Ege Haberleri

EGE

    Şiirleriniz

    Hürriyet Haber
    12.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Yöneten Talat KIRCAN

    Sevdiğim kitap adları gibi

    TÜRK edebiyatının en önemli şairlerinden Melih Cevdet Anday'ın en sevdiğim şiiri Anı'da şöyle bir bölüm vardır:

    Sevdiğim çiçek adları gibi

    Sevdiğim sokak adları gibi

    Bütün sevdiklerimin adları gibi

    Adınız gelir aklıma

    NE zaman bu şiire gözüm ilişse, tamamı ezberimde olduğu halde, mutlaka okurum, hiç bıkmam. İnsan, derim. İnsan bir çiçeği sever, insan bir sokağı sever. Ama bazen de, o sokağı görmeden, o çiçeğin renklerinin büyüsüne kapılmadan, kokusuyla mest olmadan, o çiçeği hiç görmeden, sadece adı nedeniyle sever. Örneğin (ayıp değil ya) ben ömrümde hiç kardelen görmedim. Ama sadece adı yüzünden olsa gerek, kardeleni çok severim ve birgün mutlaka görmek isterim.

    BAZI kitaplar da öyledir. Daha kapağını açmadan adına bakar seversiniz. Çünkü onun adı, kitap adı gibidir. İşte bunlardan ikisi elimde. A. Faruk Kakınç'ın doyumsuz şiirlerinin toplandığı Gece Siyah Bir Türküdür ve Öldürürse Beni Aşk Öldürür. Daha kapaklarını açmadan ‘‘Bu kitaplar şiir kokuyor’’ diyorsunuz. Çünkü, zaten adları şiir gibi.

    KEYİF VE HÜZÜN

    BAZI şiir kitapları vardır. kapağını açarsınız. birinci şiiri merakla okursunuz, ikinciyi şöyle böyle. Sonra bir sondan, bir ortadan bir şurdan, bir burdan okumaya, daha doğrusu sizi saracak, sizin duygularınızla özdeşleşecek bir şiir bulmaya çalışırsınız. O tür kitaplarda genellikle bulamazsınız ama, bulduğunuz zaman da dere kumunda altın bulan altın arayıcısınınki gibi parlar gözleriniz.

    ANCAK A. Faruk Kakınç'ın her iki kitabını da birinci şiirden başlayıp, hiç ara vermeden son şiire kadar okudum. Bittiğinde bir yandan keyiflendim, böyle bir şairi okumaktan, bir yandan hüzünlendim bitti diye.

    KARA GECEDEN AŞK ÇİÇEĞİ

    ÇÜNKÜ, daha birinci şiirden başlayıp, bir iyimserlik sarıyor benliğinizi. Kitaba adını veren şiirde olduğu gibi, uzanıp gerçeği yavaşça örten kara geceden bile, bir aşk çiçeği yaratıyor sanatçı:

    Gece siyah bir türküdür

    Uzanıp yavaşça örter gerçeği

    Düşler artık soluksuz

    Açar birden aşk çiçeği

    Gece siyah bir türküdür

    BU iyimserlik ölüm karşısında bile yerini korkuya ve kötümserliğe bırakmıyor. Örneğin, ölüme serenat yapılır mı? Eğer Kakınç gibi gerçek şiiri içinizde duyup, bir de onu ak kağıt üzerine dökebiliyorsanız; yaşamayı, dünyayı bu kadar sevip, ölürken yeryüzüne içtenlikle, şükranla hoşçakal diyecek kadar gönül olgunluğuna erişmişseniz, Ölüme Serenat yapılır:

    Korkulacak birşey değil bence

    Gayet sakin olacağım o gün

    Bir konuk gibi girecek

    Yavaşça kapımdan ölüm

    Gerek var mı hesaplaşmaya

    Günahsız sayılırım

    Söz edilmeye değer mi

    Zararsız aşklarım

    Hoşçakal derim son defa

    Verdiğin nimetlere yeryüzü

    Yaşamak çok güzeldi

    Geldi ayrılışın bu türlüsü

    A. Faruk Kakınç, duyarlılık, duyarlılığı dışa vurma, imge gücü, dili büyük bir ustalıkla kullanma avantajlarını çok iyi değerlendirerek biçim kaygısı taşımıyor. Çoğunlukla 4 ve 5'li bölümlerden oluşan şiirleri yanında, çok sevdiğim bir tür olan düzyazı şiirde de çoktanberi tatmadığımız bir keyfi sunuyor bize. Gece Siyah Bir Türküdür, yalnızca Seni Gördüm adlı düzyazı şiir için bile alınıp okunacak bir kitap.

    ÖLDÜRÜRSE BENİ AŞK ÖLDÜRÜR

    A. Faruk Kakınç'ın ikinci kitabı bu adı taşıyor. Biraz daha olgun, biraz daha yorgun mu geldi bana sanatçı bilemiyorum. Ama yine umut dolu, yine aşk ve gönül adamı:

    Ben bir aşk adamıyım

    Düşlerin olabildiğince derinliğinde

    Öldürürse beni aşk öldürür

    İçimden ışıklanır ayın ondördü

    Öldürürse beni aşk öldürür.

    YERİMİZ sınırlı olduğu için, sanatçının şiirlerinden buraya örnek alırken çok zorlandım. Birini aldım, ötekine haksızlık etmişim gibi bir duyguya kapıldım. En iyisi siz, bir kitapçı vitrininde, bir dost kitaplığında, herhangibir bir kütüphanede, kapağında Öldürürse Beni Aşk Öldürür ya da Gece Siyah Bir Türküdür yazan bir şiir kitabı görürseniz mutlaka alıp okuyun. Özellikle de Seni Gördüm'ü okuyun, sonra da gözlerinizi kapatıp yavaşça arkanıza yaslanın. Kendinizi o gül bahçesinde hissedin. İnanın bana yaşamınızın en güzel 3-5 dakikasından birini yaşayacaksınız. T.K.

    HIÇKIRAN DUDAK

    Birgün bana sevmekten vazgeç, derlerse

    Vazgeçemem, o benim ilk aşkımdı derim

    Perişan oldun onun rüzgarında, derlerse

    Perişan olan benliğim değil, seven kalbimdir derim

    Fakat bir gün

    Seni değil, bir başkasını seviyor derlerse

    İşte o zaman!

    Ağlayarak mutlu olsun derim.

    <ı>Güney ÇILGIN

    MEYHANEDE BİR SERSERİ

    Bu akşam

    O yıllardır aşinası olduğum

    Meyhanedeyim yine.

    Kalbimde kadehler dolusu acılarım,

    Sana şarkıların en güzeli bizimki derdim, gülerdin

    Oysa içtiğim şaraplar bile inandı buna

    Seni inandıramadım.

    İsmini yazdım bak, tüm masalara

    Bütün sarhoşlar kahkahalarla güldü

    Kadehimde bir yarım şarap vardı, adı ümit

    Döküldü.

    Bana acıma artık

    Benim dünyam kadehler dolusu şaraptır

    Bir taht kurmuştum gönlümde, ikimiz için,

    Gel gör ki haraptır.

    Sen meyhanenin geç vakitlerini bilmezsin

    Bilmezsin, hala seni nasıl sevdiğimi

    ‘‘Gel’’ desem, gelmez artık

    ‘‘Sev’’ desem sevmezsin

    Ağlatırsın böyle, meyhanelerde beni.

    Elimin varamadığı dallar gibisin

    Umutlarım mı, onlar da uçtu

    Sevmek günahmış, anlıyor musun?

    Sevmek seni, en büyük suçtu.

    Bu gece gönlümde hazan, alemde düğün

    Kaldırdığım her kadehte sen varsın,

    Bir gerçektir yaşamadan öldüğüm,

    İlerde belki beni anlarsın.

    İçiyorsam şu meyhane köşesinde durmadan

    Şu yanan gönlümü avutmak içindir,

    Dinleme sen, kulak verme, yalvarmam

    Tanrım, şu kalp ağrımı bir lahza dindir.

    Artık saçlarım dağınık, gözlerim fersiz

    Bırakıp gittiğin günlerden beri

    İnan ki hayatım bomboştur sensiz,

    Oldum şimdi meyhanede serseri

    <ı>İsmail BONCUKLU

    Haftanın şiiri

    KORKUYORUM

    Yolun sonu karanlık,

    Korkuyorum!..

    Dipsiz bir kuyu gibi

    Yaşam.

    Korkuyorum!

    Yaşamaktan.

    Yolun sonu karanlık

    Korkuyorum!..

    Bir atlı gibi koşuyor zaman.

    Korkuyorum,

    Zaman içinde

    Kaybolmaktan...

    Yolun sonu karanlık,

    Korkuyorum!..

    Ne olur, tut ellerimi

    Sarıl bana!

    Korkuyorum!..

    Sensiz yaşamaktan

    <ı>Bilge BASUT

    İHTİYAÇ OLAN

    Aynalara ihtiyacım yok sevgilim

    Yanımda sen olduğun zaman

    Çünkü sende kendimi görürüm

    Kalbine yaslandığım zaman.

    <ı>Canip ÖNCÜ

    VUKUAT RAPORU

    içime düşünce

    hep sonbahar oluyorum

    aynaya bakıyorum

    mavi gözlerime

    kara çalmışlar

    saçlarımı tanıyamıyorum

    bardağıma

    bulanık sular boşaltılıyor

    bağrım feci yanıyor

    fakat içemiyorum

    daktilomu camdan fırlatmışlar

    parçaları feryat figan

    kalemlerimin tümünün uçları kopartılmış

    yazılarımı ve röportajlarımı

    para etmez diyerek

    eskiciler bile almıyor

    şiirlerimi

    tenha sokaklara atmışlar

    aç sokak köpekleri bile yemiyor

    üstlerine

    üşümüş yetim kediler işiyor

    paslanmış kampanası

    depoya atılmış

    kanepeleri kırık

    tren istasyonu bile bulunmayan

    ücra anadolu kasabasının

    ağır ceza mahkemesinde

    hayat bilgisinden

    yargılanıyoruz

    olmayan sevgilim

    avukat da istemiyorum

    sakın gönderme

    zira

    herşey bitti

    kepenkler indi

    son duruşmada

    bileklerimi kürsüye uzattım

    başka suçlu aramayın hakimim

    diye inledim

    aradığınız mücrim benim

    kelepçelerimi

    işte böyle edindim

    sana beni görmeye gel diyemiyorum

    hakkını helal et

    bağışla

    dün mahkum arabasında

    zaptiyeler kulağıma fısıldadı

    temyiz mahkemesinden karar çıkmış

    allahaısmarladık olmayan sevgilim

    yarın

    sinop'a doğru yola çıkıyorum

    hıçkırsan da fayda etmez

    ipe gidiyorum

    <ı>Aykut POTUROĞLU

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı