını söyledi. Ali Babacan, bu toplantıda problemler ve çözüme ilişkin tedbirlerin hep birlikte ele alınacağını da bildirdi.

YÜKSEK REZERV SİGORTA: Türk ekonomisinin büyüdüğüne ve ithalatta artış olduğuna dikkati çeken Babacan, "Bunlarla orantılı şekilde Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin yükselmesi de bir gereklilik. Döviz rezervlerinin şu anda olduğu nokta, gayet makul seviyelerde. Yani olması gerekenden daha yüksek bir rezerv olduğunu düşünmüyoruz. Hatta tam tersine döviz rezervlerinin önümüzdeki dönemde daha yükselmesi için marjlarımızın olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. Önümüzdeki yılların uluslararası konjonktür açısından bazı riskler taşıdığını vurgulayan Babacan, şöyle devam etti: "Petrol fiyatları, her zaman için önümüzde risk olacaktır. Uluslararası sermaye hareketlerinin yön değiştirmesi her zaman bir risk olarak önümüzdedir. Yine bölgemizde bazı konjonktürel riskler vardır. Tüm bunları gözönünde bulundurduğunuzda bizim yüksek döviz rezervleriyle seyretmemiz her zaman için genel ekonomik yapımızın sıhhati açısından önemlidir. Bunun maliyeti yok mudur? Vardır elbette. Ama her sigortanın da bir bedeli vardır."

’Merkez 5 milyar dolar aldı, başaramadı’ yanlış

MERKEZ Bankası’nın geçen hafta piyasaya müdahale ederek, doğrudan alım yoluyla 5 milyar dolar çekmesine ilişkin soru üzerine Ali Babacan, müdahalenin "kura müdahale" olarak algılanmamasını istedi. Uygulamada serbest kur olduğunu, Merkez Bankası’nın müdahalesinin de "aman kur buradan aşağı inmesin, bu kur için alt sınır oluştursun" anlamında olmadığını belirten Babacan, bu konuyu da şöyle yorumladı: "Yapılan işlem kura müdahale değil, aşırı oynaklık müdahalesidir. Kur daha aşağıya da inebilir daha yukarıya da çıkabilir. Yani yüzde 50 inebilir, yüzde 50 daha çıkabilir. Merkez Bankası, kuru bu noktada tutmaya çalışmış başarılı olamamış gibi bir hava estiriliyor. Bunun tamamı yanlış ve ben bunu bilimsel temeli olmayan yorumlara bağlıyorum. Bu müdahale kuru bir bant aralığında tutmak için yapılmamıştır ve piyasa güçleri en doğru kuru bulacaktır zaten."

IMF’yle ilişkimizi, icazet havasına sokmayın

ALİ Babacan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkiler konusundaki soru üzerine, "IMF ile ilgili, bazı arkadaşları bir kompleks, farklı bir psikolojik hava içinde hissediyorum" dedi. "İzin isteme, ek süre talep etme" gibi kavramlarla, Türkiye’nin sanki "devamlı izin isteyen, icazet alan, bazı talepleri yerine getirmek durumunda olan ülke" gibi lanse edilmesinden yakınan Babacan, Türkiye’nin son stand-by’ı kendisinin istediğini, program çalışmasının tamamını da kendilerinin yaptığını dile getirdi.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı