Ege Haberleri

EGE

    Şiirleriniz

    Hürriyet Haber
    29.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Bir elinde çiçek bir elinde kitap

    ELİMDE Nilüfer Azbar'ın bir kitabı var, bir de fotoğrafı. Kitabın adı ‘‘97+1 adsız şeyler''. Fotoğrafta sarışın bir kadın. Çiçekler arasında. Bir elinde bir demet çiçek, diğerinde iki kitap, yüzünde ışıl ışıl bir gülümseme. Aslında, insanın görüntüsü ile mesleği arasında bir bağlantı yok biliyorum ama, yine de bir polisten, başkomiserden çok, bir öğretmene, ne bileyim bir dekoratöre, bir mimara benziyor. Fotoğrafı görünce aklıma Orhan Veli'nin o ünlü şiiri geldi:

    Ne Londra konferansı

    Ne atom bombası

    Bir elinde cımbız

    Bir elinde ayna

    Umurunda mı dünya

    Sonra da Türk kadını nereden nereye gelmiş diye düşündüm. Bir zamanlar bir elinde ayna, bir elinde cımbız olanların yerinde, şimdi bir elinde kitap, diğerinde çiçek olanlar var. Üstelik de çiçeği süs için değil, sonradan da olsa, bir meslek olarak çiçekçiliği seçtiği için almış.

    Azbar, aslında emekli bir başkomiser. Yıllarca tercüman başkomiser olarak ülke ülke dolaşmış. Emekli olduktan sonra da bir köşeye çekilmemiş, Ali Çatinkaya Bulvarı'nda bir çiçekçi dükkanı açmış. Buraya kadar herşey normal. Bugün, bir çok emekli, ya geçim sıkıntısından, ya can sıkıntısından ikinci bir iş yapıyor. Ama Nilüfer Azbar'ınki biraz değişik. O sadece yıllardır özlemini duyduğu çiçekçilik mesleğini yapmak, çiçeklerle bir arada olmak için bu işe başlamış. Bir değişiklik de ve asıl bizim köşeyi ilgilendireni:Çiçek alan herkese, bir şiir kitabını hediye ediyor. Günümüzde promosyonun sınır tanımadığı bir gerçek. Nilüfer Hanım da bunu sanata yönlendirmiş, ne güzel. T.K.

    KENDİMDEN BAHSEDİYORUM

    Bu akşam, her akşam alaturka bir hüzün

    Başı kesik bir horoz çırpınıyor

    Sanki yüreğimin başında kesmişler

    Zilim kimseyi pencereye koşturmuyor ondan mı?

    Annemi bir odadan bir odaya götürürlerken hatırlıyorum

    Ablamın, Nezih'in haberine yetiştim.

    İşte İzmir'desin söyler söyler dururdun

    Üstelik şarabın dolu elinde

    Bu kadar kız, kadın

    Ben zili mahsustan çalıyorum bakmayın

    Kimse pencereye koşacağından değil <ı>BERİN TAŞAN

    HAFTANIN ŞİİRİ

    DAR GELİYOR

    Bugün benim mutlu günüm

    Sanki yediverem gülüm.

    Öyle hasrettir ki gönlüm

    Uzaklardan yár geliyor.

    Al al olmuş yanakları

    Kıpkırmızı dudakları

    Alev alev o saçları

    Sanırsın ki nár geliyor.

    Gel otur şöyle yanıma

    Uzat kolların bana

    Dilimin ucunda ama

    Söylemesi ar geliyor.

    Kavuşmalar hep bir anlık

    Kapıda bekler ayrılık

    Peşinden koşamam yazık

    Önüme duvar geliyor.

    Saatler durmamalı

    Mekánları bir tutmalı

    Birimizde tek olmalı

    Beden ruha dar geliyor. <ı>Reşit ÇAĞIN

    HER SABAH

    Her sabah bir kadın izlerim

    Servis aracına bindirir çocuğunu

    Peşi sıra umudunu

    Anadır. Her sabah bir kadın

    kaygılara çocuğunu gönderdikten sonra

    Gebe kalır.

    Altı-yedi saat sürer sancılı gebelik,

    Kadın yine de; çalışırken,

    Otururken, işini yaparken

    Aklında hep bukleli saçlı bir kız vardır.

    Her sabah bir kadın gözleri büyümüş

    Yollara bakakalır

    Gözyaşları servis camına sıkışır <ı>Bahar ÖZMALDAR

    BİR DÜŞE DAİR

    Gece uluyor içimize

    Bedenlerimize ise güneş.

    Ölüm bir vadi

    Özgürlük ise ırmak.

    Ruhlarımız birbirine mi karışsa

    Yoksa ırmağa mı aksa?

    Işıldıyor soğuk bedenin

    Bir ağaç dibinde çöreklenmiş

    Tırnaklarımın arasına toprak,

    Gönlüme sen dolmuşsun

    Beni avutmuyor

    Gece seni davet ediyor düşlerime

    Gündüz ise hain, savaşıyor benimle

    Ölüm vadisinde

    Bir ırmak çağlarmış

    Düşlerimin bir yerinde

    Ve daha vardı sanki özgürlüğe

    <ı>Gizem ÇETİNTÜRK

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı