"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Şike çekini Başbakan sayesinde kurtardılar

BİR varmış, bir yokmuş... Anadolu’daki futbol takımlardan biri yıllar önce üçüncü ligden ikinci lige çıkma çabası içindeymiş... Umutları son haftadaki maçı almaya kalmış...

Futbol kulübünün yöneticileri, takımı ikinci lige çıkarmak için kolları sıvamış. Yöneticilerden biri, rakip takımın önemli oyuncusuyla görüşmüş ve bugünün parasıyla örneğin 400 bin YTL’ye anlaşmışlar. Futbolcu, o hafta kavga çıkarmış. Takımın 7-8 as oyuncusunu örgütlemiş, kampı terketmişler.

Yedeklerle sahaya çıkmak zorunda kalan rakip takım, sonunda maçı kaybetmiş... 400 bin YTL’yi gözden çıkaran takım, böylece üçüncü ligden ikinci lige çıkmış. Sıra gelmiş 400 bin YTL’yi ödemeye. Şike görüşmesini yapan yönetici, kulübün başkanına sormuş ve aralarında şu diyalog geçmiş:

- Başkan, paramız da yok, 400 bin YTL’yi nasıl ödeyeceğiz?

- Anlaştığın futbolcunun milletvekili yakınına 400 bin YTL’lik çek verdim. Ödemesek de olur...

- Ne çeki Başkan?

- Kulüp çeki...

- Nasıl böyle bir hata yaparsın. Adamların eline şike belgesi vermişsin...

- Başka çarem yoktu...

Kulüp çekinin başlarına dert olacağını çok iyi bilen yönetici, anlaştığı futbolcunun iktidar milletvekili olan yakınını ziyarete gitmiş: "Yanlışlık yapmışız. O çeki verin, paranızı nakit teslim edelim."

Milletvekili elindeki çekin ne anlama geldiğini bildiği için fiyatı yükseltmiş: "1 milyon YTL almadan çekinizi vermem."

Hemen kulüp yönetimi toplanmış, 1 milyon YTL için kampanya yapma kararı almış. Kampanya sonunda toplayabildikleri para 600 bin YTL’de kalmış.

Baştan beri şike görüşmelerini yapan yönetici, yeniden futbolcu yakını milletvekiline gitmiş: "Şartlarımızı zorladık, ancak 600 bin YTL ayarlayabildik. Lütfen bunu kabul edin."

Milletvekili aynı tavrını sürdürmüş: "1 milyon YTL’den aşağı çekinizi iade etmem."

Şike elçisi yönetici, endişe içinde yeniden kentine dönmüş: "Bu çek ortaya çıkarsa hem kulübümüz, hem biz yanarız, bir çözüm bulmalıyız."

Şike elçisi yönetici, aynı zamanda kentinde iktidar partisinin il yönetiminde de varmış. Başbakan’ı ziyaret etme formülünü gündeme getirmiş. Başbakan’dan randevu alıp, gitmişler, durumu anlatmışlar.

Başbakan, "Siz yan odada bekleyin" deyip, şike çekini elinde tutan milletvekilini çağırmış: "Sende bir çek varmış. O çeki ver bakalım."

İstek Başbakan’dan gelince, milletvekili "Neden?" bile diyemeden, çeki teslim etmiş. Başbakan, görüşmeyi kısa kesmiş: "Tamam, çıkabilirsin..."

Başbakan, yeniden tedirgin kulüp yöneticilerini çağırtmış: "Alın çekinizi beyler..."

Kulüp yöneticileri büyük sevinçle çeki alıp, Başbakan’a veda etmişler. Çek kendilerine döndüğü için parayı ödememek akıllarından geçse de, söz konusu milletvekiline baştan anlaştıkları 400 bin YTL’yi teslim etmekle yetinmişler...

Gündeme bomba gibi düşebilecek şike skandalı, "Başbakan formülü"yle çözülmüş...

İyi bayramlar...

İstanbul’da kaç pencere var

RAMAZANIN son günlerinde Atasay Kuyumculuk’un CEO’su Cihan Kamer’le iftarda buluştuk. Atasay’ın merkezindeki iftarda güncel sorunlar, şirketin hedefleri ve altın sektörünü konuşurken, söz babası Atasay Kamer’in şirkette işe başlayanlara sıkça sorduğu soruya geldi: "İstanbul’da kaç pencere var?"

Cihan Kamer, bizi zorlamamak için genel yanıtı aktardı: "Genelde İstanbul’daki hane sayısını evlerdeki ortalama pencere sayısıyla çarpıyorlar, ’8-10 milyon pencere var’ gibi bir yanıt veriyorlar."

Ancak, Cihan Kamer, bu genel yanıtın tam doğruyu yansıtmadığını vurgulayıp, ekledi: "İstanbul’daki pencere sayısını hesaplarken sadece binaları dikkate almak yetmez."

İstanbul Değerli Maden ve Mücevheratçıları Birliği (İMMİB) Başkanlığı ile TOBB Kuyumculuk Sanayi Meclisi Başkanlığını birlikte yürüten Atasay Kamer’le Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Çankaya’da verdiği iftarda karşılaştım, "İstanbul’da kaç pencere var?" sorusunu hatırlattım:

"Şirketteki yöneticilerimizden birinin kızı bankacılık sınavına girmişti. Bankada mülakat sırasında kendisine bu soruyu sormuşlar. Sorunun mantığı çok ilgimi çekti. Çünkü, insanı derinine düşünmeye itiyor. Soruya sadece İstanbul’daki konutları dikkate alıp, ’10 milyon pencere var’ yanıtı vermek mümkün. Ama, otomobilleri, vapurları, trenleri, yani penceresi olan araçları da unutmamak gerekir."

Bu bakışla hesaplansa İstanbul’daki pencere sayısı kaça çıkar acaba?
X